(bkz: amberebulya)
Merit Oteller Grubu sahibi olan Besim Tibuk'un oğlu Murat Besim Tibuk 2020 Nisan ayında özel Uçak ile Ercan'a gelmesi ve daha önce karantina oteli olmayan Merit otellerinden birine yerleşmesine 4 bin kit karşılığında Sağlık Bakanlığı'nın izin verdiği iddiası gerginlik yaratmıştı.
Zaman ayarını tutturamayan dengesiz kişi.
Küçük çocuk, bacaksız.
verimli.
aptal.
"hahasın dibelik!"
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
"hahasın dibelik!"
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
çok ufak parçalar haline getirmek, parçalamak; bir kaza sonucu çok yara almak.
içkili ve yemekli eğlence yeri.
aynı çeşit dükkânların bulunduğu yer.
çok fazla kan akıtıp insan yaralayarak öldürmeyi alışkanlık etmek.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
1. Anormal durum. fasariya
'Fasariyalar başladıydı şu, ben Türkiya'daydım.''
2. sorun.
''Dikelya'ya girerken polis vardı. Fasariya çıkaracak diye korktum.''
3. boş iş, uğraş, fasarya.
''Ma ne uğraşın bu fasariya işila da eline bişey geçmeyecek ya."
'Fasariyalar başladıydı şu, ben Türkiya'daydım.''
2. sorun.
''Dikelya'ya girerken polis vardı. Fasariya çıkaracak diye korktum.''
3. boş iş, uğraş, fasarya.
''Ma ne uğraşın bu fasariya işila da eline bişey geçmeyecek ya."
üstünkörü tamir, onarım.
1. kocakarı olmak..
2. abartılı süslenip, boyanan kadın. 'ya çok güzel oldun, aynı abbas'ın şerif'e benzedin.'
kaynak. hakeri'nin kıbrıs sözlüğü
2. abartılı süslenip, boyanan kadın. 'ya çok güzel oldun, aynı abbas'ın şerif'e benzedin.'
kaynak. hakeri'nin kıbrıs sözlüğü
özellikle, bilerek, kasten.
yapılan küçük bir iyilik karşılığında verilenin çok fazla olması.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
(bkz: gufi)
çalışmadan, hiçbir şey üretmeden ortalıkta gezinen kişi.
sarımsak ve etle yapılan bir tür yemek.
perakende satmak.
begonyagillerden küçük sarı renkli, çokum çiçekli, çit olarak ekilen bir süs bitkisi.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
ballı börek.
meşin torba.
işten kaçmak için nedenler ileri sürmek ya da belirsiz yanıtlar vermek.
1940 yılında Baf'ın Vretça köyünde doğdu. 1961-75 yıllarında ortaöğretim okullarında İngilizce öğretmenliği yaptı. 1975'te Kıbrıs Türk Federe Devleti Kurucu Meclis üyesi oldu. 1976-96 yıllarında Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı olarak görev yaptı. 1995'te Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı oldu 1997 yılında çeşitli nedenlerle CTP'den ayrılarak Yeni Kıbrıs Partisi'ne katıldı. Bu süreçte Yurtsever Birlik Hareketi'nin sonra da Birleşik Kıbrıs Partisi'nin kurucuları arasında yer aldı. 22 Kasım 2005'te vefat etmiş olan Özker Özgür, dergi ve gazetelerde makale yazıları bulunan, toplumsal konulara karşı duyarlı çok değerli bir aydın ve siyaset adamıydı.
Eskiden çamaşır yıkamakta kül suyu kullanılmakta idi. Su, içindeki külle karıştırılıp kaynamaya bırakılırken, 'Gocam beni seversa bu su köpüreceg.' denilmekte ve buna olan inanç dile
getirilmekteydi.
kaynak: Naziyet Gencay
getirilmekteydi.
kaynak: Naziyet Gencay
kuvvet, güç.
her işin bir karşılığı, bedeli olduğunu belirten deyim.
Bugün aramızdan ayrıldığı haberini aldığımız araştırmacı yazar.
Hasan Karlıtaş'ın ifadesiyle "bir yıldız kaydı". her sohbetimizde kafama AnaBritannica ansiklopedisi düşüyormuş gibi olurdu.
Konulara hakimiyeti, espriyle karışık yaptığı analizlerle ufkumuzu genişletirdi.
Tam bir kıbrıs sevdalısıydi. Işıklar içinde uyu nazif abi.
Hasan Karlıtaş'ın ifadesiyle "bir yıldız kaydı". her sohbetimizde kafama AnaBritannica ansiklopedisi düşüyormuş gibi olurdu.
Konulara hakimiyeti, espriyle karışık yaptığı analizlerle ufkumuzu genişletirdi.
Tam bir kıbrıs sevdalısıydi. Işıklar içinde uyu nazif abi.
kıbrıs türk toplumunun her 10 kasım'da hüzünlendiği, her 23 nisan'da çocuklar gibi sevindiği, her 19 mayıs'da gençleştiği, ilkelerini ve hedeflerini benimsediği türkiye cumhuriyeti kurucusu. ulu önder.
erken üremeye başlayıp etrafı sarmak.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
(bkz: sakko)
Lefkoşa'nın kuzey doğusunda Lefkoşa'yla birleşik olan bir kasaba. Venedik Dönemi'ndeki ismi Ara'dır. Gönyeli olarak kuruluşunun Kıbrıs'ın Osmanlı tarafından fethiyle birlikte 1571 yılında gerçekleştiği kabul edilmektedir.
Gönyeli'nin Osmanlı'dan kalma ataları , Padişah II. Selim'in fermanıyla Konya ve Anamur bölgelerinden nüfus aktarımı çerçevesinde Kıbrıs'a gönderilmiş olan Türkmenlerdi. Gönyeli 'ye yerleşen ilk aileler ise Anamurlu Kurt Ali ve Konya Ovası'ndan Aksaraylı Mehmet Efendi'dir. Anamurlu Kurt Ali; kısa boylu ve çarpık ayaklı, Aksaraylı Mehmet Efendi ise uzun ve beyaz tenlidir. Anamurlu Kurt Ali köyün batısına, Aksaraylı Mehmet Efendi ise köyün doğusuna yerleşmiştir.
köyün adı ile ilgili bir başka iddia da fetihten sonra Osmanlı Valilerinden birinin adayı ziyaret ettiği esnada Gönyeli Köyü'ne uğradığı ve orda kendini dinlemeye gelen insanların ellerine bakarak; "Bu insanlar, 'Gön elli' insanlar" dediği ve köyün adının "Gönelli" olduğudur. Gönelli; "Gönyelili" ve daha sonra da "Gönyeli" olarak kalmıştır. köyün adı ile ilgili birkaç iddia daha bulunmaktadır. Birincisi, Kıbrıslı Rumlar'ın bu bölgeye Konya'dan gelen kişilerin yerleştiğini bildiklerinden buraya "Konyalı" anlamındaki "Gonyalı" ismini verdikleri ve bunun zamanla "Gönyeli"ye dönüşmüş olduğudur.
1958 yılında Türkiye Harp Okulu öğrencilerinin Gönyeli'ye ziyarete geldiği dönemde kısa bir süre de olsa "Gönyeli" adının "Harbiye" adı ile değiştirilmiştir. Daha sonra tekrar "Gönelli" ismini alan köye, Türkiye'nin yeni başbakanı Adnan Menderes'in soyadı olan "Menderes" ismi verilmiştir. Ancak 1960 yılından sonra "Menderes" ismi yeniden "Gönyeli" olarak değiştirilmiştir.
Kurulduğu yıllarda çorak ve susuz olan Gönyeli' de insanlar yılmak bilmeden çalışmış, toprakla, hayvancılıkla uğraşmış, kerpiçten evler yapmış, kısıtlı kuyu sularının çok tuzlu olmasına aldırmadan suyu bekletip tülbentten süzerek içme suyu olarak kullanmıştır. Ayrıca eşeklerle Alayköy yakınlarındaki bir kuyudan su getirerek, su ihtiyacını karşılamaya çalışmıştır. Kendi taşını, toprağını, kayalarını çıkararak işlemiş, kullanmış ve satmıştır. Kısacası Gönyelililer, kendi yağıyla kendi ciğerini kavurmuş, imece usulüyle dışa ihtiyaç duymadan içe dönük biçimde yıllar boyu bu topraklarda yaşamlarını sürdürmüştür.
Gönyeli'nin Osmanlı'dan kalma ataları , Padişah II. Selim'in fermanıyla Konya ve Anamur bölgelerinden nüfus aktarımı çerçevesinde Kıbrıs'a gönderilmiş olan Türkmenlerdi. Gönyeli 'ye yerleşen ilk aileler ise Anamurlu Kurt Ali ve Konya Ovası'ndan Aksaraylı Mehmet Efendi'dir. Anamurlu Kurt Ali; kısa boylu ve çarpık ayaklı, Aksaraylı Mehmet Efendi ise uzun ve beyaz tenlidir. Anamurlu Kurt Ali köyün batısına, Aksaraylı Mehmet Efendi ise köyün doğusuna yerleşmiştir.
köyün adı ile ilgili bir başka iddia da fetihten sonra Osmanlı Valilerinden birinin adayı ziyaret ettiği esnada Gönyeli Köyü'ne uğradığı ve orda kendini dinlemeye gelen insanların ellerine bakarak; "Bu insanlar, 'Gön elli' insanlar" dediği ve köyün adının "Gönelli" olduğudur. Gönelli; "Gönyelili" ve daha sonra da "Gönyeli" olarak kalmıştır. köyün adı ile ilgili birkaç iddia daha bulunmaktadır. Birincisi, Kıbrıslı Rumlar'ın bu bölgeye Konya'dan gelen kişilerin yerleştiğini bildiklerinden buraya "Konyalı" anlamındaki "Gonyalı" ismini verdikleri ve bunun zamanla "Gönyeli"ye dönüşmüş olduğudur.
1958 yılında Türkiye Harp Okulu öğrencilerinin Gönyeli'ye ziyarete geldiği dönemde kısa bir süre de olsa "Gönyeli" adının "Harbiye" adı ile değiştirilmiştir. Daha sonra tekrar "Gönelli" ismini alan köye, Türkiye'nin yeni başbakanı Adnan Menderes'in soyadı olan "Menderes" ismi verilmiştir. Ancak 1960 yılından sonra "Menderes" ismi yeniden "Gönyeli" olarak değiştirilmiştir.
Kurulduğu yıllarda çorak ve susuz olan Gönyeli' de insanlar yılmak bilmeden çalışmış, toprakla, hayvancılıkla uğraşmış, kerpiçten evler yapmış, kısıtlı kuyu sularının çok tuzlu olmasına aldırmadan suyu bekletip tülbentten süzerek içme suyu olarak kullanmıştır. Ayrıca eşeklerle Alayköy yakınlarındaki bir kuyudan su getirerek, su ihtiyacını karşılamaya çalışmıştır. Kendi taşını, toprağını, kayalarını çıkararak işlemiş, kullanmış ve satmıştır. Kısacası Gönyelililer, kendi yağıyla kendi ciğerini kavurmuş, imece usulüyle dışa ihtiyaç duymadan içe dönük biçimde yıllar boyu bu topraklarda yaşamlarını sürdürmüştür.
turuncu saçlı.
her yapılan işin sonucunun kötü bitmesi.
korlaşmış kömür üzerine olgunlaşmış harnup meyvesinin çift taraftan konularak kızartılması hazırlanan yemek.
cinsel ilişkiden başka şey düşünmeyip bu amacı için toplum içinde dolaşan (kimse).
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kahvesi bol ya da büyük fincanda kahve. okkalı kahve.
tümsek, teras; iki tarlayı birbirinden ayıran sınır, kenar; toprak aşınmasını önlemek için yapılan set.
1974 öncesi Kıbrıs'ta kullanılan en küçük para birimi.
irileşmek, büyümek.
25 haziran tarihinde yapılacak ara seçimde demokrat parti tarafından aday gösterilen eski Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Müsteşarı.
elektrik ampulünün takıldığı bakır ya da pirinçten yivli yer. duy.
öfkeden dolayı homurdayan.
yaygaracı, huysuz kimse.
Niye işlemeyip aylak aylak dolaşıyor anlamında kullanılan "baderi mi çekecek?'' deyiminde geçer. (Mustafa Gökçeoğlu).
Rumca: (πάτερα) badera : Ahşap kiriş döşeme; değirmen taşının altına konulan ağaçlar.
Kaynak: Erkan Manavoğlu
Rumca: (πάτερα) badera : Ahşap kiriş döşeme; değirmen taşının altına konulan ağaçlar.
Kaynak: Erkan Manavoğlu
bir çeşit hamur tatlısı.
yeşil zeytinlerin çiğ olarak ezilmesiyle elde edilen yağ.
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
derme çatma yapı, baraka.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

