lefkoşa kenti çevresinde bir bölgenin adı.
tütsülenmek.
Yıllarca Türkiye'ye zarar vermeye çalışan dış güçlerin kimlerden oluştuğunu isim isim açıklayan Milliyetçi Hareket Partisi lideri.
hans sam tony johnny herkel frank
hans sam tony johnny herkel frank
Mucendra ya da mücaddara; Kıbrıs, Suriye, Mısır ve Lübnan'daki aile sofralarında yer alan klasik bir yemektir. yeşil mercimek ve pirinçten yapılan pilav.
(bkz: firakti)
alışılandan ya da gösterilenden daha kısa bir zamanda. tez. çabuk.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
birden kavramak.
1. iştahlı ve gürültülü bir biçimde yemek.
2. çabuk çabuk.
3. aşırı derecede heyecanlanmak.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
2. çabuk çabuk.
3. aşırı derecede heyecanlanmak.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
KATAK'ın kurucuları arasında olan avukat ve gazeteci.
1887 yılında doğdu. meslek hayatına hükümet memurluğu ile başlamıştır. birinci dünya savaşı sırasında milliyetçilerle işbirliği yaptığı gerekçesi ile İngiliz idaresi tarafından baf'a sürgün edilmiştir. kaymakamlık başkatipliği görevinde bulunmuştur. bu görevinden ayrılarak Türkiye'de hukuk eğitimi almaya gitmiştir. 1921 yılında hukuk fakültesi'nden mezun olarak kıbrıs'a dönmüştür. Kıbrıs'ta uzun yıllar avukatlık yapmıştır. doğru yol ve birlik gazetelerinde yazılar yazmıştır. doğru yol gazetesinin adını da onun koyduğu bilinmektedir.
1946 yılında yankı ismiyle bir gazete yayınlamıştır. evkaf'ın kıbrıs türk toplumuna verilmesi için yapılan mücadelelerde yer almıştır. 1950'li yıllarda hür söz gazetesinde yazılar yazmıştır. balkanlarda al kan ve yavuklunun mendili isimli tiyatro eserleri vardır.
fadıl niyazi korkut 8 Ocak 1975 tarihinde 88 yaşında iken hayata gözlerini yummuştur.
1887 yılında doğdu. meslek hayatına hükümet memurluğu ile başlamıştır. birinci dünya savaşı sırasında milliyetçilerle işbirliği yaptığı gerekçesi ile İngiliz idaresi tarafından baf'a sürgün edilmiştir. kaymakamlık başkatipliği görevinde bulunmuştur. bu görevinden ayrılarak Türkiye'de hukuk eğitimi almaya gitmiştir. 1921 yılında hukuk fakültesi'nden mezun olarak kıbrıs'a dönmüştür. Kıbrıs'ta uzun yıllar avukatlık yapmıştır. doğru yol ve birlik gazetelerinde yazılar yazmıştır. doğru yol gazetesinin adını da onun koyduğu bilinmektedir.
1946 yılında yankı ismiyle bir gazete yayınlamıştır. evkaf'ın kıbrıs türk toplumuna verilmesi için yapılan mücadelelerde yer almıştır. 1950'li yıllarda hür söz gazetesinde yazılar yazmıştır. balkanlarda al kan ve yavuklunun mendili isimli tiyatro eserleri vardır.
fadıl niyazi korkut 8 Ocak 1975 tarihinde 88 yaşında iken hayata gözlerini yummuştur.
Bıçak ve çöp kullanmadan hamurun elle kesilmesi suretiyle yapılan el makarnası.
küçük esmer çocuk.
düşürmek.
söz, karar.
çiçek lahanası, karnabahar.
1. boru, delik.
2. (argo) Göt, büzzük.
'' “Bronzon sıkarsa
bronzon yersa, gel
vur da göreyim.”
2. (argo) Göt, büzzük.
'' “Bronzon sıkarsa
bronzon yersa, gel
vur da göreyim.”
bölmek, paylaştırmak, taksim etmek.
kendi kendine metheden, öğünen.
yer yer, parça parça, belli aralıklarla.
orta parmağı öne çıkararak küfür etmek
sevgilim, tatlım, pilicim, tavuğum, canım anlamlarında sevgi hitabı.
değersiz, önemsiz, hiçbir işe yaramayan (kimse).
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kızarmış ekmek. ekmek kızartmak için kullanılan küçük saca gabiralık denir. kabira.
1. yitirme.
2. çeneni kapa, sus anlamında bir söz.
2. çeneni kapa, sus anlamında bir söz.
terslemek, kızmak, sert konuşmak.
düzenli, ahenkli
akredite olmasına rağmen 40 dakika sonra Silihtar Sarayı'ndan çıkarılan yenidüzen gazetesi yazarı ve Kanal Sim program yapımcısı papyonlu tombik.
gaynak
gaynak
1. bol keseden atmak.
2. övünmek amacıyla yalan söylemek.
3. kabak kesmek.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
2. övünmek amacıyla yalan söylemek.
3. kabak kesmek.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
Kanada'da ikamet eden ve aslen Kıbrıslı Türk olan buz hokeyi sporcusu.
iki namlusu yanyana olan tüfek türü. namluları üst üste bindirikli tüfek denir.
pestilini çıkarmak, çok dövmek.
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
zayıflamak, incelmek.
oğlak ve kuzunun bacaklarından yapılan yemek, paça.
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
geminin demir attığı yer; fır!atma.
çok ıslanmak, sırılsıklam olma durumu.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kepekten yapılan bir tür tatlı. şamşi de denir.
hayvanların boynuna bağlanan kayış, ip.
yepyeni.
bir yeri, sigara dumanından göz gözü görmez hale çevirmek.
yapılan anlaşmayı onaylamak için yapılan tokalaşma.
boşuna; geçerliliğini yitirmiş.
boşa gitti, havaya gitti.
boşa gitti, havaya gitti.
kamu görevinde belirli bir süre çalıştıktan sonra süreklilik kazanacakların oluşturduğu kadro.
sipariş vererek yaptırma.
Süpürge değneği.
onur, itibar, saygınlık.
sanırım sanki anlamında da kullanılır.
sanırım sanki anlamında da kullanılır.
kuyruk yağını kavurarak erittikten sonra süzmek.
Medya Etik Kurulu Başkanlığı yapmaktadır.
bir şeyi birdenbire ve gürültülü bir biçimde dişlerle koparmak.
'havucu kartadak kopardı'
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
'havucu kartadak kopardı'
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
ermiş, aziz.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

