4 eylül 2021 ceberitarık türkiye maçı

mamur
FIFI Wild Cup 2016 yılında UEFA'nın tanımadığı ülkelerin oluşturduğu NF-BOARD çatısı altında düzenlenmişti. Biz Cebelitarık ile yarı final karşılaşmasında mücadele etmiş ve Ali Oraloğlu ile Dylan'ın kendi kalesine attığı golle 2-0 kazanmıştık.

alaattin çakıcı

blue
cezaevinden tahliye olduktan sonra ilk iş mhp genel başkanı devlet bahçeli'yi, ardından da beraberinde eski mhp milletvekili ve emekli asker engin alan'ın yanı sıra susurluk sürecinin önemli isimlerinden korkut eken'le birlikte eski içişleri bakanı mehmet ağar'ı bodrum'daki yalıkavak marina'da ziyaret edip fotoğraf çektiren yeni rotası kıbrıs olduğu idda edilen mafya babası.

çakıcı'nın kıbrıs'ta vakıflara ait olan ve şu an ömer lütfü topal'ın oğlunun elinde olan jasmine court motel'i aldığı idda ediliyor.

vretça

beytambal galsin
Baf Bölgesinde, Trodos dağının güney eteklerinde Cilinya köyünün üç kilometre kuzeydoğusunda yer alan bir köydür. köyün adı 1958 yılında değişerek “dağın üstesinden gelen kişiler” anlamına gelen Dağaşan adını aldı.

furma

kibris sozluk
sıcak ülkelerde yetişen, hurmalar familyasının örnek bitkisi olan, gövdesi sütun biçiminde, yaprakları büyük ve dikenli ağaç. phoenix dactylifera. hurma ağacı.

sevil emirzade

goncoloz
tiyatro oyunu yazarı ve kültür insanı.
19 Temmuz 1948'de Kıbrıs'ın Arçoz (Yiğitler) köyünde doğar. Emirzade'nin, tiyatro ile ilk tanışması, İlkokul sıralarında başlar. Lefkoşa Türk Kız Lisesi-Ortaokul sıralarında seslendirme çalışmalarına aralıksız devam eden Emirzade, 1963'den sonra 'Kıbrıs Türk Mücahidinin Sesi- Bayrak Radyosu'ndaki radyo temsillerinde ve çeşitli programlarda bu görevini sürdürmüştür.

1997 yılında annelik özlemi adına B.R.T.K' dan ayrılmak zorunda kalsa da çeşitli kurum ve kuruluşların kültür sanat etkinliklerinin aranan ismi olur. İlkokul yıllarında başlayan tiyatro serüveni, Yakın Doğu Üniversitesi'nin, Sahne Sanatları Fakültesi, Dramatik Yazarlık bölümünden aldığı birincilik ödülü ile perçinleşir. Bedel, Batmayan Güneşin Karanlığı ve İsyan Mitos Boyut Yayınları tarafından basılmış oyunlarıdır. Yazarın her üç oyunu da Türkiye Devlet Tiyatroları Repertuvarı'na alınmıştır.

Sevil Emirzade'nin 1930-1968 yıllarında öğretmen olan babasının öğretmenlik anılarını, onun meslektaşları, öğrencileri ve diğer yakınlarıyla yaptığı röportajlarla elde ederek, kitabını 1000'e yakın çoğu eski resim ve belgeyle genişleterek tamamladığı “1908'den Günümüze İzler” 'Hilmi Damdelen-Öğrencileri ve Ailesi', adlı kitabı da vardır.

girne kalesi

ganca
Girne Kalesi Kıbrıs'taki en görkemli yapılardan birisidir. Kale bugünkü biçimine ulaşıncaya değin pek çok değişiklik geçirmiştir. Söz konusu değişiklikler temelde üç evreye ayrılır. Girne Limanının doğusunda yer alan bu kalenin tespit edilebilen ilk evresi 7.yy'a aittir. Söz konusu dönemde ortaya çıkan Arap akınlarına karşı kenti savunmak amacı ile adayı yönetmekte olan Bizanslılar tarafından inşa edilen ilk kaleye ait çok az kalıntı mevcuttur. Kale bugünkü formuna büyük ölçüde ikinci evrede, ada Lüzinyanların hakimiyetinde iken 1208-1211 yılları arasında ulaşmıştır. 14. yüzyılda Venedik saldırıları ile hasar gören kale, 1491'de adanın Venediklilerin eline geçmesinin ardından yapılan son eklemelerle de bugünkü biçimine kavuşmuştur. Kuzeybatı ve güneydoğuda yer alan kuleler Venediklilerin Osmanlılara karşı kaleyi sağlamlaştırmak üzere bu evrede yaptığı eklemelerdendir. Bu önlemlere karşın kale, 1570 yılında, Lefkoşa'daki Osmanlı zaferinden sonra direniş gösterilmeden Osmanlılara teslim edilmiş, bu sayede olması muhtemel bir muharebe nedeni ile zarar görmemiştir.

Kale kareye yakın bir plana sahiptir. Her bir köşede birer kule yer alır. Kalenin güney ve batısı derince bir hendek ile, kuzeyi ve doğusu deniz ile çevrelenmekte, giriş kuzeybatı tarafta bir köprü vasıtası ile sağlanmaktadır. Kalenin içinde kuzey batı bölümde 1100'lü yıllarda yapıldığı sanılan bir Bizans kilisesi (St. George Kilisesi) yer alır. 1570 yılında Kıbrıs'ın Osmanlılar tarafından fethi sırasında şehit düşen Osmanlı Amirali Cezayirli Sadık Paşa'nın lahiti de kalenin giriş bölümündeki rampanın hemen kenarında yer almaktadır. Kalenin içerisinde yer alan sergi salonlarında, Girne açıklarında ele geçen batık gemi ve elde edilen buluntuların yanı sıra, yine Girne çevresindeki kazılarda ele geçen çeşitli Arkeolojik kalıntılar sergilenmektedir. Bununla birlikte kalenin birçok noktasında, kalenin geçirdiği tarihsel süreci ziyaretçilere aktarmayı hedefleyen çeşitli canlandırmalar da yer almaktadır.

Günümüzde yat limanı olarak kullanılan Girne Limanı, Kuzey Kıbrıs'a ilişkin en tanınmış panoramalardan birisini oluşturan bir güzelliğe sahiptir. Limanın geçirdiği çeşitli evreleri gösteren dalgakıran ve deniz fenerlerinin yanı sıra, St. Hilarion kalesi ve Beşparmak Sıradağlarının semer biçimindeki sırtlarının oluşturduğu fonun bu güzelliğe büyük bir katkısı olduğu şüphesizdir. Bir yanda kolossal yapısı ile Girne kalesi, bir yanda eski liman yapıları, eski bir kilisenin çan kulesi ve eski bir cami minaresi ile Girne'nin bu profili adanın geçmişinden bir kesit gibidir. Limanı çevreleyen ve orjinal biçimleri bozulmadan kalmış çeşitli yapılar, günümüzde cafe, bar, restaurant olarak hizmet vermektedir. Bu binalar arasında yer alan ve 18. yy'a ait bir Kıbrıs evi olan birisi günümüzde Halk Sanatları Müzesi olarak kullanılmaktadır. Giriş katında zeytinyağı mengeneleri, karasaban, tezgah, küp ve döven gibi hasatla ilgili tarım araçları bulunmakta, üst katta ise geleneksel el sanatı örnekleri sergilenmektedir. Bunlar arasında tığ işleri, yatak ve masa örtüleri, yün çorap, oymalı sandıklar, gelinlikler ve dolaplar yer alır.

Girne Kalesi, kentin savunmasında tek başına bir fonksiyona sahip olmayıp aslında bir iç kaledir. Kenti çeviren surlardan günümüze çok az bir kısım ulaşmıştır ve bunlar üç kuleye aittir. En sağlam korunmuş olanı, The Round Tower olarak bilinen kuledir. Bu kule Ziya Rızkı Caddesi üzerinde, Bandabuliya'nın karşısında yer alır. Söz konusu yapı, kentin savunmasını güçlendiren Lüzinyanlar tarafından 1300 yılı civarında inşa edilmiştir. Venedikliler de, orijinalde Bizans dönemine dayanan bu savunma sistemini genişletmiştir. Ada Osmanlıların eline geçtikten sonra surlar önemini yitirmiş ve kent surların dışına doğru genişlemiştir. Görülebilecek durumda olan diğer kule Bandabuliya'dan limana inen sokak üzerinde, sonuncusu ise Girne Marinasının güneybatı köşesinde yer alır. The Round Tower, 1987 yılında geçirdiği restorasyonun ardından sanat galerisi olarak hizmet vermektedir.
Ticaretin merkezinde bir ada olduğu için tarih boyu korsanlar ve savaşlar eksik olmamış. Bundan dolayı dönem dönem eklemeler ve güçlendirmeler ile bu gün oldukça büyük bir kale halini almış. Girne Kalesi büyük olduğu kadar içinde sergilediği eserlerle de değerli. Baştan aşağı hakkını vererek gezmek için bir günü kaleye ayırmak lazım.

cemaliye kıyıcı

goncoloz
kıbrıs türklerinin ilk mezzo soprano'sudur.

3 ekim 1940 yılında mağusa'da dünyaya geldi. doğum kaydında cemaliye irfan olan adını 1974 sonrasında soyadı kanunuyla beraber cemaliye peksoylu olarak değiştirdi. evlendikten sonra eşinin soyadını aldı. ekonomik zorluk içinde geçen çocukluğunun ardından sesinin güzelliği mağusa namık kemal ortaokulu'nda müzik öğretmeni olan sıtkı özkay'ın dikkatini çekti. onun da yönlendirmesi ile 1955 yılında ankara devlet konservatuarı opera-şan bölümü'ne girdi. 1960 yılında ankara devlet operası'na kabul edildi.

türkiye ve dünyanın pek çok ülkesinde opera, oratoryo ve konserlerde yer aldı. giuseppe verdi'nin aida operasını türkçe ve italyan'ca olarak icra etti. aida operasında 50'nin üzerinde sahne aldı. yine kendi gibi opera sanatçısı olan 2 çocuğu vardır. cenap kıyıcı ile eralp kıyıcı.
“önce sanat, aşksa aşk ama önce sanat. ağladım, zırladım ama sanatımı bırakmadım.” diyen, eşinin “ya ben, ya sahne” restine “sahne” diye cevap veren sanatçı cemaliye kıyıcı 3 haziran 2016 günü 76 yaşındayken aramızdan ayrıldı.

https://www.trtdinle.com/playlist/ahmet-adnan-saygun-3136431?id=1627631


cemal togan

mengene
15 nisan 1912'de lefkoşa'da doğdu. eğitimini lefkoşa'daki ingiliz okulunda tamamladıktan sonra, önce bakkal, daha sonra ise tuhafiye dükkanı açtı. cemal togan'ın babası sadi bey büyük han'da aşçılık yaptığından dolayı, cemal bey'de ilk dükkanını Büyük Han'ın köşesinde açtı. işini geliştirebilmek amacıyla 1943 yılında beyrut'a giderek adaya oradan çeşitli tuhafiye eşyaları ithal etti.

1945 yılında, ikinci dünya savaşı'nın da etkisiyle tuhafiyecilik işine son vermek zorunda kaldı. kıbrıs türkleri için ilk defa adaya düzenli olarak türkiye'den filmler getirtmeye başladı. gösterime girecek sinema filmlerini halka duyurmak için renkli afişleri basmak amacıyla matbaacılık işine girdi.

1947 yılında büyük han'ın köşesindeki dükkanına birkaç tane baskı ve keski makinesi koyarak işe başladı. kurduğu matbaada sadece afiş değil, okul yıllıkları, dergiler, takvimler, düğün davetiyeleri basmaya başladı. bu matbaanın gelişmesi, gazete çıkarmak isteyen kişiler içinde önemli bir gelişme oldu. bu kişilerin ilki ahmet muzaffer gürkan'dır. Gürkan'ın isteği üzerine toganların matbaası ilk kez gazete basmaya başladı. böylece film afişleri basmak için matbaa açan cemal bey artık yaptığı işler arasına matbaacılığı da eklemiştir.

26 ekim 1951 günü, cemal togan'ın yazdığı başyazıyla yayın hayatına başlayan bozkurt gazetesi, 19 ağustos 1988'de yayın hayatına son vermiştir.

Cemal Togan 1992 yılında hayata veda etmiştir.

molla

kibris sozluk
1839 Tanzimat Fermanı'na kadar, Kıbrıs'ta adalet işleri, İstanbul tarafından tayin edilen ve molla diye de çağrılan bir başkadı ve 15 kazada onun adına görev yapan kadı naibleri tarafından idare edilmiştir

kıbrıs arama kurtarma derneği

ad victoriam
bugün 'sebil' isimli bir yaşındaki arama kurtarma köpeğini bünyesine katmış arama kurtarma derneği. 7 Nisan 2023 tarihinde tescillenmiş derneğin başkanlığını muhammet öksüzali başkan yardımcılığını ise göker reşat özdemir yapmaktadır.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol