aşağı, aşağıya.
toprağı kazmaya yarayan alet.
oraya.
çünkü, şundan dolayı; oradaki, yanındaki, şu ki.
domates.
maya koymak, damlatmak, mayalamak.
(bkz: litsa)
oyların yüzde 43.73'ünü alarak milletvekili seçilmiştir. Böylelikle Cumhuriyetçi Türk Partisi Meclis'teki sandalye sayısını 19'a yükseltti.
Asil Nadir'in Türkiye basın camiasındaki macerasıyla paralel zamanlarda Kuzey Kıbrıs'ta faaliyet göstermeye başlayan Kıbrıs Gazetesi bir zamanlar siyasi gündeme yön veren gazetelerden biriydi. Basıldığı ilk günlerde 15 bin tirajı yakalamış zaman zaman 20 bin tirajı zorlamıştı. Bu dönemde gazetede çalışanların maaşları ortalamanın üstünde özlük hakları ise basın sektörü için örnek gösterilecek seviyedeydi.
Asil Nadir'in İngiltere'de tutuklu kaldığı sıralarda gazeteyi Nadir'in kardeşi Bilge Nevzat yönetmişti. Gazete bir süre sonra Asil Nadir'in genç eşi Neriman Nur Bedri Nadir'in kontrolüne geçti. Bu zaman zarfında başta yazar kadrosu olmak üzere pek çok çalışan Kıbrıs gazetesi ile yolarını ayırdı.
Son zamanlarda kurum içi çekişmelerin yaşanmasıyla beraber teknolojik yatırımların yapılmaması nedeniyle gazete ciddi tiraj kaybı yaşadı. Bunun sonucu olarak gazete okuyucusunu kaybetmeye başladı. Ancak gazetenin prestiji nedeniyle pek çok kişi ve kurum gazeteyi satın almak istedi. iş insanı Besim Tibuk da bir dönem Kıbrıs gazetesinin Yayın yönetmenliğini de yapmış olan Reşat Akar'ı aracı yaparak gazeteyi satın almak istemiş ancak teklif reddedilmişti.
Şimdi ise Kıbrıs Medya Grubu'nun Türkiye kaynaklı bir şirkete satılması gündemde. Geleneksel medyanın sosyal medyaya yenilgisini yaşadığımız günlerde üzücü bir haber.
Asil Nadir'in İngiltere'de tutuklu kaldığı sıralarda gazeteyi Nadir'in kardeşi Bilge Nevzat yönetmişti. Gazete bir süre sonra Asil Nadir'in genç eşi Neriman Nur Bedri Nadir'in kontrolüne geçti. Bu zaman zarfında başta yazar kadrosu olmak üzere pek çok çalışan Kıbrıs gazetesi ile yolarını ayırdı.
Son zamanlarda kurum içi çekişmelerin yaşanmasıyla beraber teknolojik yatırımların yapılmaması nedeniyle gazete ciddi tiraj kaybı yaşadı. Bunun sonucu olarak gazete okuyucusunu kaybetmeye başladı. Ancak gazetenin prestiji nedeniyle pek çok kişi ve kurum gazeteyi satın almak istedi. iş insanı Besim Tibuk da bir dönem Kıbrıs gazetesinin Yayın yönetmenliğini de yapmış olan Reşat Akar'ı aracı yaparak gazeteyi satın almak istemiş ancak teklif reddedilmişti.
Şimdi ise Kıbrıs Medya Grubu'nun Türkiye kaynaklı bir şirkete satılması gündemde. Geleneksel medyanın sosyal medyaya yenilgisini yaşadığımız günlerde üzücü bir haber.
gömlek yakalarının kirlenmesini önlemek için boyuna bağlanan bez parçası.
birden oluşan topluluk, küme, demet.
meşrubat içmede kullanılan kamış.
kafa, baş.
1951 yılında kurulmuş Avrupa'da kurulan en eski Türk kuruluşudur.
Kıbrıs Türk Cemiyeti Türk okullarının kurulmasında öncülük etmiştir. Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında etkin faaliyetler gerçekleştirmiştir.
Kıbrıs Türk Cemiyeti Türk okullarının kurulmasında öncülük etmiştir. Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında etkin faaliyetler gerçekleştirmiştir.
Mormenekşe, güneyden Larnaka kazasına bağlı Mormenekşe köyünden ve ayrıca Softalar köyünden gelenlerin yerleştirildiği bir köydür. Enginar yetiştirme geleneğini de beraberlerinde getirdiler.
Alıntı: Ufuk Ozaktanlar
Alıntı: Ufuk Ozaktanlar
Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın ile birlikte oluşturdukları Yeşilçam Sineması'nın “dört yapraklı yoncası”nın bir yaprağı koptu.
güle güle fato.
güle güle fato.
buğday, arpa gibi bitki saplarının boğum yerleri.
incirin mancillası
buğdayın adilası
falanı sorarsanız
filanın hacinası
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
incirin mancillası
buğdayın adilası
falanı sorarsanız
filanın hacinası
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
bir kumarcının kağıtlarını görmeden, sezgisiyle büyük oyuna girmesi.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
bir ekmek batıracak kadar, azıcık; sulu yemek.
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
kargagiller familyasından uzun kuyruklu kuş türlerini kapsayan bir tür kuş. saksağan.
bir şeyi yerli yersiz şekilde araştırmak anlamında kullanılır. ayrıca herhangi bir şeyi sonuna kadar tüketmek, bitirmek anlamı da vardır.
Karmi köyünün yanında gerçekleştirilen arkeolojik kazılar sonucu Orta Tunç devrine ait kayaya oyulmuş oda mezarları saptanmıştır. Bu mezarların koridorundaki insan figürü kabartmasının, adada yapılan en eski insan figürü kabartması olduğu ve bereket tanrıçasını simgeleme olasılığı bulunduğu kaydedilmiştir. Ölü armağanı olarak kabul edilen mezarlardaki buluntular arasında mavi fayans boncuklar ile Girit Minos uygarlığına ait kaplar saptanmıştır. Ele geçen buluntuların Lapithos'daki gemilerde çalışan gemicilere ait olabilecekleri üzerinde durulmuştur. Bu verilere dayanarak Kıbrıs insanlarının ticari ilişki içinde bulundukları komşu ülkeler de belirlenebilmiştir.
(bkz: leymosun sancak radyosu)
sıkıntı ve işlerin çokluğundan yoğunlaşan konuların dışında başka şey düşünememek.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
bir insanın iyi ya da kötü olduğunu anlamanın kolay olmadığını belirtir.
tüm kıbrıs'ı ağlatıp yasa boğan #isiaskatillericezalandırılsın
öfkelenen, sevinen ya da heyecanlanan birisinin yavaş yavaş bu durumdan uzaklaşır duruma gelmesi.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
Sokaktan eve girilen kapı.
Kıbrıslı nedir diyenlere,
"15 dakikalık yol olan Lefkoşa-Girne arasındaki mesafeyi gözünde büyütür.
Yemeği servis etmez, “kurtarır”. Yemeği ısıtmaz, “gızdırır”.
Nazardan korunmak için kurşun döktürmez, buhurdanlıkta zeytin dalı yakar ve tütünür.
Fırını açmaz, “yakar”.
Sıvıları huni ile değil, “foniynan” döker.
Düğünlerde basdiş ağırlar.
Sac levhaya “lamarina” der.
Oyalanmak demez, “gurdalanmak” der.
Eski püskü şeylere “gurrada” der.
Kızdığı bir kişiye “koştur Digoma'ya gadar” der.
Saçına kurdele değil, “mantin” bağlar.
“İşte orada” demez, “aha oraşda” der.
Gaz lambasını gaz yağı ile değil “lambasuyuynan” yakar.
“Dövmek” kelimesini galibiyet anlamında kullanır.
Torununa “angonim” der.
Parfüm sürdüm” demez, “koku süründüm” der.
Eskiden “n'oldu be sör” derdi, şimdi moda “napan gardaş” demek.
Yengesine “genabla”der.
Tavuğu yıkarken “bibincalarını” koparır, sonra da “gabirgas” eder.
Ürperdiği zaman tüyleri diken diken olmaz, tüyleri “galkar”.
Kalitesiz nesnelere de kişilere de “ısgarta” der.
Ufak bir çocuğa “çişin var mı” diye soru sormaz, “işendimin” ya da “bişşan var mı” diye sorar.
Birisinin saçları çok kıvırcıksa “gap teli gibi saçları” der.
Bisikletin selesine “velesbidin sellası” der.
Futbolculara “topcu”, raptiyeye “pünez” der.
Sigarasını küllükte değil “taplada” söndürür,
Kımıldama demez, “gıbırdanma” der.
Kanepeye uzanmaz, “gannebbaya yatır”.
Battaniye değil “pataniya” örtünür.
Papaza “popaz”, rum kadınlarına “cira” der.
Lapsana, gazayağı, gabbar, ayrelli ya da buğday çiçeği mantar toplamak için dağlara çıkar.
Su borularına “solina” der.
Çeyrek demez, “urup” der.
Bisküvi demez, “ pisgot” der.
Dondurmayı külahta değil, “pisgodda” yer.
1974'den önce Evinin Kapısını kilitlemez Arabasını hiç kilitlemezdi.
Atatürk ilkeleri ilkeleridir ''Biz ezelden beri hür doğduk hür yaşarız'' için ömür boyu kul olmamak adına savaştık, Laik'iz dini Devlet işlerimize karıştırmayız. Karıştırmayacağız. E bu gadarcık farkımız olsun.
Arif Alasya
"15 dakikalık yol olan Lefkoşa-Girne arasındaki mesafeyi gözünde büyütür.
Yemeği servis etmez, “kurtarır”. Yemeği ısıtmaz, “gızdırır”.
Nazardan korunmak için kurşun döktürmez, buhurdanlıkta zeytin dalı yakar ve tütünür.
Fırını açmaz, “yakar”.
Sıvıları huni ile değil, “foniynan” döker.
Düğünlerde basdiş ağırlar.
Sac levhaya “lamarina” der.
Oyalanmak demez, “gurdalanmak” der.
Eski püskü şeylere “gurrada” der.
Kızdığı bir kişiye “koştur Digoma'ya gadar” der.
Saçına kurdele değil, “mantin” bağlar.
“İşte orada” demez, “aha oraşda” der.
Gaz lambasını gaz yağı ile değil “lambasuyuynan” yakar.
“Dövmek” kelimesini galibiyet anlamında kullanır.
Torununa “angonim” der.
Parfüm sürdüm” demez, “koku süründüm” der.
Eskiden “n'oldu be sör” derdi, şimdi moda “napan gardaş” demek.
Yengesine “genabla”der.
Tavuğu yıkarken “bibincalarını” koparır, sonra da “gabirgas” eder.
Ürperdiği zaman tüyleri diken diken olmaz, tüyleri “galkar”.
Kalitesiz nesnelere de kişilere de “ısgarta” der.
Ufak bir çocuğa “çişin var mı” diye soru sormaz, “işendimin” ya da “bişşan var mı” diye sorar.
Birisinin saçları çok kıvırcıksa “gap teli gibi saçları” der.
Bisikletin selesine “velesbidin sellası” der.
Futbolculara “topcu”, raptiyeye “pünez” der.
Sigarasını küllükte değil “taplada” söndürür,
Kımıldama demez, “gıbırdanma” der.
Kanepeye uzanmaz, “gannebbaya yatır”.
Battaniye değil “pataniya” örtünür.
Papaza “popaz”, rum kadınlarına “cira” der.
Lapsana, gazayağı, gabbar, ayrelli ya da buğday çiçeği mantar toplamak için dağlara çıkar.
Su borularına “solina” der.
Çeyrek demez, “urup” der.
Bisküvi demez, “ pisgot” der.
Dondurmayı külahta değil, “pisgodda” yer.
1974'den önce Evinin Kapısını kilitlemez Arabasını hiç kilitlemezdi.
Atatürk ilkeleri ilkeleridir ''Biz ezelden beri hür doğduk hür yaşarız'' için ömür boyu kul olmamak adına savaştık, Laik'iz dini Devlet işlerimize karıştırmayız. Karıştırmayacağız. E bu gadarcık farkımız olsun.
Arif Alasya
bunalım, birdenbire ortaya çıkan hastalık.
(bkz: gutsigorana)
söz taşıyan kimse.
ince uzun boylu kimse.
ince uzun boylu kimse.
yüzü yere gelecek biçimde, yüz üstü. yüzünguyu.
iş yapmayan, sürekli gezen kişi.
ziri gezmek: iş yapayıp gereksiz yere sürekli gezmek.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs türkçesi sözlüğü
ziri gezmek: iş yapayıp gereksiz yere sürekli gezmek.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs türkçesi sözlüğü
kişisel yönden temiz kalmamak.
hasssiktir!!!!!!!
Arif Hasan Tahsin
( Arif Hoca'nın 19 Aralık 2002 tarihli Siyaset Meydanı programında Milliyetçi Adalet Partisi Genel Sekreteri Erhan Arıklı'nın sözlerine öfkelenenerek içten bir haykırış yapması )
Not: videosunu bulan şenlendirsin.
Arif Hasan Tahsin
( Arif Hoca'nın 19 Aralık 2002 tarihli Siyaset Meydanı programında Milliyetçi Adalet Partisi Genel Sekreteri Erhan Arıklı'nın sözlerine öfkelenenerek içten bir haykırış yapması )
Not: videosunu bulan şenlendirsin.
fermuar.
4 yıldır mücadele ettiği kansere yenik düşüp bu sabah hayatını kaybeden Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu.
kaynak
kaynak
aldığıyla yetinmek, razı olmak; sakinleşmek; anlaşmak, hesaplaşmak, yüzleşme.
Kıbrıs Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (TÜRK-SEN) Başkanı.
sürekli güler biçimdeki ağız yapısı.
geçen yüzyıldan kalma internet site tasarımına sahip Kıbrıs Türk futbolunu yöneten kurum. yöneticilerinin bile siteye girdiğini sanmıyorum.
http://www.ktff.org/
http://www.ktff.org/
cinsel ilişkiden başka şey düşünmeyip bu amacı için toplum içinde dolaşan (kimse).
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
30-31 Aralık 1963'te Bayrak Radyosu'ndan sonra bölgelerde kurulan radyoların birincisidir.
Radyonun amacı bölgedeki halka doğru haberler vermek, halkın moral duygularını yükselterek dayanma gücünü artırmaktı. Leymeson radyosu büyük olanaksızlıklar içerisinde Tahtalı Köprü yakınında Soğuksu Mahallesi'nde bulunan bir bakkaliyenin ikinci katında Sancak Karargahının bulunduğu binada kurulmuştu. Telsiz cihazları kullanılarak yapılmaya başlayan yayınlar Leymosun, çevre köyler ve Binatlı köyünden de duyulmaktaydı.
Radyo kurulması için gerekli malzeme hurda olarak satılan askeri malzemelerden sağlanmıştır. O dönemde Leymosun Sacaktarı Efdal Akça, Leymosun Serdarı Ziya Rızkı ve Tabur Komutanı Mehmet Rıza, radyo kurulması için özveri ile çalışmışlardı. Bunun yanı sıra birçok mücahit ve gönüllü radyoda çalışmakta; kimisi programcı kimisi de haberci görevi yapmaktaydı.
Leymosun Sancak Radyosu, yayına başladığı 30-31 Aralık 1963 yılından, 13 Şubat 1964 yılına kadar yayınlarını aralıksız sürdürmüştür. 1964 yılında Leymosunda yaşanan çarpışmalar sonucu İngiliz askerlerinin gözetimindeki anlaşmanın ardından Radyo 14 Şubat 1964 tarihinde yayınlarına son vermek zorunda kaldı.
Radyonun amacı bölgedeki halka doğru haberler vermek, halkın moral duygularını yükselterek dayanma gücünü artırmaktı. Leymeson radyosu büyük olanaksızlıklar içerisinde Tahtalı Köprü yakınında Soğuksu Mahallesi'nde bulunan bir bakkaliyenin ikinci katında Sancak Karargahının bulunduğu binada kurulmuştu. Telsiz cihazları kullanılarak yapılmaya başlayan yayınlar Leymosun, çevre köyler ve Binatlı köyünden de duyulmaktaydı.
Radyo kurulması için gerekli malzeme hurda olarak satılan askeri malzemelerden sağlanmıştır. O dönemde Leymosun Sacaktarı Efdal Akça, Leymosun Serdarı Ziya Rızkı ve Tabur Komutanı Mehmet Rıza, radyo kurulması için özveri ile çalışmışlardı. Bunun yanı sıra birçok mücahit ve gönüllü radyoda çalışmakta; kimisi programcı kimisi de haberci görevi yapmaktaydı.
Leymosun Sancak Radyosu, yayına başladığı 30-31 Aralık 1963 yılından, 13 Şubat 1964 yılına kadar yayınlarını aralıksız sürdürmüştür. 1964 yılında Leymosunda yaşanan çarpışmalar sonucu İngiliz askerlerinin gözetimindeki anlaşmanın ardından Radyo 14 Şubat 1964 tarihinde yayınlarına son vermek zorunda kaldı.
üfürmek, üflemek.
hamur açma değneği, oklava.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

