Bir sıvıyı ağzı dar bir kaba aktarmak için kullanılan koni biçiminde metal veya plastikten yapılmış araç, Huni. (bkz: foni)
kıbrıs türk halkının gönlünde yaşayan milli mücadele ve toplum lideri.
önünde kepçesi bulunan iş aracı, kepçe.
kıbrıs yazılı ve görsel basınının saffet abisiydi o. sabahları televizyonda rumca gazeteleri tercüme edip üstüne yorumlardı. rumcası mükemmeldi. uzun yıllar basın camiasında farklı ve neşeli tarzı ile her Kıbrıslının sevgisini kazandı. rejiyi azarladığı videoyla türkiye'de tanındı, show programlarında ağırlandı. 3 haziran 2018 tarihinde aramızdan göçtü. nurlar içinde uyu saffet abi.
palavracı.
Kapalı Maraş olarak bulunan bölgenin gerçek mülkiyetine sahip olduğu iddia edilen kurum.
babutsanın çok olduğu yer.
'ikisi de karanlık basınca doğru evinin yanındaki babutsalıklara gizlenirler."
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
'ikisi de karanlık basınca doğru evinin yanındaki babutsalıklara gizlenirler."
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kayıkları yürütmek için altına konulan yuvarlak ağaç.
Beliğ Paşa Sokak'ta bulunan camii.
İplik pazarı mahallesinde bulunan Turunçlu Camii, inşa kitabesine göre 1240 (1825) yılında Kıbrıs Valisi Seyyid Mehmed Ağa tarafından yaptırılmıştır. Enlemesine dikdörtgen planlı harim bölümü, kuzey-güney yönünde ahşap tavanı taşıyan dört kemer sırası ile beş sahna ayrılmıştır. Yapının mihrabı ve minberi barok Özellikler göstermektedir. Harimin kuzey ve batısını dıştan ” L” şeklinde kuşatan son cemaat revakı sekiz bodur sütun üzerine oturan on sivri kemerlidir. Caminin kuzeydoğu köşesindeki taş minare tek şerefelidir.
İplik pazarı mahallesinde bulunan Turunçlu Camii, inşa kitabesine göre 1240 (1825) yılında Kıbrıs Valisi Seyyid Mehmed Ağa tarafından yaptırılmıştır. Enlemesine dikdörtgen planlı harim bölümü, kuzey-güney yönünde ahşap tavanı taşıyan dört kemer sırası ile beş sahna ayrılmıştır. Yapının mihrabı ve minberi barok Özellikler göstermektedir. Harimin kuzey ve batısını dıştan ” L” şeklinde kuşatan son cemaat revakı sekiz bodur sütun üzerine oturan on sivri kemerlidir. Caminin kuzeydoğu köşesindeki taş minare tek şerefelidir.
Papatyamsı neredeyse her rengi olan çimlenme süresi yaklaşık olarak 10 – 14 gün süren baharın sonu yazın başı gibi ekimi yapılan çiçek. Botanikte zinya (zinnia), Anadolu'da kirli hanım adıyla tanınan bahçe ve saksı çiçeğidir. Kıbrıs ağzında rüstempaşa diye adlandırılır. Yaz boyunca çiçekleri açmaya devam eder.
bir malı söylediği değerden az satmamak.
topraktan yapılmış süt sağma kabı.
çamaşır mandalı; maşa.
ramazan aylarında erkek ya da kadınlarca oynanan bir tür oyun; fincan oyunu.
bir cins iri at.
İri salyangoz.
Rumca: Balligaro
Rumca: Balligaro
ne yazık ki hayatını kaybetmiştir. gelen haberler bu sabah kalp krizi geçirdiğine yönelik. henüz 69 yaşındaydı. Gazetecilikten emekli olsa da toplumsal konulara duyarlılığı ile biliniyordu. Işıklar içinde uyusun.
ayrellinin yumurta, karabiber, tuz kullanılarak yapılan yemeği.
emekli, tekaüt.
(bkz: bastı)
rahmetli her dönemin adamı olmayı başarmıştı.
emreden, zorla yaptıran.
(bkz: onar)
kaplumbağa'ya 'tosbağa', köpeğe'guli', tavuğa 'bulli', ağustos böceğine 'cırlavık', sümüklüböceğe 'garavolli', kertenkeleye 'mişaro', uğurböceğine 'babavura' der.
balığın yanında roka değil, 'golyanduro' arar.
peksemeti çaya batırıp da yer.
çörekte sandviç diye ısrar eder.
'bolibif' ve 'bikla' sız sandviçe sandviç demez.
hellim'e peynir denilmesinden hoşlanmaz ve hellimi her şekilde tüketir; çiğ, kızarmış, ızgara, kebap...
tarhana çorbasına hellim koyar.
karpuzun yanında mutlaka hellim ister.
her yaz birkaç saatini molohiya ayıklamaya adar. evi kötü bir koku sarsa da günlerce o molohiyaların kurumasını bekler.
'macun' yapma alışkanlığından vazgeçtiyse de misafirlerine kendi yaptığı taze sıkılmış limonata ağırlar.
restorantta otururken bile yemek planı yapar.
türkiye'ye gidip de garsondan 'cips' istediğinde karşısına kızarmış patates yerine pakette hazır cips çıkınca şaşırır, anlam veremez.
“ne içersiniz” sorusu yerine “ne dökeyim size” der.
doğada bulduğu her yeşilliği yumurtayla kızartıp yer: yumurta otu, 'ayrelli', kabak, ıspanak...
zeytinyağlı dolmaya yalancı dolma der.
ayçiçek yağına 'fıstık yağı', fıstığa 'gunna' der.
şeftali kebabının muhteviyatında şeftali barındırmadığını bilir.
lor peyniri bilmez, nor bilir.
ekmek kadayıfının içine nor koyar.
'diken inciri' demez, 'babutsa' der.
sucuğa pastırma, pastırmaya da 'kayseri pastırması' der.
sulu muhallebiye gül şurubu döker.
mercimekli pilava 'mücendra' der.
hemen hemen tüm yemeklere 'magi' tavuk suyu tablet ekler.
yeşil zeytine 'çakızdez' der ve servis ederken üzerine sarımsak ile golyandıro tohumu koyar.
damla sakızına 'mezleki' ya da 'baf sakızı' der.
karnıbahara 'çiçek lahanası' der.
enginarın, kabak çiçeğinin dolmasını yapar.
'haşlanmış' kelimesi yerine 'gaynanmış', 'kızarmış' yerine ise ' gavrılmış' kelimelerini kullanır.
'molohiya, kolokas, bidda badadez, lalangı, pastelli, kayık pasta' nedir bilir.
zeytinyağlı yemeklere şeker eklemez.
bullezin biraz daha büyümüş haline kolokas der.
kuru böğrülcenin yanında renga kebabı yer.
kebabı ekmek arası ya da lavaşa sarıp yemeyi reddeder, kebap illa ki pidede olacaktır.
tahınlı bidda, hellimli bidda, zeytinli bidda, çitlembikli bidda pişirir.
kızarmış köfteye 'badades köftesi', hellim böreğine 'soğan böreği'der.
mangal yapmak deyimini kullanmaz, 'kebap yapmak' der.
piknikte mutlaka ama mutlaka kebap pişirir.
katmeri tavada değil de tepside yaparsa adına 'sini katmeri' der.
şamişi ve felafel yemek için bayram yerinin açılmasını dört gözle bekler.
kaynak: ebru cem - babavura - http://ebrubabavura.blogspot.com/
Uzaktan eğitim yöntemiyle faaliyet gösterecek ilk dijital Türk üniversitesi.
https://www.netkent.edu.tr/
https://www.netkent.edu.tr/
kokulu, sarı renkte bir tür erik.
gazeteci yazar kemal can'ın deyimiyle "Toplumsal komplekse tatmin üreten yıkıcı ve yüksek kibir."
ha öyle, ha böyle, ikisi de bir.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
Biz Kıbrıs'ta bisikletin pedalına değil, avakçaya basarız.
Taksi ile giderken viraja girmeyiz, büküme gireriz.
Rüzgardan korunmak için kuytu yerlerde değil, kesman yerde dururuz ve kapının az aralıklı olup olmamasına
değil, gındırık olup olmadığına bakarız.
Taksi ile giderken viraja girmeyiz, büküme gireriz.
Rüzgardan korunmak için kuytu yerlerde değil, kesman yerde dururuz ve kapının az aralıklı olup olmamasına
değil, gındırık olup olmadığına bakarız.
kalın kafalılık, geç ya da güç anlama durumu.
' Her sabah trenler düdüğünü çaldığında
Seni düşüneceğim- aldırmadan insanlara-
Otobüsler geçecek o caddeden
Seni soracağım Dikili Taşa her sabah
Tam sekize üç kala...
Her sabah çay içtiğin örgütte
Bakışlarım gezinecek seni ararcasına
Ezileceğim taşıtların gürültüsünden
Seni arayacağım yine
Köşedeki boyacıya seslenirken
Tam sekize üç kala.. '
( Sekize Üç Kala , 1970 )
Seni düşüneceğim- aldırmadan insanlara-
Otobüsler geçecek o caddeden
Seni soracağım Dikili Taşa her sabah
Tam sekize üç kala...
Her sabah çay içtiğin örgütte
Bakışlarım gezinecek seni ararcasına
Ezileceğim taşıtların gürültüsünden
Seni arayacağım yine
Köşedeki boyacıya seslenirken
Tam sekize üç kala.. '
( Sekize Üç Kala , 1970 )
çobanların kullandığı ucu küçük tüp biçiminde değnek.
doğmak.
KKTC'nin ilanında sonra kurulan 24. hükümetin başbakanı olarak görev yapmıştır. Kıbrıs Türk Federe Devleti'ni de hesaba katarsak aslında 31.hükümetin başbakanıdır.
Kaynak. tık tık
Kaynak. tık tık
Kuzey Kıbrıs'ta yayın yapan özel televizyonlara verilen devlet katkı payının azaltılması sonucu türksat kirasını ödeyemeyerek uydudan düşen televizyon kanalı. Yayınlarını facebook, youtube, tv plus, tivimivi ve kuzeykibrissmarttv gibi platformlardan yapacaklar. (bkz: kanal sim).
ham, olgunlaşmamış incir.
efkaliptos, sıtma ağacı. okaliptüs. (bkz: efkaliptüs)
Kıbrıs Türk Gazeteciler Cemiyeti'nin kurucu başkanı da olan Hikmet Afif Mapolar, Başpiskopos Makarios'un, İngiliz yönetimi tarafından Şeysel Adaları'na sürgün edilmesi haberini, haber henüz kesinleşmeden ilk kez, Ajans Türk kanalıyla dünyaya duyuran isimdir.
Ağustos böceği.
Rumca: ζίζιρος (ziziros)
Rumca: ζίζιρος (ziziros)
1. tahıl mantarı hastalığı yapan bir tür böcek.
2. ağır, boğucu hava.
2. ağır, boğucu hava.
papaz
gabbarın taze, yeşil filizleri; çiçek açmamış kozası (gutruyi) ya da küçük, ince bir hıyarı andıran ama yeşilken meyvesinden (hiyarcık, karpuzcuk, gebre) sirkeyle yapılan turşu.
1500'lü yılların sonlarına doğru osmanlı'nın adayı ele geçirmesinden sonra kıbrıs'a gelmişlerdir. Kıbrıs'ın çeşitli bölgelerinde yaşarken 1974'ten sonra kuzeye göç ettiler. kıbrıs'ın kuzeyinde olmak kaydıyla nüfusları yaklaşık olarak 4-5 bin kişi olarak tahmin edilmektedir. kuzey kıbrıs'ta yaşayanlar kendilerini etnik köken bakımından türk ve müslüman olarak nitelendirmekteler.
"Ülkede yaşanan sıkıntılardan son 30 yılda hükümet eden o mecliste oturan ve 1 saman balyasını 2 eşeğe pay edemeyen 50 vekil ve tüm partilerin ortak suçudur."
Mehmet Saydam
Mehmet Saydam
cinsel içgüdüleri toplum ve ahlâk kurallarına aldırmadan dışarı vurmak.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
tembel, uyuşuk. ayrıca başıboş köpek.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?


