kara kapısı

ganca
Mağusa şehrine girişi sağlayan orjinal iki şehir kapısından biri olan yapının orjinal ismi "Yarım Ay Şeklinde Tabya" anlamındaki Ravelin'dir. Kara Kapısı, surların Othello Kalesinden sonra en eski kısmıdır. Bugünkü köprü ile giriş yeni olup, eskiden kule yanındaki bir top yuvasının içinden geçilmekteydi. Orjinal kapı bugünkü girişin solunda, iner - kalkar bir köprüye sahipti. Şehre bakan kısmında kemerli bir geçit yer alır. Bu geçitin her iki yanında duvar freskleri, armalar ve küçük bir de kilise bulunmaktadır. Burada yapılan kazılar sonucunda geçitler, top yuvaları ile ilginç bölme ve galeriler açığa çıkarılmıştır. Kemerli geçidin şehre bakan tarafında Venedikliler zamanında zindan olarak kullanılan yeraltı odaları bulunmaktadır.

saint mamas manastırı ve kilisesi

ganca
Lüzinyan döneminde Bizans kilisesi kalıntıları üzerinde inşa edilmiştir. Kilise 1725 yılında yeniden inşa edilerek kubbe eklenmiş ve 18 yüzyılda da manastır binaları eklenmiştir.

Kilise içindeki 16. yüzyıla ait, Venedik özelliklerini taşıyan önemli bir unsurdur. Buradaki en önemli ikon, kiliseye de adını veren Aziz Mamas'ı aslanın üstünde ve kucağında kuzu ile gösteren ikondur. Kıbrıs'ta halen kullanılan nadir kiliselerden biridir.

metin hüseyin

ad victoriam
1959 İngiltere Hackney doğumlu Kıbrıslı Türk yönetmen.
National Film and Television School'da (NFTS) mezunudur. Metin Hüseyin'in ilk filmi “Tight Trousers” 1989'da En İyi Kısa Film dalında BAFTA Film Ödülü'ne aday gösterildi. 1998 yılında “Common As Muck” dizisi ile Royal Television Society (RTS) ödülünü kazandı ve yine BAFTA Film Ödülü'ne aday gösterildi. The History of Tom Jones, a Foundling film ile BAFTA Film Ödüllerinde üç dalda ödül kazandı. Metin Hüseyin 20'den fazla dizide yönetmenlik yaptı. BBC yapımı olan Merlin dizisinin pek çok bölümünü yönetti. 2002 yılında “Anita and Me” filmini çekti. Outlander, Krypton, Another Life, American Gods gibi popüler televizyon dizlerinin yönetmenliğini yaptı. Metin Hüseyin, ayni zamanda KKTC 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın eşi Oya Talat'ın teyzesinin oğludur.

ayia trias bazilikası

ganca
Karpaz yarımadasında Sipahi köyü yakınlarında yer alan bazilika 5. yüzyılda inşa edilmiştir. 7. yüzyılın ortasına doğru kilisenin tahrip olması üzerine güney tarafında yer alan küçük kilise ile bazı ek binalar yapılmıştır. Son olarak 9.-10. yüzyılda tahrip edilmesi üzerine tamamen terkedilmiştir. Bazilika orijinalde üç sahanlı olup batısında nartex ve atrium, güneydoğusunda ise vaftiz odası yer alır. Zemini geometrik, bitkisel ve haç motifleri içeren mozaiklerle döşelidir. Burada yer alan bir yazıtta bu mozaiklerin papazın yardımcılarından Heraklios tarafından yaptırıldığı belirtilir.

ahmet cavit an

beytambal galsin
kıbrıs tarihi üzerine resmi tarihe alternatif çalışmaları bulunan araştırmacı- yazar. Aynı zamanda 25 yıl çocuk doktoru olarak bu topluma hizmet etmiştir. şimdi de ali bizden'den sonra Dr. Ahmet Cavit An da İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'nda giriş yasağı olduğu gerekçesiyle Türkiye'ye alınmadı.

milli güvenlik aleyhine faaliyetlere bulunmuş. 'nedir onlar?' diye sorma hakkımız olsa gerek. eğer amaç kıbrıs'taki tüm muhalif sesleri kesip tek tip düşünceyi hakim kılmaksa bilinsin ki yanlış adrestesiniz.

derviş ali kavazoğlu

beytambal galsin
cinayete kurban giden gazeteci.

4 nisan 1924'te mağusa'nin peristerona köyünde dünyaya geldi. ilkokula kendi köyünde başlamış ancak babasının ölümü üzerine lefkoşa'ya taşınılmış eğitimini orada tamamlamıştır. yaşadığı maddi sıkıntılar dolayısıyla eğitime devam edemeyen kavazoğlu, mobilyacılığı kendisine meslek olarak seçti. bu dönemde sendikal hayata da atıldı.

peo derneği'nin kıbrıs türk ofisinde etkili bir kişi oldu. bu görevlerinin yanı sıra emekçi gazetesinde de yazılar yazdı. derviş ali 11 nisan 1965'te koşşi köyü yakınlarında öldürüldü. aynı gün sendikacı arkadaşı kostas mişaulis'de bir süikaste kurban gitti.

saat 2'den 8'e test bekledim 12'de serum taktılar

dark horse
anne cumartesi günü çocuklarına antijen testi yaptırmış. hepsi de negatif çıkmış. Pazartesi günü çocuk hastalanıyor. eğer başka bir rahatsızlığı yoksa ki yapılan otopside kalp, karın ve akciğer çevresinde sıvı tespit ediliyor, demek oluyor çocuk okulda koronavirüse yakalandı.

artık çocukların bir plan dahilinde hızla aşılanması ve mesafe ile hijyen kurallarına daha fazla özen gösterilmesi gerekiyor. hastanelere ise bir şey diyemiyorum. bir yanda uzun mesaiye kalan sağlık çalışanları bir yanda hasta ve yakınlarının şikâyetleri. ne diyeyim sağlık bakanı değişir ama hepsi de boş teneke.

15 şubat 2022 akaryakıt zammı

lambasuyu
son 9 ayda 11 kez zam yapıldı. zam oranı yüzde 165 ile yüzde 172 arasında değişiyor.

Akaryakıtta fiyatlandırma, Petrol Ürünlerini Fiyatlandırma Esasları Tüzüğü'ne göre düzenleniyor. Mevcut tüzüğe göre dolar kuru ve yurtdışı akaryakıt fiyatları baz alınarak, 15 günde yeni bir fiyatlandırma yapılıyor. Aralık ayında dövizde ani yükselme nedeni ile tüzüğe geçici bir madde ile fiyatlandırmanın “5 ile 15 gün iş günü arasında yapılacağı” maddesi de eklenmişti. Buna karşın uygulamanın başladığı tarihten bu yana 10 kez zam 1 kez de indirim yapıldı. Dövizin düştüğü ya da rusya-ukrayna geriliminin azaldığı bugünlerde petrol fiyatının düşmesine rağmen akaryakıtta indirim yapılmayıp aksine zam gelmesi yeterince sıkıntılı yaşamımızı daha da güç hale sokuyor.

küçük aysel

mengene
sahnelerin küçük aysel'i Kamuran Özkul.

'O bir küçük yıldızdı. Çocuk yıldızların sanat dünyası gündemine henüz girmediği, 40'lı yılların yaşı küçük sesi büyük ünlü şarkıcısıydı Küçük Aysel. Aradan yıllar geçse de eski Lefkoşa dendiğinde akla gelen, hala unutulmayan bir yıldızdır Aysel Bağdadi. Aysel Bağdadi, 1938 yılında Lefkoşa'da dünyaya gelir. Mal Müdürü Ahmet Bey'in kızı, öğretmen Bahire Hanım ile keman sanatçısı Asaf Bağdadi'nin en küçük çocuğudur Aysel. Kıbrıs'ın zor dönemlerinden birini yaşayan aile geçim sıkıntısı sonucu Kıbrıs'tan Türkiye'ye göç eder. Aysel 40 günlükken Türkiye'ye göç eden aile yıllarca Türkiye'de yaşar. İlkokula Adana'da başlayan Aysel, daha sonra ailesiyle birlikte Konya'ya gider. Sahne sanatçısı olan baba Asaf Bey sayesinde müziğin içinde doğan Aysel'in hayatı müzikle yol almaya başlar. Kızının müziğe olan yatkınlığını farkeden Asaf Bey, kızını eğitmeye başlar. Aysel inanılmaz güzel bir sese sahiptir. Asaf Bey sahne aldığı yerlerdeki ustalardan kızının ders almasını sağlayarak, Aysel'e sağlam bir müzik temeli oluşturur. Bu arada eşinin sürekli sanatçılarla içli dışlı evden uzak olan yaşamından bunalan Bahire Hanım ile Asaf Bey arasında geçimsizlik başlar. Ailenin ikinci kızı Kamuran'ın bir hastalık sonucu ölmesi, ailenin düzenini iyice bozar. Eski günlere olan özlemle Kıbrıs'a dönen aile dağılır. Bu sefer de Kıbrıs'a alışamayan Bahire Hanım, uzun bir ayrılıktan sonra Asaf Bey'den boşanır.

Oğlunu alarak Türkiye'ye dönen Bahire Hanım'ın aksine Asaf Bey ile kızı Aysel, Kıbrıs'ta kalırlar. Yıllarca evdeki sorunlar yüzünden mutlu olamayan Aysel, 9 yaşında annesiz kalır.

Annesizliğin acısını yaşayan Aysel'e yengesi Nahide Hanım sahip çıkar. Hiç çocukları olmayan Nahide Hanım ile amcası Osman Bey, Aysel'in herşeyi ile ilgilenirler. Bu arada baba Asaf Bey, kızının güzel sesi ile kendi kemanını birleştirerek konserler vermeye başlar ve Aysel okuldan uzaklaşır. Sahne tozu yutarak büyüyen Aysel için şarkı söylemek çok doğal bir olaydır. Tüm hazırlıklar gerçekleştirilerek, duyurular yapılarak Küçük Aysel, ilk kez 9 yaşında Beliğ Paşa Sineması'nda sahne alır. Sonuç harikadır. Lefkoşalılar bu küçücük çocuktan çıkan inanılmaz sese hayran kalırlar. Küçük Aysel gösterilen sevgi seli ile bulutların üstünde uçar. Baba Asaf Bey gördükleri ilgi karşısında, konserlere devam kararı alır. Ada genelinde bir konser turuna çıkan Küçük Aysel ile babası her gittikleri yerde coşkuyla karşılaşırlar. Sahnenin büyülü havasına kapılan Küçük Aysel, çok mutludur, tek mutsuzluğu arkadaşsız olmasıdır...

Küçük Aysel , ününe ün katarak bir konserden öbürüne koşarken, bazı gazeteciler bundan rahatsızlık duyar. Bu yaştaki bir çocuğun sahnede değil okulda olması gerektiği üzerine yazılan yazılar sonucunda, devlet olaya el atar ve Küçük Aysel okuluna geri döner. Okuluna dönmekten mutlu olan Aysel, yaşadıkları sonucunda mutsuz olur. Çünkü anneler kızlarının Aysel ile oyun oynamasına izin vermezler. Kötü yakıştırmalarla kızların Aysel'den uzaklaşması Küçük Aysel'i çok üzer. Sahneye çıkmanın kötü yanı olabileceğine inanamayan Küçük Aysel, erkek çocuklarla oyunlar oynar. Çok rahat ve serbest yetiştirilen Küçük Aysel, okul döneminde ayda bir okulundaki fakir çocuklar için konserler vermeye başlar. Elde edilen gelirle fakir çocukları giydiren ve doyuran okul idaresi, Küçük Aysel'e de yaptığı katkı dolayısıyla bir bilezik armağan eder.

Okul dönemi eğitimine, tatillerde de konserlere devam eden Küçük Aysel, ilkokul 4 bittiğinde Adana'da yapılan bir ses yarışmasına katılır. Mustafa Sağyaşar ile birlikte ikinci geldiği yarışmanın ardından Asaf Bey kızını Ankara Radyosunun sınavlarına götürür. Ancak eğitimi yeterli olmadığı için sınavı kazandığı halde Radyoya kabul edilmeyen Küçük Aysel, eğitimin önemini o zaman kavrar.

Türkiye'de kalmayı başaramayan Küçük Aysel, geri Kıbrıs'a döner. Kıbrıs'ta konserlerine devam eden Küçük Aysel, kendine tek hedef koymuştu o da para biriktirip gidip Türkiye'de müzik eğitimi almak. Babasının olmadığı zamanlarda bile sazendeleriyle birlikte konserlere gitmeye başlayan Küçük Aysel, herkesin sevgilisiydi. Özellikle zengin hanımlar sürekli evlerinde konuk ettikleri küçük Aysel'e kullanmadıkları gösterişli giysilerini ve takılarını, konserlerinde kullanmak üzere verirlerdi. Pahalı elmaslarla ve gözalıcı giysilerle sahneye çıkan Küçük Aysel'i izlemeye gelen bu hanımlar, özel localarda konserlerin keyfini çıkarırdı. Bu dönemlerde annesini çok arayan Aysel, hayatı boyunca hep anne özlemi ile büyür. Sahnede giydiği ilk kostümü diken Ülviye Hanım'ı hiç unutmayan Küçük Aysel, kendi kendine yetmeyi de öğrenir küçük yaşta.

Konserlerinin ilk yıllarında adaya gelen ünlü sanatçı Münir Nurettin Selçuk'la olan anısını hiç unutmayan Küçük Aysel, aldığı teklifi reddetmesini de hayatının kaybı olarak görüyor hala. Küçük Aysel'i dinlemye gelen Münir Nurettin Selçuk, sesine hayran olduğu Aysel'i alarak Türkiye'ye götürmek ister ancak yaşı küçük olan Aysel babasından ayrılmayı redderken baba Asaf Bey de biricik kızını vermeyi kabul etmez ve Küçük Aysel, ''hayatımın şansı'' dediği bu teklifi yitirir.

Çocukluğunu yaşayamadan, bebekleriyle oynayamadan, sahnede büyüyen Küçük Aysel, konserden konsere koşarken 13 yaşına gelir. Genç kızlığa adım attığı bu günlerde bir konserinde yaşanan izdiham sonucu yaralanan genç bir adam Küçük Aysel'in hayatını değiştirir. Küçük Aysel'in hayranı olan ve hiçbir konseri kaçırmayan bu genç adamın yaralanmasından çok etkilenen Küçük Aysel, delikanlının evlenme teklifini kabul eder. 13 yaşında ailesinin de rızası ile evlenen Küçük Aysel'in sahne hayatı ve eğitim düşleri sona erer. Çünkü eşi Küçük Aysel'e sahneye çıkma izni vermez. Yaşı küçük olduğu için nikahı da kıyılamayacak olan Küçük Aysel, yıllar önce ölen kendinden 5 yaş büyük ablası Kamuran'ın kimliği ile evlenir. Herşeyi küçük yaşta yapan Aysel, ilk çocuğunu da 14 yaşında dünyaya getirir. Henüz kendi çocuk olan Aysel, kızı ile bebek oynar gibi ilgilenir. Yengesi Nahide Hanım, yine Aysel'in imdadına koşarak en büyük yardımcısı olur. Kızının ardından 3 de oğlu olan Aysel, ev hanımlığına iyice alışır. Kendi oğullarını büyütürken, kızına da yengesi sahip çıkar.

Çocuklarının sahneden daha ağır bastığını dolayısıyla sahneyi özlemediğini söyleyen Küçük Aysel, kendi annesizliğinin acısını çocuklarına yaşatmak istemez ve çocuklarından uzak kalacağı sahneyi hiç düşünmez.. O dönemde ortaya çıkan müzisyenlerin kendi solistleri olduğunu da anlatan Aysel Bağdadi, o dönemlerin Mustafa Kenan, Zeki Taner ve Hatice Söğüt'ün sahne aldığı yıllar olduğunu belirtiyor.

Aradan geçen yıllar sonucunda Küçük Aysel'in sesini bilen ve özleyen tanıdıkları Aysel'in sesini duymak ister. Televizyonun tek tük olduğu Kıbrıs'ta ağırlıklı olarak radyo yayınları dinlenir. Eski dostlarından olan öğretmen Suphi Bey, bir gün kapılarını çalarak Küçük Aysel'i Atalasa Radyo Korporasyonundaki programına dahil etmek istediğini söyler.

Eşinin de rızasını alarak tekrar mikrofonu eline alan Küçük Aysel, 1957'den 1963'e kadar haftanın bir gecesi Atalasa Radyosunda piyanist Şivane Hanım ve keman sanatçısı eşi ile solo konserler verir. Yıllar sonra tekrar sanatına geri dönen Küçük Aysel, ailesine de maddi katkıda bulunur. Bu dönemde Kıbrıs'a gelerek sanata katkı koymaya çalışan sanatçı Nusret Ersöz, Suphi Bey'in organize ettiği bir ses yarışmasında jüri üyesi olur. Kıbrıs'ta ilk kez düzenlenen ses yarışmasına kocasının izni ile katılan Küçük Aysel, yarışmaya katılan tek kadındır. Erkekleri eleyerek Kıbrıs'ın Ses Kraliçeliğini kazanan Küçük Aysel, yarışmanın ardından Nusret Ersöz'den sanat müziği dersleri almaya başlar. Ekrem Güher'den de dersler alan Küçük Aysel, pek çok ünlü sanatçıdan eğitim aldığını iftiharla vurguluyor.

1963 olaylarının patlak vermesi ile birlikte 6 yılın ardından radyo konserleri sona eren Küçük Aysel, savaşın çok kötü anılar bıraktığını anlatıyor. 63 olayları başlar başlamaz, parçacı olan kocasının, Üner Ulutuğ, Hilmi Özen ve Kemal Tunç'la birlikte Tekke Bahçesi'nde Bayrak Radyosu'nu kurduklarını anlatan Küçük Aysel, Üner Ulutuğ'un isteği ile kendisinin de telefon ahizesinden yapılan ilk mikrofondan''burası Bayrak'' anonsunu yaptığını belirtiyor. Anonserliğin yanında bir süre sonra Osman Karabulut ile canlı müzikler yayınlamaya başladıklarını anlatan Küçük Aysel, Bayrak Radyosu'nun ilk elemanlarından olmanın gururunu taşıdığını ancak ilgililerin kendisini bugüne kadar hiç hatırlamadığını sitemle vurguluyor. Daha sonraları Kıbrıs'ta yoksullukla geçen dönemde şehit çocukları ve hasta insanlara yardım amaçlı konserlere katılan Küçük Aysel, müzikte sadece konserlerle var olur.

Küçük Aysel'in, 1974 yılına kadar konserlerle devam eden müzik hayatının yoğun dönemi “İlk Sahne” tiyatrosu sahiplerinin ısrarı ile başlar. Tiyatro sanatçısı Lale Oraloğlu ile tiyatroyu Kıbrıslılara sevdirmeye çalışan işletmeciler, bunu başaramayınca zararlarını karşılamak için Küçük Aysel'in iş yapabileceğini düşünürler. Küçük Aysel, gelen ısrarlı ricaları kıramaz ve sahneye çıkar. İşletmecilerin düşündüğü olur ve Küçük Aysel doldurduğu salon ile ''İlk Sahne''nin batmasını önler. İstanbul Sineması'nda gerçekleşen konser ile Küçük Aysel, Lefkoşalılar için yeniden sahnelere döner. Ancak maddi kazanç elde ettiği konserlerden çok, hayır amaçlı konserlere çıkar Aysel Hanım. Haftada bir Mücahitler Parkı'nda subay eşleri ve askerler için konserler verir. Fazıl Polat Paşa'nın da hayranlıkla izlemeye geldiği konserlerini ücretsiz verir Küçük Aysel. Atatürk'ü Anma Geceleri ve hayır amaçlı konserlerin vazgeçilmez solisti olan Küçük Aysel, 1974'e kadar konserlerine devam eder. 74'den sonra büyüyen çocuklarının gösterdiği tepki sonucunda sahnelere veda eder Küçük Aysel.

Gözden ırak olan gönülden de ırak olur misali sahneyi bırakmasının ardından unutulduğunu anlatan Küçük Aysel, yıllar sonra 1998'de Genç TV'nin organizasyonu ile Müzeyyen Senar'la birlikte onur ödülü aldığını ve hatırlandığını anlatıyor buruk bir şekilde. Konserlerine devlet büyüklerinin gereken ilgiyi göstermediğini vurgulayan Küçük Aysel, Kıbrıslı sanatçılara gereken değerin verilmediğinden yakınıyor. Her şarkı söyleyenin de sanatçı olmadığını ifade eden Aysel Bağdadi, piyasada anlamsız şarkılar olduğunu ve her şarkı söyleyenin kendini sanatçı sandığını söylüyor. Sanat müziğinin güzelliğinin hiçbir müzik dalında olmadığını vurgulayan Aysel Hanım, sanatçı olmak için sağlam temeli olan bir eğitim alınmasının şart olduğuna dikkat çekiyor.

74'ün ardından sahne hayatının tamamen bittiğini anlatan Küçük Aysel, arada sadece kıramadığı dostlarının hatırına, yardım amaçlı faaliyetlerde sahne aldığını ifade ediyor. Son yıllarda Aydın Hikmet'in düzenlediği konserlerde konuk sanatçı olarak yer alan Aysel Bağdadi, Kıbrıslı sanatçıların daha çok hatırlanmasını arzuluyor.

Küçük Aysel, sahnelere veda etmesinin ardından Türkiye'de yaşanan küçük şarkıcı furyasının tamamen maddi amaçlı olduğunu, kendinin sahneye çıktığı yıllarda ise böyle bir şeyin söz konusu olmadığını anlatıyor. Halkın Küçük Aysel'i çok sevdiğini ama kendisinin bu nedenle çok büyük bedel ödediğini ifade eden Aysel Hanım, hiç kız arkadaşı olmadığını ve çarşafların giyildiği o yıllarda kötü görüldüğünü anlatarak, Kıbrıs'ın ilk kadın sanatçısı olarak hakkettiği noktada bulunmadığını, devlet sanatçılığı ünvanına layık bulunmadığını üzülerek ifade ediyor. Özellikle Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın kendisini izlemeye, dinlemeye gelmesini ve Türkiyeli sanatçıların fotoğrafını çektiği gibi kendi fotoğrafını da çekmesini arzu ettiğini ancak bunun hiç gerçekleşmediğini söylüyor Aysel Bağdadi.

Şimdilerde evinde el işleri yaparak vakit geçiren Aysel Bağdadi, eski Lefkoşa'ya ve o dönemde yaşanan ilişkilere özlem duyuyor hep. Geçmiş yılların insan ilişkilerinin daha güzel olduğunu vurgulayan Aysel Hanım, her Cuma günü eski yaşadığı yerlere nostaljik bir gezi yaparak eski günlerini anıyor. Kendini bir Lefkoşa aşığı olarak tanımlayan Aysel Bağdadi, eski geleneklerin artık yokolduğunu bayramların bile aile birliğini sağlamadığını anlatıyor. Her bayram kendi ailesinin biraraya geldiğini bunun kendini çok mutlu ettiğini ifade eden Aysel Bağdadi, eşi, çocukları ve torunları ile çok mutlu olduğunu vurguluyor. Çocuklarının ve torunlarının herşeyin üstünde olduğunu ifade eden Aysel Hanım, 5 torununun kendisine hayat verdiğini belirtiyor.

Kıbrıs sanat dünyasının Afife Jale'si olarak tanımlayabileceğimiz Küçük Aysel, kaset ve plak yapmadan bugüne ulaşabilen ender sanatçılarımızdan. ''Küçük Aysel'den Şarkılar'' anonsu ile zaman zaman komşu radyo kanallarında bizlere nostalji yaşatan Aysel Bağdadi, Kıbrıs Türk kadını ve Kıbrıs Türk kadın sanatçıları için tarihimizde yerini almış bir temsilci. Eski Lefkoşa'dan unutulmayacak hoş bir meltem Küçük Aysel.'

Kaynak. Süleyman Ergüçlü

bango

kibris sozluk
1. kunduracı ve saraç gibi sanatkarların kullandığı tezgah.
2. meyhane, kahvehane gibi yerlerde sahibinin önünde bulunup, müşterinin diğer tarafında kaldığı yüksek masa şeklindeki yer.

kaynak: kıbrıs ağzı, erdoğan saracoğu.

süleyman ergüçlü

goncoloz
ne yazık ki hayatını kaybetmiştir. gelen haberler bu sabah kalp krizi geçirdiğine yönelik. henüz 69 yaşındaydı. Gazetecilikten emekli olsa da toplumsal konulara duyarlılığı ile biliniyordu. Işıklar içinde uyusun.

bertan zaroğlu

alasya
22 Ocak 2018 tarihinde CTP milletvekili Doğuş Derya kendisini protestoya gelen bir grubun bağırışları arasında milletvekili yemini etmeye çalışır. Doğuş Derya yeminin hemen ardından 'faşizme karşı omuz omuza' şeklinde slogan atar. YDP Milletvekili Bertan Zaroğlu, Doğuş Derya kürsüden inerken elinde buruşturduğu Afrika gazetesini Derya'ya fırlatır. Böylece muhteşem meclisimiz halkını en güzel şekilde temsil ederek yeni dönemine başlar. Sonunda çiçekler açar, kuşlar uçar, andersen'den masallar başlar.

kktc haber siteleri

ad victoriam
an itibariyle 95 haber sitesi kuzey kıbrıs'ta yayın yapmakta. Amme hizmeti olarak KKTC'de yayın yapan haber siteleri ve bu sitelerin künyelerini sunuyorum. breh, breh, breh.

Kuzey Kıbrıs'ta yayın yapan haber siteleri :

bimanset ( Esra Dağlar )
milli haber ( Emir A. Bulut )
gündem kıbrıs ( Alihan Pehlivan - Mehmet Uzunca )
haber kıbrıs ( Mete Tümerkan )
kıbrıs postası ( Polat Alper )
detay ( Taner Ulutaş )
kıbrıs manşet ( Levent Özadam )
kıbrıs time ( Levent Özadam )
bugün kıbrıs ( OMN Cyprus Medya ve Yayıncılık - Ayşemden Akın )
kıbrıs gerçek ( Çağlar Yüksel )
haberatör kıbrıs ( Mehmet Eş )
kıbrıs web haber ( İzzet Kılıç )
ajans cyprus ( Hüseyin Turan )
kıbrıs haber ajansı ( Hüseyin Turan )
mağusa haber ajansı ( Metin Ziya Güngör )
zirve kıbrıs ( Mustafa Özsoy )
kıbrıs net haber ( Emin Akkor )
ekonomi kıbrıs ( Atilla Ayaz )
kıbrıs ada haber ( Şermin Şarro )
gazedda kıbrıs ( Çağdaş Öğüç – Nuri Sılay )
mikro-makro ( Can Sarvan )
artı 392 - vatan ( Ertan Kasımoğlu )
girne haber ajansı ( Halil Beşkardeş )
gazetda ( Elif Avşar )
kıbrıs haber sitesi ( Tayfun Aydınlı )
haber kuzey kıbrıs ( Tayfun Aydınlı )
ne haber kıbrıs ( Tayfun Aydınlı )
meydan kıbrıs ( Deniz Gürgöze )
kıbrıs arena ( Deniz Gürgöze )
kıbrıs 7-24 ( Todeza Ticaret Ltd. - Burcu Tokar )
özgür gazete kıbrıs ( Pınar Barut )
standard kıbrıs ( İlke Davulcu )
ya haber ( Muhittin Akyol )
güncel kıbrıs ( Abdülkadir Sarıbaş )
news kıbrıs ( Erhan Ata )
kıbrıs dakik ( Türk Vatansever )
nokta kıbrıs ( Serkan Hastürer )
dt kıbrıs haber ( Didem Gürses )
haber güneş ( Erol Öney )
bir haberci ( Ahmet İşcan )
ada basını ( Münir Özdiren )
my kıbrıs ( MYK Yayıncılık Limited )
online gazete ( Canan Kara )
söz kıbrıs ( Bilir İletişim )
kıbrıs son dakika ( Mert Kızgın-Rıza Açıkgöz )
habire haber ( Mehmet İrşad Esen )
kıbrıs hakikat ( Kuzeyin Sesi Medya Ltd.-Güven Arıklı )
ses kıbrıs ( Aytuğ Türkkan )
kıbrıs yeni gün ( Özlem Çimendal )
kıbrıs ne haber ( Özge Şimşek )
voice kıbrıs haber ( Metehan Ferit Azizoğlu )
kıbrıs haber ( Serhat İncirli )
kıbrıs news ( Oğuz İlgen )
girneli gazetesi ( Harun Köftecioğlu )
bülten kıbrıs ( Mediahouse )
ve kıbrıs ( Can Erçakıca )
flaş haber kıbrıs ( Hüseyin Pekün )
kıbrıs ortam ( Hülya Batumlu )
topuz gazetesi ( Haberli Kıbrıs Haberaktif - Tezer Mercan )
kıbrıs on air ( OnAir Network - Engin Bulut )
gadara medya ( Gadara Medya - Turgut Ergel )
kıbrıs'ta son dakika ( CALARA MEDYA A.Ş - Mehmet Bilicric )
kıbrıs istihbarat (TIMA LTD.) Mustafa Doğan
north cyprus uk ( North Cyprus UK - Zorlu Cezaroğlu )


KÜNYESİZ HABER SİTELERİ
haberler kktc
kıbrıs today
kktc haberler
kuzeyin sesi
medyator
kıbrıs yeni
cyprus for cypriots
mavi vatan
ankara değil lefkoşa
zımbahaber


Günlük Baskı yapan ya da online yayınlanan gazete ile televizyon ve radyo kurumlarının haber siteleri:

diyalog gazetesi ( Reşat Akar )
kıbrıs gazetesi ( AsilNadir- Nur Nadir )
yeniduzen ( Cenk Mutluyakalı )
star kıbrıs ( Ali Özmen Safa )
havadis ( Hasan Düzgün )
halkın sesi ( Mehmet Küçük )
volkan ( Aydın Akkurt )
haber al kıbrıslı ( Kartal Harman )
yeni bakış gazetesi[url=https://yenibakisgazetesi.com][/url] ( Yusuf Kısa )
gıynık gazetesi ( Bilbay Eminoğlu )
volkan ( Hüseyin Macit Yusuf )
bayrak radyo televizyon kurumu ( Meryem Özkurt )
kıbrıs genc tv ( Ertan Birinci )
kanal t ( Sibel Tatar )
turk ajansı kıbrıs
radyo güven
radyo vatan

SPOR HABERLERİ SUNAN HABER SİTELERİ
arena sporkolik ( Arena Spor Kolik - Hasan Toplaoğlu )
spor yeni ( United Medya Group - Burhan Gürkan )


KIBRIS'A YÖNELİK İNGİLİZCE HABER SİTELERİ
kıbrıs the news
cyprus scene

ÜNİVERSİTE HABER SİTELERİ
gündem

RUM
http://www.cna.org.cy/index-tr.aspx ( Kıbrıs Haber Ajansı )

vedia barut

goncoloz
kıbrıs türk ticaret odasının kuruluşunda emeği geçen kıbrıslı türk iş insanı.

sarayönü'nde mağasında kadın kıyafetleri, çantaları, şapkaları satardı. sokakta bir kişinın güzel kıyafetli olduğu görüldüğünde, nereden aldın diye sorulduğunda, pek tabii vedia betut'tan derdi. barut ticaret evi bir markaydı. yalnız türkler değil rumlar, ermeniler ve kıbrıs'taki yabacılar da vedia barut'ta alışveriş yapardı. kıbrıs türk toplumunda iş kadınlarının parmakla sayılabileği günlerde vedia barut türk kadınının da öncüsü olmuştur.

21 aralık 1963 iile 20 temmuz arasında geçişler sadece ledra palas'dan yapılıyordu. ledra'dan sadece diplomatlar, bm görevlileri rahatça geçiş yapabiliyorlardı. rumca gazetelerin barikatlardan alınıp türk tarafına geçirilmesine vesile olmuştu. kemal aşık gazeteleri vedia hanıma götürür oradan da gazeteler başta cumhurbaşkanı olmak üzere ilgili bakanlıklara ve brt'ye verilir, böylece halk rum kesiminde olup bitenleri öğrenmiş olurdu.

kim ne dedi

tapba lamarina
"şu anda yaşanan benzin sıkıntısının çözümü basit… Ana dağıtıcılar şikayet edenler. Fiyat İstikrar Fonu'ndan meselenin halledilmesi lazım. Ana bayilere vermeleri lazım. Son yapılan zamlarla birlikte bu fonda para olması lazım. Bu kaos önlenebilir ama vatandaş şimdi bu sıkıntıyı yaşıyor. Yarın öbür gün bir çözüm üretmezlerse parkende de bitecek. Herkes benzin almak için kuyrukta… Büyük bir rezillik yaşanıyor”

serdar denktaş

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol