Şişe.
Akademisyen, fikir insanı kıbrıslı türk. bugün hayatını kaybetti.
1. tartılan bir şeyin zamanla ağırlık yitirmesi.
2. açık vermek.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
2. açık vermek.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
beyazımsı veya açık gri renkli bir gövdeye sahip yaprağını döken bir bitkidir. tarlalarda orta bölgelerde yabani it olarak yetişir, dikenlidir. meyvelerinin ishale iyi geldiği söylenmektedir. tadı pek iyi değildir.
30-31 Aralık 1963'te Bayrak Radyosu'ndan sonra bölgelerde kurulan radyoların birincisidir.
Radyonun amacı bölgedeki halka doğru haberler vermek, halkın moral duygularını yükselterek dayanma gücünü artırmaktı. Leymeson radyosu büyük olanaksızlıklar içerisinde Tahtalı Köprü yakınında Soğuksu Mahallesi'nde bulunan bir bakkaliyenin ikinci katında Sancak Karargahının bulunduğu binada kurulmuştu. Telsiz cihazları kullanılarak yapılmaya başlayan yayınlar Leymosun, çevre köyler ve Binatlı köyünden de duyulmaktaydı.
Radyo kurulması için gerekli malzeme hurda olarak satılan askeri malzemelerden sağlanmıştır. O dönemde Leymosun Sacaktarı Efdal Akça, Leymosun Serdarı Ziya Rızkı ve Tabur Komutanı Mehmet Rıza, radyo kurulması için özveri ile çalışmışlardı. Bunun yanı sıra birçok mücahit ve gönüllü radyoda çalışmakta; kimisi programcı kimisi de haberci görevi yapmaktaydı.
Leymosun Sancak Radyosu, yayına başladığı 30-31 Aralık 1963 yılından, 13 Şubat 1964 yılına kadar yayınlarını aralıksız sürdürmüştür. 1964 yılında Leymosunda yaşanan çarpışmalar sonucu İngiliz askerlerinin gözetimindeki anlaşmanın ardından Radyo 14 Şubat 1964 tarihinde yayınlarına son vermek zorunda kaldı.
Radyonun amacı bölgedeki halka doğru haberler vermek, halkın moral duygularını yükselterek dayanma gücünü artırmaktı. Leymeson radyosu büyük olanaksızlıklar içerisinde Tahtalı Köprü yakınında Soğuksu Mahallesi'nde bulunan bir bakkaliyenin ikinci katında Sancak Karargahının bulunduğu binada kurulmuştu. Telsiz cihazları kullanılarak yapılmaya başlayan yayınlar Leymosun, çevre köyler ve Binatlı köyünden de duyulmaktaydı.
Radyo kurulması için gerekli malzeme hurda olarak satılan askeri malzemelerden sağlanmıştır. O dönemde Leymosun Sacaktarı Efdal Akça, Leymosun Serdarı Ziya Rızkı ve Tabur Komutanı Mehmet Rıza, radyo kurulması için özveri ile çalışmışlardı. Bunun yanı sıra birçok mücahit ve gönüllü radyoda çalışmakta; kimisi programcı kimisi de haberci görevi yapmaktaydı.
Leymosun Sancak Radyosu, yayına başladığı 30-31 Aralık 1963 yılından, 13 Şubat 1964 yılına kadar yayınlarını aralıksız sürdürmüştür. 1964 yılında Leymosunda yaşanan çarpışmalar sonucu İngiliz askerlerinin gözetimindeki anlaşmanın ardından Radyo 14 Şubat 1964 tarihinde yayınlarına son vermek zorunda kaldı.
basılı ve yazılı kağıtların kenarlarında bırakılan boşluk. marjin.
Yeniden Doğuş partisi Genel Başkanı Erhan Arıklı ile Milletin Partisi parti kurucusu Bertan Zaroğlu'nun sosyal medya üzerinden birbirlerini yemesi durumu.
daha önce de pek çok atışma yaşayan bu iki siyasetçiden bertan zaroğlu bugün yaptığı facebook paylaşımında "erhan efendi sana bu kapıda ekmek yok!" başlığı altında Erhan Arıklı'yı küfürbaz, kötülük peşinde, akbaba olarak niteledi. ancak Zaroğlu "iki gözüm" diyerek sevgi sözcükleri kullanmayı da ihmal etmedi.
Bunun üzerine Erhan Arıklı cevaben "Utanmadan Konuşmaya devam ediyor..." diye yazdı. Bertan Zaroğlu'na "Namümkün Bertan" lakabı takıldığından dem vuran Arıklı, Zaroğlu'nu arkadaşlarını satmakla itham ederek siyasette ilkeli duruştan söz etti.
Ne deyelim yeyin birbirinizi ete para vermeyin.
daha önce de pek çok atışma yaşayan bu iki siyasetçiden bertan zaroğlu bugün yaptığı facebook paylaşımında "erhan efendi sana bu kapıda ekmek yok!" başlığı altında Erhan Arıklı'yı küfürbaz, kötülük peşinde, akbaba olarak niteledi. ancak Zaroğlu "iki gözüm" diyerek sevgi sözcükleri kullanmayı da ihmal etmedi.
Bunun üzerine Erhan Arıklı cevaben "Utanmadan Konuşmaya devam ediyor..." diye yazdı. Bertan Zaroğlu'na "Namümkün Bertan" lakabı takıldığından dem vuran Arıklı, Zaroğlu'nu arkadaşlarını satmakla itham ederek siyasette ilkeli duruştan söz etti.
Ne deyelim yeyin birbirinizi ete para vermeyin.
aptal fakat sözde cesur görünmek isteyen kişi. kabadayılık taslayan kişi. pohpohlanınca azgınlık yapabilecek kişi. çok övünen.
başlatıcı, hareket ettirici.
az su çıkan yer.
ıskarta, işe yaramaz.
(bkz: buri taşı)
Kıbrıs'ta lakap olarak kullanılır. Örneğin: Kemal Bişo.
Bişo adı Yunan mitolojisinde Bisos'tan gelir. Bisos kral Perirus'un oğlu olarak bilinir. Baba tarafından Aeolus'un torunudur.
Bişo adı Yunan mitolojisinde Bisos'tan gelir. Bisos kral Perirus'un oğlu olarak bilinir. Baba tarafından Aeolus'un torunudur.
1999 yılında kurulan ülke seramik sanatını ve eğitimini tanıtmak, yaygınlaştırmak ve geliştirmeyi amaçlayan dernek.
https://www.kksdseramik.org/
facebook
https://www.kksdseramik.org/
zekası gelişmemiş, zekasını kullanamayan aptal, bön kişi.
“Toptan retçi bir tavrım yoktur ama Meclisten çekilme, orada yapacak bir şey kalmadığında yapılması gereken bir şeydir. O noktaya gelinmesi çok dikkatli değerlendirilmeli. Bu talep halktan gelmeli. Meclis'te olmanın önemini görerek bir partileşme sürecine girmiş bir hareketiz. Daha çok yeniyiz. Meclisten çekilme kararının çok ciddi bir karar olarak görüyorum. Bu son noktada değerlendirilmeliydi.”
Jale Refik Rogers
Jale Refik Rogers
1. Besleme ; basdarda. piç.
2. buluntu, terkedilip sokakta veya başka bir yerde bulunan bebek.
2. buluntu, terkedilip sokakta veya başka bir yerde bulunan bebek.
kanal T'nin sahibi iken tombaladan cumhurbaşkanı olan pek sempatik şahsiyet.
(bkz: ağrelli)
tavşan, keklik, tıraş, sülün gibi canlıların avlanılmasının yasak olduğu; üveyik, fassa, yabani güvercin, kaz, ördek, karabatak, yabantavuğu, karga, saksağan, kuzgun ve tilkinin avlanabildiği av türü. üveyik avı.
dağınık, taranmamış saçlı kadın.
suların çekilmesi veya buharlaşmasıyla kaya gibi sertleşmiş tarla.
Sokaktan eve girilen kapı.
Türkiye'de olan deprem sonrası Yunanistan tarafından hatay'a yardım amaçlı gönderilen arama kurtarma ekibi.
Ekibin 6 yaşındaki bir kız çocuğunu enkazdan çıkardıktan sonra yaşadıkları sevinç insanlığın sınır tanımadığını gösteriyor.
Ekibin 6 yaşındaki bir kız çocuğunu enkazdan çıkardıktan sonra yaşadıkları sevinç insanlığın sınır tanımadığını gösteriyor.
dağınık, taranmamış erkek saçı.
topaç.
güç, takat.
küçükbaş hayvanların iç organlarını kaplayan ince zar, gömlek. banna.
"Kendilerine sunduğumuz hükümet kurma önerimizi, sudan bahanelerle geri çeviren, sorumluluğu her zamanki gibi, kendileri dışında her kesime yüklemeye çalışan Sayın Erhürman'ın kafa karışıklığını sona erdirip, küçük siyasi hesaplara 3 -4 yıl sonrasını değil, bugün için somut önerilerle ne düşündüğünü öğrenmek istediğimizi vurgulamak istiyorum."
Faiz Sucuoğlu
Faiz Sucuoğlu
(bkz: mülver)
lefkoşa kenti çevresinde bir bölgenin adı.
akü, pil.
evin içinde giyilen ayakkabı.
Biri İngiliz, biri Alman, biri Kıbrıslı Rum üç akademisyen "Fil ve dünya tarihi" konulu bir toplantıya konuşmacı olarak katılırlar.
İngiliz akademisyen fillerin, İngiliz sömürgesi altında bulunduğu dönemde Hindistan'daki imar çalışmalarına katkılarından bahseder.
Alman akademisyen, Darwin teorisi çerçevesinde fillerin evrimi hakkında konuşur.
Rum akademisyenin konuşma başlığı ise şöyledir: "Filler ve Kıbrıs sorunu".
İngiliz akademisyen fillerin, İngiliz sömürgesi altında bulunduğu dönemde Hindistan'daki imar çalışmalarına katkılarından bahseder.
Alman akademisyen, Darwin teorisi çerçevesinde fillerin evrimi hakkında konuşur.
Rum akademisyenin konuşma başlığı ise şöyledir: "Filler ve Kıbrıs sorunu".
kurutma kağıdı.
1. Gözleri hastalık ya da uykusuzluktan kapanık olmak.
2. ölgün ölgün bakmak.
2. ölgün ölgün bakmak.
elmas göğüs iğnesi.
ince, sıska, zayıf ayaklı kimse.
1. eğe kemiklerinin oluşturduğu kafes. kaburga.
2. karın boşluğunda bulunan yumuşak yerler.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
2. karın boşluğunda bulunan yumuşak yerler.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
1. yumurta akıyla rendelenmiş sabun karışımı.
2.Kırık, çıkığın ve çıbanların üzerine uygulanan, yumurta akı ve sabun rendesi karışımı. Rumca: lambatsa (λαμπατσα)
2.Kırık, çıkığın ve çıbanların üzerine uygulanan, yumurta akı ve sabun rendesi karışımı. Rumca: lambatsa (λαμπατσα)
kıpırdamak, görünmek, koşmak.
Cumhuriyetçi Türk Partisi'nin Yeniboğaziçi belediye başkan adayı olan mağusa milletvekili.
yenmek, galip gelmek.
birinin aklını küçümseme için söylenir.
Lala Mustafa Paşa Camisinin avlusundadır. Klasik Osmanlı türbe mimarisinin tipik örneklerindendir. Yanlarındaki sivri kemerleri ve türbeyi örten kubbesi dikkat çekicidir. Tamir edilmesi nedeniyle mimari özelliklerinden çok şey kaybeden türbe bugün değişik amaçlarla kullanılmaktadır. Bu türbenin imam ve müderris olan İbrahim Efendi'ye ait olma olasılığı üzerinde de durulmaktadır.
1. dar bir yerden var kuvvetiyle dışarı sadırmak.
2. ürküntülü bir biçimde korkmak.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
2. ürküntülü bir biçimde korkmak.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
Gızlı erkekli gezgin bir grubun yolu bir köye düşer. Köyde gahvede yaşlılarla sohbet ederiken grubun içinden biri yaşlı bir amcaya sorar;
- Sen bize en mutlu günlerinden birini anlat, biz de dinleyelim.
Amca başlar anlatmaya;
- Bir gün Hamdi'nin eşeği dağda gayboldu. Köylüler hep birlikte aramaya koyulduk. Sonunda eşeği bulduk, çok mutlu olduk. O mutlulukla hepimiz eşeği hallettik...
Gruptakiler;
- Aman amca ne yapıyorsun? Hiç öyle şey olur! Eşek, filan. Sen bize başka bir mutlu olayını anlat.
Amca başlamış;
- Bir gün Memedin garısı dağda gayboldu. Köylüler hep birlikte aramaya koyulduk sonunda garıyı bulduk, çok mutlu olduk. O mutlulukla hepimiz garıyı hallettik...
- Tamam Amca, anladık! Mutlu olayları boş ver. En iyisi sen bize en çok üzüldüğün bir olayı anlat.
- Bir gün dağda gayboldum. Bütün köylü beni aramaya koyuldu, sonunda beni buldular. Çok mutlu oldular.
- Sen bize en mutlu günlerinden birini anlat, biz de dinleyelim.
Amca başlar anlatmaya;
- Bir gün Hamdi'nin eşeği dağda gayboldu. Köylüler hep birlikte aramaya koyulduk. Sonunda eşeği bulduk, çok mutlu olduk. O mutlulukla hepimiz eşeği hallettik...
Gruptakiler;
- Aman amca ne yapıyorsun? Hiç öyle şey olur! Eşek, filan. Sen bize başka bir mutlu olayını anlat.
Amca başlamış;
- Bir gün Memedin garısı dağda gayboldu. Köylüler hep birlikte aramaya koyulduk sonunda garıyı bulduk, çok mutlu olduk. O mutlulukla hepimiz garıyı hallettik...
- Tamam Amca, anladık! Mutlu olayları boş ver. En iyisi sen bize en çok üzüldüğün bir olayı anlat.
- Bir gün dağda gayboldum. Bütün köylü beni aramaya koyuldu, sonunda beni buldular. Çok mutlu oldular.
1. arabaların üst aksamlarını ya da camları silmede kullanılan özel yapılmış ince deri.
2. arabaların firen teşkilâtı içerisindeki yuvarlak lastikler.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
2. arabaların firen teşkilâtı içerisindeki yuvarlak lastikler.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
bir işi bitirinceye dek yapma durumu.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
