Neredeyse tüm öğrencilerin sert deyip korktuğu ancak kendisini tanıyınca kimsenin onu anlamadığı görüyorsun. Sert değil ciddi, fikirlere kapalı değil, anlamak için çok dikkatli. Ve gerçekten keşfedebilene sımsacak yuvadır yüreği.
Bekir Azgın'ın öğrencisi isen mutlaka çok şey öğrenmişsindir, ders dışında da.
ata binmek gitmek.
(bkz: lodda)
fıskiye
İstanbul Caddebostan sahilinde gerçekleşen Red Bull Uçuş Günü'nde boğazın serin sularına atlayış gerçekleştiren kıbrıslı türk sporcu.
ip, yumak.
efsane grup sıla 4'ün bateristi.
Kıbrıs müzik tarihine birçok imza atan isimler arasında yer aldı. Kamuran Aziz ile birlikte Kamuran Aziz'in yabancı şarkılara yazdığı sözleri birlikte yorumladı, Arman Ratip ile caz müzik programı yaptı. lightnings ve Bayrak Kuartet ve Sıla 4'te yer aldı.
Kıbrıs müzik tarihine birçok imza atan isimler arasında yer aldı. Kamuran Aziz ile birlikte Kamuran Aziz'in yabancı şarkılara yazdığı sözleri birlikte yorumladı, Arman Ratip ile caz müzik programı yaptı. lightnings ve Bayrak Kuartet ve Sıla 4'te yer aldı.
erken büyüyen ve boyu 15 metreyi bulan, geniş yapraklı bir ağaçtır. bu ağacın meyveleri zehirli olup, tesbih şeklindedir. mart, nisan arası çiçek açar.
bir işi ya da olması istenileni gerçekleştirmek için aşırı istek duymak.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
(bkz: çatizma)
Mümkün olmayan.
1. aşırı derecede canı sıkılmak.
2. canına kıyacak denli üzülmek.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
2. canına kıyacak denli üzülmek.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kalkmak, uyanmak, dikilmek.
bir kimsenin yapabileceklerinin, gücünün ötesindeki işleri yapmaya kalkışması.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
(bkz: oklavı)
zeytin küspesi, pirina.
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
beytambal: çocukluğumda işittiğim bir dilden, özellikle babaannemin dilinden bir sözcük kalmıştı bende: "beytambal"... anladığım kadarıyla belirli bir manası henüz yok, ama kıbrıs'ta kullanılıyor yine de. bazılarına göre şeytan, başkalarına göre "alllahın işi" --ki biliriz, galiba şeytan da "allahın işi" olmalı... yine başkalarına göre çok hukuki ve pratik bir mesele: "beytambal kalsın" diye bir deyim var... ve bu deyim diyor ki tamam, bunlar benim diye bana sitem ediyorsunuz... ben de diyorum ki tamam, alın gidin, ya da diyorum ki, "beytambal kalsın"... yani bana da kimseye de yaramasın... beytambal, demek ki, miras kalıp hiçbir işe yaramayan mal mülk demek... ama aynı zamanda her şeyimizin üstüne çöreklenebilecek olan bir lanet... çocuk doğuruyoruz ve beytambal'a veriyoruz mesela --basit bir kızamıktan bile ölüp gidecek kadar kırılgan...
bu kelimeyi en bolca kullananlar bile anlamını açıklayamadı... kelimenin hiçbir etimolojik kökeni ya da yakınlığı yok... semantik şebekesi henüz tamamlanmamış durumda... çok çok "atıl" diye tercüme edebilirsiniz ama bu da yetersiz, çünkü kelime kapanmamış henüz..."beytambal kalsın" en büyük lanet hala... ve kelime kapanmamışlığına rağmen o kadar "açık" ve "canlı" ki, kıbrıs'ta boşa gidene, heba edilen her şeye "beytambal'a kaldı" diyorlar hala... beytambal kalmak, beytambala kalmak, bütün bu sözcükler biliniz ki son otuz yıllık hayatları içinde bütün kıbrıslı türklerin hayatını örüp duruyorlar...ya da kazıp duruyorlar, ağ örüyorlar, ve her türlü börtü böcek gibi işliyorlar... kıbrıs romantizmi yapmama neden yok... ama hissediyorum ki böyle bir "açık kelimeye" duyulan ihtiyaç şu anda muazzam: "beytambal galsın" biraz ressentiment de içererek "tamam alın gidin, lanet olsun" demekten başka bir şey değil... bir filistinli şu anda israil işgali sırasında neye karşı savaşması gerektiğini iyi biliyor... kıbrıslı türk insan ise bunu bile asla bilemeyecek bir tür haline getirildi... tek diyebileceği şey "alın gidin" –beytambal kalsın... ya da "alın gidin" çünkü zaten benim değilmiş... beytambal bir mirasın karadeliğe düşüşü gibi bir şey... genelde işe yaramaz miras için kullanılıyor gibi... ya da eli ayağı olmadan doğan bir çocuk... veya gözü, kulağı yok... veya sakat, duymuyor, görmüyor, yürümüyor... şimdi denktaş ile klerides şu "beytambal"a, yani kıbrıs'a ilişkin son budalaca sohbetlerini yapmaya girişecekler ve yine --yavole ve yavorka(na) (bunlar da lanetleme sözcükleri)-- o küçücük ülkenin küçücük nüfusu acılarını bağrına çekecek..."
ulus baker, yüzeybilim fragmanları, https://www.korotonomedya.net/kor/index.php?id=21,253,0,0,1,0
bu kelimeyi en bolca kullananlar bile anlamını açıklayamadı... kelimenin hiçbir etimolojik kökeni ya da yakınlığı yok... semantik şebekesi henüz tamamlanmamış durumda... çok çok "atıl" diye tercüme edebilirsiniz ama bu da yetersiz, çünkü kelime kapanmamış henüz..."beytambal kalsın" en büyük lanet hala... ve kelime kapanmamışlığına rağmen o kadar "açık" ve "canlı" ki, kıbrıs'ta boşa gidene, heba edilen her şeye "beytambal'a kaldı" diyorlar hala... beytambal kalmak, beytambala kalmak, bütün bu sözcükler biliniz ki son otuz yıllık hayatları içinde bütün kıbrıslı türklerin hayatını örüp duruyorlar...ya da kazıp duruyorlar, ağ örüyorlar, ve her türlü börtü böcek gibi işliyorlar... kıbrıs romantizmi yapmama neden yok... ama hissediyorum ki böyle bir "açık kelimeye" duyulan ihtiyaç şu anda muazzam: "beytambal galsın" biraz ressentiment de içererek "tamam alın gidin, lanet olsun" demekten başka bir şey değil... bir filistinli şu anda israil işgali sırasında neye karşı savaşması gerektiğini iyi biliyor... kıbrıslı türk insan ise bunu bile asla bilemeyecek bir tür haline getirildi... tek diyebileceği şey "alın gidin" –beytambal kalsın... ya da "alın gidin" çünkü zaten benim değilmiş... beytambal bir mirasın karadeliğe düşüşü gibi bir şey... genelde işe yaramaz miras için kullanılıyor gibi... ya da eli ayağı olmadan doğan bir çocuk... veya gözü, kulağı yok... veya sakat, duymuyor, görmüyor, yürümüyor... şimdi denktaş ile klerides şu "beytambal"a, yani kıbrıs'a ilişkin son budalaca sohbetlerini yapmaya girişecekler ve yine --yavole ve yavorka(na) (bunlar da lanetleme sözcükleri)-- o küçücük ülkenin küçücük nüfusu acılarını bağrına çekecek..."
ulus baker, yüzeybilim fragmanları, https://www.korotonomedya.net/kor/index.php?id=21,253,0,0,1,0
metres, nikahsız kadın, kapatma, metres.
Kıbrıslı Türk avukat, gazeteci, siyasetçi.
1931 yılında lefkoşa'da doğdu. ilk ve orta öğrenimini kıbrıs'ta tamamladı. londra hukuk fakültesi'nde öğrenim gördü. mezun olduktan sonra kıbrıs'a dönerek lefkoşa'da avukatlığa başladı.
gazeteciliğe ve toplum sorunlarına ilgisinden dolayı 1962 yılına kadar çeşitli gazetelerde siyasi ve sosyal alanda makalaleri yayınlandı. 1960 yılında kıbrıs cumhuriyeti'nin ilanı ile yayımlanmaya başlayan ve kıbrıs cumhuriyetini savunan cumhuriyet gazetesinin editörlüğünü üstlendi. ayhan hikmet, ahmet muzaffer gürkan ile birlikte 23 nisan 1962 tarihinde bilinmeyen kişilerce öldürüldü.
1931 yılında lefkoşa'da doğdu. ilk ve orta öğrenimini kıbrıs'ta tamamladı. londra hukuk fakültesi'nde öğrenim gördü. mezun olduktan sonra kıbrıs'a dönerek lefkoşa'da avukatlığa başladı.
gazeteciliğe ve toplum sorunlarına ilgisinden dolayı 1962 yılına kadar çeşitli gazetelerde siyasi ve sosyal alanda makalaleri yayınlandı. 1960 yılında kıbrıs cumhuriyeti'nin ilanı ile yayımlanmaya başlayan ve kıbrıs cumhuriyetini savunan cumhuriyet gazetesinin editörlüğünü üstlendi. ayhan hikmet, ahmet muzaffer gürkan ile birlikte 23 nisan 1962 tarihinde bilinmeyen kişilerce öldürüldü.
işe yaramaz kullanılmaz duruma gelmek, bozulmak.
kaynak: kıbrıs ağzı, erdoğan saracoğu.
kaynak: kıbrıs ağzı, erdoğan saracoğu.
tıraş için kullanılan, açılır kapanır çok keskin bıçak.
(bkz: gılınç)
Çok çirkin kişiyi anlatmak için kullanılan deyim.
(çocuk oyunlarında) kaybedilen puvan; çul.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kuluçkaya yatmış tavuk.
toprağı ekilir hale getirmek.
tok sözlü, patavatsız.
(bkz: haskonda)
rahmetli her dönemin adamı olmayı başarmıştı.
itmek, itelemek. kaktır.
sonuçta ortada bir suç var. Mahkeme bu suça bir ceza vermiş. yine de mahkeme verdiği karar ile toplumda davayla ilgili oluşacak şüpheleri en aza indirmekle de yükümlüdür. Mecliste bu kadar hukukçu varken, mahkemelerimizde gurur duyduğumuz hakim ve avukatlar bulunurken ceza yasalarının gözden geçirilmesi gerekir. Sonuçta bir gazeteci hapse giriyor. bu nereden bakarsan bak üzüntü verici...
Meryem Özkurt'un avukatı, ki aynı zamanda Yayın Yüksek Kurulu Başkanı Feyzi Hansel'in açıklamaları da oldukça ilginç! Hansel, “Müvekkilimin hapis cezasına çarptırılmasına imkan veren süreç Yüksek Seçim Kurulu'nun şikayeti ile başlamıştı. Yüksek Seçim Kurulu, Yüksek Mahkeme'nin beş üyesinden oluşuyor. Müvekkilimi yargılayan merci olan mahkeme ise, yargısal denetim bakımından Yüksek Mahkeme'ye bağlı bir mercidir. Şimdi ise, ceza kararının istinafına bakacak olan Yargıtay Mahkemesi ise Yüksek Mahkeme'nin üç üyesinden oluşmaktadır. Bu noktada, şikayet eden de, yargılayan da, kararı denetleyecek olan da sanki aynı yermiş gibi bir görüntü bulunmaktadır. Her ne kadar, mahkemelerimize de yargımızı da güvenimiz sonsuz olsa da, şekil olarak bu görüntü çok rahatsız edicidir.” diyor.
Ekonomik sorunlar almış başını gidiyor. şimdi de yargının siyasallaşması ile bir yerlere mesaj niteliğinde kararlar aldığı şüphesini mi duyacağız. Yargı bu ülkenin medarı iftiharıdır. Biz böyle bildik.
kaynak
Meryem Özkurt'un avukatı, ki aynı zamanda Yayın Yüksek Kurulu Başkanı Feyzi Hansel'in açıklamaları da oldukça ilginç! Hansel, “Müvekkilimin hapis cezasına çarptırılmasına imkan veren süreç Yüksek Seçim Kurulu'nun şikayeti ile başlamıştı. Yüksek Seçim Kurulu, Yüksek Mahkeme'nin beş üyesinden oluşuyor. Müvekkilimi yargılayan merci olan mahkeme ise, yargısal denetim bakımından Yüksek Mahkeme'ye bağlı bir mercidir. Şimdi ise, ceza kararının istinafına bakacak olan Yargıtay Mahkemesi ise Yüksek Mahkeme'nin üç üyesinden oluşmaktadır. Bu noktada, şikayet eden de, yargılayan da, kararı denetleyecek olan da sanki aynı yermiş gibi bir görüntü bulunmaktadır. Her ne kadar, mahkemelerimize de yargımızı da güvenimiz sonsuz olsa da, şekil olarak bu görüntü çok rahatsız edicidir.” diyor.
Ekonomik sorunlar almış başını gidiyor. şimdi de yargının siyasallaşması ile bir yerlere mesaj niteliğinde kararlar aldığı şüphesini mi duyacağız. Yargı bu ülkenin medarı iftiharıdır. Biz böyle bildik.
kaynak
kötülük etmeyi alışkanlık haline getiren yaşlı kadın.
geleneksel nefesli kıbrıs çalgısı. özellikle çobanlar tarafından hayvan otlatma zamanlarında çalınan bir çalgıdır. gaval yada dillidüdük de denir.
Tabirin çıkışı çoğu kişi tarafından bilinmemektedir.
Mansura bugün Yeşil Hat içerisinde bulunan bir köydür. Mansur veya Mansura, Dillirga bölgesinde bulunmaktadır. Erenköy'ün doğusunda, Aşağı Pirgo'nun batısında ve Bozdağ ve Mosfili'nin kuzeyinde yer almaktadır.
Bu coğrafi bilgi sonrasında olayı anlatalım...
Türkiye 8 Ağustos 1964'te Erenköy'de sıkıştırılan Türklerini kurtarmak için bir hava harekatı yapmaya karar verir. Saat 17.30'da 34 Türk uçağı (F-100 ve F-86 uçakları) Erenköy'deki Rum gemilerini ve birliklerini bombalar. Hava harekatında sahra topu bataryaları, bazı ağır silahlar, beş Rum şilebi ve iki Yunan hücumbotu etkisiz hale getirir. 70 kamyon tahrip edilr. Rum yardım birlikleri de etkisiz hale getirir.
9 Ağustos'ta da belirlenen hedefler vurulmaya devam eder. 64 Türk jetinin hava harekatı sonrasında Rumlar ateşkese mecbur oldular.
Dünya basını olayı yakından takip eder.
Arap radyosu olayı "allem gallem mansura" yani mansura yerle bir oldu şeklinde verir.
Tabir bu şekilde literatüre geçmiş olur.
Mansura bugün Yeşil Hat içerisinde bulunan bir köydür. Mansur veya Mansura, Dillirga bölgesinde bulunmaktadır. Erenköy'ün doğusunda, Aşağı Pirgo'nun batısında ve Bozdağ ve Mosfili'nin kuzeyinde yer almaktadır.
Bu coğrafi bilgi sonrasında olayı anlatalım...
Türkiye 8 Ağustos 1964'te Erenköy'de sıkıştırılan Türklerini kurtarmak için bir hava harekatı yapmaya karar verir. Saat 17.30'da 34 Türk uçağı (F-100 ve F-86 uçakları) Erenköy'deki Rum gemilerini ve birliklerini bombalar. Hava harekatında sahra topu bataryaları, bazı ağır silahlar, beş Rum şilebi ve iki Yunan hücumbotu etkisiz hale getirir. 70 kamyon tahrip edilr. Rum yardım birlikleri de etkisiz hale getirir.
9 Ağustos'ta da belirlenen hedefler vurulmaya devam eder. 64 Türk jetinin hava harekatı sonrasında Rumlar ateşkese mecbur oldular.
Dünya basını olayı yakından takip eder.
Arap radyosu olayı "allem gallem mansura" yani mansura yerle bir oldu şeklinde verir.
Tabir bu şekilde literatüre geçmiş olur.
Yeniden Doğuş partisi Genel Başkanı Erhan Arıklı ile Milletin Partisi parti kurucusu Bertan Zaroğlu'nun sosyal medya üzerinden birbirlerini yemesi durumu.
daha önce de pek çok atışma yaşayan bu iki siyasetçiden bertan zaroğlu bugün yaptığı facebook paylaşımında "erhan efendi sana bu kapıda ekmek yok!" başlığı altında Erhan Arıklı'yı küfürbaz, kötülük peşinde, akbaba olarak niteledi. ancak Zaroğlu "iki gözüm" diyerek sevgi sözcükleri kullanmayı da ihmal etmedi.
Bunun üzerine Erhan Arıklı cevaben "Utanmadan Konuşmaya devam ediyor..." diye yazdı. Bertan Zaroğlu'na "Namümkün Bertan" lakabı takıldığından dem vuran Arıklı, Zaroğlu'nu arkadaşlarını satmakla itham ederek siyasette ilkeli duruştan söz etti.
Ne deyelim yeyin birbirinizi ete para vermeyin.
daha önce de pek çok atışma yaşayan bu iki siyasetçiden bertan zaroğlu bugün yaptığı facebook paylaşımında "erhan efendi sana bu kapıda ekmek yok!" başlığı altında Erhan Arıklı'yı küfürbaz, kötülük peşinde, akbaba olarak niteledi. ancak Zaroğlu "iki gözüm" diyerek sevgi sözcükleri kullanmayı da ihmal etmedi.
Bunun üzerine Erhan Arıklı cevaben "Utanmadan Konuşmaya devam ediyor..." diye yazdı. Bertan Zaroğlu'na "Namümkün Bertan" lakabı takıldığından dem vuran Arıklı, Zaroğlu'nu arkadaşlarını satmakla itham ederek siyasette ilkeli duruştan söz etti.
Ne deyelim yeyin birbirinizi ete para vermeyin.
Düzgün kesilmiş mertekler.
madeni dümbelek, kudüm.
uzaktan gelme, gelip yetişme.
uzaktan gelme, gelip yetişme.
Konuşa konuşa, ağıt yakarak ağlamak.
hız, sürat; sonuna kadar.
bir haberi ya da durumu herkese duyurmak, ortalığa yaymak.
su çıkan çamurlu yer.
dediğim, istediğim yapılmazsa, yoksa yokum. yok yoğum.
kullanılarak küçülmüş sabun.
beyaz şarap
Kıbrıs Yeşil Vatan Medya Grubu tarafından satın alınan gazete. İş insanı Fatih Büyüktopçu, Yeşil Vatan Medya Limited'in İmtiyaz Sahibi olurken, Özer Kanlı şirket bünyesindeki medya grubunun Genel Koordinatör ve Yayın Yönetmenliği görevini yapmkatadır.
Fatih Büyüktopçu Kıbrıs Yeşil Vatan Medya Limited'in ana amacını şöyle belirtiyor:
*Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkını çağdaş yeni medya uygulamaları ile buluşturmak.
İnteraktif yayınlarımızla Kıbrıs Türkü'nün kültürel zenginliğine, eğitimine, yaşama sevincine katkı sağlamak.
Yaratacağımız demokratik ortamda fikir, görüş, proje ve eleştirilerin paylaşılmasını sağlamak suretiyle Kıbrıs Türk halkının her alanda hak ettiği çağdaş gelişmişlik seviyesini yakalamasına ivme kazandırmak."
Fatih Büyüktopçu Kıbrıs Yeşil Vatan Medya Limited'in ana amacını şöyle belirtiyor:
*Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkını çağdaş yeni medya uygulamaları ile buluşturmak.
İnteraktif yayınlarımızla Kıbrıs Türkü'nün kültürel zenginliğine, eğitimine, yaşama sevincine katkı sağlamak.
Yaratacağımız demokratik ortamda fikir, görüş, proje ve eleştirilerin paylaşılmasını sağlamak suretiyle Kıbrıs Türk halkının her alanda hak ettiği çağdaş gelişmişlik seviyesini yakalamasına ivme kazandırmak."
durmadan, aralıksız.
(bkz: firakti )
1. korumaya alma, kısa bir süre bakımını üstlenme; geçici bir süre sahiplenme.
2. örtmek, korumak.
2. örtmek, korumak.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
