su çukuru, gölcük.
Kıbrıslı Türk avukat, gazeteci, siyasetçi.
1931 yılında lefkoşa'da doğdu. ilk ve orta öğrenimini kıbrıs'ta tamamladı. londra hukuk fakültesi'nde öğrenim gördü. mezun olduktan sonra kıbrıs'a dönerek lefkoşa'da avukatlığa başladı.
gazeteciliğe ve toplum sorunlarına ilgisinden dolayı 1962 yılına kadar çeşitli gazetelerde siyasi ve sosyal alanda makalaleri yayınlandı. 1960 yılında kıbrıs cumhuriyeti'nin ilanı ile yayımlanmaya başlayan ve kıbrıs cumhuriyetini savunan cumhuriyet gazetesinin editörlüğünü üstlendi. ayhan hikmet, ahmet muzaffer gürkan ile birlikte 23 nisan 1962 tarihinde bilinmeyen kişilerce öldürüldü.
1931 yılında lefkoşa'da doğdu. ilk ve orta öğrenimini kıbrıs'ta tamamladı. londra hukuk fakültesi'nde öğrenim gördü. mezun olduktan sonra kıbrıs'a dönerek lefkoşa'da avukatlığa başladı.
gazeteciliğe ve toplum sorunlarına ilgisinden dolayı 1962 yılına kadar çeşitli gazetelerde siyasi ve sosyal alanda makalaleri yayınlandı. 1960 yılında kıbrıs cumhuriyeti'nin ilanı ile yayımlanmaya başlayan ve kıbrıs cumhuriyetini savunan cumhuriyet gazetesinin editörlüğünü üstlendi. ayhan hikmet, ahmet muzaffer gürkan ile birlikte 23 nisan 1962 tarihinde bilinmeyen kişilerce öldürüldü.
ahşap hayvan yemliği.
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
birisi tarafından oyuna getirilmek.
pat diye ses çıkararak, gürültüyle; hemen.
Hayvan ya da insanı boğazından keserek öldürmek.
bugün şubatın onu
ben bilmem onu bunu
bazla beni sevdiğim
beklemenin yok sonu.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
bugün şubatın onu
ben bilmem onu bunu
bazla beni sevdiğim
beklemenin yok sonu.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
arama motorunda karşıma çıkmış ada sözlüğü. iyi olmuş, hoş olmuş. umarım kaliteli bir şekilde devam eder.
çalışıp çabalamak, gayret etmek.
buğday, toprak gibi şeylerin elendiği deriden yapılmış ince delikli kalbur.
esrarkeş
manivela, kaldıraç.
“Mafyaydı şuydu buydu.. Siyasi yaşantımda birçok girişimine engel olmuş, çok kez birbirimize diklenmişizdir. Ama o bu memleketin insanı.
Dostça bir araya gelip yeyip içtiğimizde olmuştur. Bu akşam saldırıya uğrayıp öldürülmesi olayı ülkemizde neler oluyor diye hepimizi düşündürmeli. Otomatik silahlarla saldırı!!!
Polis asker tüm emniyet güçleri suçluları hemen bulmalı. Ailesinin gözü önünde cereyan eden bu cinayetin failleri mutlaka bulunmalı. Ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyorum”
serdar denktaş
( 8 şubat 2022 halil falyalı suikastı hakkındaki paylaşımı )
Dostça bir araya gelip yeyip içtiğimizde olmuştur. Bu akşam saldırıya uğrayıp öldürülmesi olayı ülkemizde neler oluyor diye hepimizi düşündürmeli. Otomatik silahlarla saldırı!!!
Polis asker tüm emniyet güçleri suçluları hemen bulmalı. Ailesinin gözü önünde cereyan eden bu cinayetin failleri mutlaka bulunmalı. Ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyorum”
serdar denktaş
( 8 şubat 2022 halil falyalı suikastı hakkındaki paylaşımı )
inşaat yapımında kullanılan bir terim. Ahşap kapı ve pencere kasalarının duvara bağlanmasında kullanılan bağlantı demiri.
dalga geçmek.
karşı cinsten biriyle yakın ilişki kurmak.
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
karşı cinsten biriyle yakın ilişki kurmak.
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
yatmak, uyumak.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
Aynı yolu sürekli ve düzenli olarak gidip gelmek.
isbaholardan yapılan ilif.
sözünde durmayan, oyunbozan.
" Enkaz altındaki öğrenci ve öğretmenlerin sayısının 38 olduğu belirtiliyor.
Gazimağusa'dan gelen öğrencilerin aileleri ve akrabaları, çocuklarının bulunduğu enkazın etrafında bekliyor.
Otelden geriye ayakta kalan tek şey buranın turistik bir otel olduğunu gösteren bir bayrak direği... Üzerinde İtalyan bayrağı sallanıyor.
Voleybol tanımındaki Doruk Akın ve Alp Akın'ın kardeşlerin annesi Ayşe Akın, enkazın hemen yanında aileler için tahsis edilmiş otobüste, enkazda çocukları kalan diğer anneleri teselli etmeye çalışıyor.
Akın, eşi Pamir Konuklu ve 13 yaşındaki oğlu Atakan Celal Konuklu'nun enkazdan sağ kurtulması için dua eden Şenay Atakan Konuklu'yu teselli ediyor:
“Çocuklarımız şu an sağ ve canlarının kurtulmasını bekliyorlar, güçlü olup pozitif düşünelim, kendimizi bırakmayalım.”
Bir başka anne, “Şu binalara bakar mısınız, bu inşaatlara nasıl izin verilmiş, hiç mi denetim yokmuş?” diye ağlayarak isyan ediyor.
Sedat Kılıç da enkaz altındaki yeğeni Havin için gelmiş. Voleybol sporcusu olan Havin, Adıyaman'a babasıyla gelmişti.
Baba, otel enkazından çevredekilerin yardımı ile çıkarıldı.
Voleybol tamımının en küçüğü olan 12 yaşındaki Nehir'i de teyzesi Berfin bekliyor.
Adıyamanlı olan ve bu şehirde yaşayan teyze Berfin, deprem gününe kadar Nehir'in evde kendisiyle kaldığını, deprem günü arkadaşlarıyla kalmak istediği için onu otele bıraktıklarını anlatıyor.
Otel enkazından kendi imkanlarıyla iki kişiyi de kurtarmışlar ama “Ne Nehir'e ne de diğer çocuklara ulaşabildik” diyor.
Kuzey Kıbrıs'tan bir kurtarma ekibi de enkazda çalışıyor. Deprem haberinin Ada'ya ulaşması ile aile ve kurtarma ekiplerinden oluşan 170 kişilik bir ekip buraya geldi.
Kuzey Kıbrıs Ortaeğitim Genel Müdürü Cengiz Topel Uzun, "Kendi öğrencilerimizi ailelerine teslim edene kadar buradayız." diyor.
Esra öğretmen de, otelin birinci katında bir odada kalıyordu.
O da ilk gece enkazdan sağ çıkarılanlardan.
Yüzünde depremden kalma yaralar var, gözüne o günden beri uyku girmemiş. Birçok öğrencisiyle beraber kızı Kumsal da hâlâ enkazda...
Kıbrıs'tan gelen ekip enkazda canhıraş çalışıyor ama hem soğuk hava hem ilerleyen zaman aleyhlerine işliyor.
Nevşehir'den gelen turist grubu da 7 katlı otelde kalıyordu.
Bulunan bir erkek cesedi enkaz başında bekleyen bir yakınını heyecanlandırıyor; “Yeğenim olabilir mi acaba? Kolunda bir dövmesi var” diye umutla soruyor.
Cenazeyi çıkaran çalışanlardan biri “Ben çıkardım ama sağ kolunu görebildim, onda dövme yoktu" diye cevap veriyor..."
https://www.bbc.com/turkce/articles/clm4kpg27k7o
Gazimağusa'dan gelen öğrencilerin aileleri ve akrabaları, çocuklarının bulunduğu enkazın etrafında bekliyor.
Otelden geriye ayakta kalan tek şey buranın turistik bir otel olduğunu gösteren bir bayrak direği... Üzerinde İtalyan bayrağı sallanıyor.
Voleybol tanımındaki Doruk Akın ve Alp Akın'ın kardeşlerin annesi Ayşe Akın, enkazın hemen yanında aileler için tahsis edilmiş otobüste, enkazda çocukları kalan diğer anneleri teselli etmeye çalışıyor.
Akın, eşi Pamir Konuklu ve 13 yaşındaki oğlu Atakan Celal Konuklu'nun enkazdan sağ kurtulması için dua eden Şenay Atakan Konuklu'yu teselli ediyor:
“Çocuklarımız şu an sağ ve canlarının kurtulmasını bekliyorlar, güçlü olup pozitif düşünelim, kendimizi bırakmayalım.”
Bir başka anne, “Şu binalara bakar mısınız, bu inşaatlara nasıl izin verilmiş, hiç mi denetim yokmuş?” diye ağlayarak isyan ediyor.
Sedat Kılıç da enkaz altındaki yeğeni Havin için gelmiş. Voleybol sporcusu olan Havin, Adıyaman'a babasıyla gelmişti.
Baba, otel enkazından çevredekilerin yardımı ile çıkarıldı.
Voleybol tamımının en küçüğü olan 12 yaşındaki Nehir'i de teyzesi Berfin bekliyor.
Adıyamanlı olan ve bu şehirde yaşayan teyze Berfin, deprem gününe kadar Nehir'in evde kendisiyle kaldığını, deprem günü arkadaşlarıyla kalmak istediği için onu otele bıraktıklarını anlatıyor.
Otel enkazından kendi imkanlarıyla iki kişiyi de kurtarmışlar ama “Ne Nehir'e ne de diğer çocuklara ulaşabildik” diyor.
Kuzey Kıbrıs'tan bir kurtarma ekibi de enkazda çalışıyor. Deprem haberinin Ada'ya ulaşması ile aile ve kurtarma ekiplerinden oluşan 170 kişilik bir ekip buraya geldi.
Kuzey Kıbrıs Ortaeğitim Genel Müdürü Cengiz Topel Uzun, "Kendi öğrencilerimizi ailelerine teslim edene kadar buradayız." diyor.
Esra öğretmen de, otelin birinci katında bir odada kalıyordu.
O da ilk gece enkazdan sağ çıkarılanlardan.
Yüzünde depremden kalma yaralar var, gözüne o günden beri uyku girmemiş. Birçok öğrencisiyle beraber kızı Kumsal da hâlâ enkazda...
Kıbrıs'tan gelen ekip enkazda canhıraş çalışıyor ama hem soğuk hava hem ilerleyen zaman aleyhlerine işliyor.
Nevşehir'den gelen turist grubu da 7 katlı otelde kalıyordu.
Bulunan bir erkek cesedi enkaz başında bekleyen bir yakınını heyecanlandırıyor; “Yeğenim olabilir mi acaba? Kolunda bir dövmesi var” diye umutla soruyor.
Cenazeyi çıkaran çalışanlardan biri “Ben çıkardım ama sağ kolunu görebildim, onda dövme yoktu" diye cevap veriyor..."
https://www.bbc.com/turkce/articles/clm4kpg27k7o
14 Ocak 1964 yılında Baf Sancak Karargahında mücahitlerin kullandığı telsizler ile yayın yapmaya başlayan sancak radyosu. Radyonun kurulmasındaki amaç halkın ve mücahitlerin moralini yüksek turmak, doğru haberler vermek ve Lefkoşa'dan getirilen eğitim programlarını okullara ulaştırmaktı.
Radyo 9 Mart 1964 Baf çarpışmalarında yayınlarına ara vermek zorunda kaldı. 1964 yılı ortalarından itibaren tekrar deneme yayınlarına başladı. Deneme yayınlarından sonra 1965 yılı Ocak ayında Gazi Baf'ın Sesi Radyosu geceleri bir saatlik yayın yapma imkanı buldu. Vericilerin gücü artırılarak bu yayın saati günde 3 saate çıkarıldı.
1967 yılında Lefkoşa'ya ulaşımın sağlanması sonucu, Lefkoşa'dan güçlü vericiler Ömer Y. Ayral tarafından Baf'a getirilerek radyonun kapsamı geliştirildi. Radyoda yayınlanan programlar gönüllü öğretmenler tarafından yapılmakta idi. Baf Kurtuluş Lisesi Müdürü Mustafa Adaoğlu ve öğretmen Hüseyin Irgat bunların en önemlilerindendir. Eylül 1967 yılından sonra günde 7 saat yayın yapmaya başlayan Gazi Baf'ın Sesi Radyo'su bazı günler yayın saatini 10-15 saate kadar çıkarmaktaydı. Bu tarihten itibaren Şenel Ramiz, Hülya Salih, Pervin Cemal, Nurten Ulubatlı, Seniha Arif, Gülay Çelik ve Şansel Faik radyoda kadrolu personel olarak çalışmaya başladı.
Gazi Baf'ın Sesi Radyo'su Eylül 1967'den 20 Temmuz 1974 yılına kadar kesintisiz yayın yaptı. Adeta Baf Sancağı'nın gözü kulağı oldu. 20 Temmuz 1974 Birinci Barış Harekatı sırasında Baf sahillerinin bir Rum gemisi tarafından bombalanması ve bu bombaların radyonun merkezine isabet etmesi üzerine Gazi Baf'ın radyosu bu tarihten itibaren sustu.
Radyo 9 Mart 1964 Baf çarpışmalarında yayınlarına ara vermek zorunda kaldı. 1964 yılı ortalarından itibaren tekrar deneme yayınlarına başladı. Deneme yayınlarından sonra 1965 yılı Ocak ayında Gazi Baf'ın Sesi Radyosu geceleri bir saatlik yayın yapma imkanı buldu. Vericilerin gücü artırılarak bu yayın saati günde 3 saate çıkarıldı.
1967 yılında Lefkoşa'ya ulaşımın sağlanması sonucu, Lefkoşa'dan güçlü vericiler Ömer Y. Ayral tarafından Baf'a getirilerek radyonun kapsamı geliştirildi. Radyoda yayınlanan programlar gönüllü öğretmenler tarafından yapılmakta idi. Baf Kurtuluş Lisesi Müdürü Mustafa Adaoğlu ve öğretmen Hüseyin Irgat bunların en önemlilerindendir. Eylül 1967 yılından sonra günde 7 saat yayın yapmaya başlayan Gazi Baf'ın Sesi Radyo'su bazı günler yayın saatini 10-15 saate kadar çıkarmaktaydı. Bu tarihten itibaren Şenel Ramiz, Hülya Salih, Pervin Cemal, Nurten Ulubatlı, Seniha Arif, Gülay Çelik ve Şansel Faik radyoda kadrolu personel olarak çalışmaya başladı.
Gazi Baf'ın Sesi Radyo'su Eylül 1967'den 20 Temmuz 1974 yılına kadar kesintisiz yayın yaptı. Adeta Baf Sancağı'nın gözü kulağı oldu. 20 Temmuz 1974 Birinci Barış Harekatı sırasında Baf sahillerinin bir Rum gemisi tarafından bombalanması ve bu bombaların radyonun merkezine isabet etmesi üzerine Gazi Baf'ın radyosu bu tarihten itibaren sustu.
giymek; süs eşyası takmak.
(bkz: mamyez)
evlenmemiş kız, bekar, bakire.
bir tür meşe, palamut.
oğlan.
1. büyük kadı. medrese öğrencisi, molla.
2. kendi halinde, başkasına zararı dokunmayan saf kimse.
2. kendi halinde, başkasına zararı dokunmayan saf kimse.
ihtiyaç duyma, muhtaç
ur, çıban, sıraca.
(bkz: hemeyya padem)
ıssız ve sapa yer. kuş uçmaz, kervan geçmez.
parçalanmış, kırpılmış.
Ali Ruhi Çeşmesi, düzgün kesme buri taşlarından yapılmıştır. Bir kare planına sahip olan çeşmenin üzerinde kubbe vardır. Çeşme, tamamen yıkılmış olan Küçük Medrese'den arda kalmış tek yapıdır. Kıbrıs'ın Osmanlı valisi Ali Ruhi Efendi tarafından yaptırıldığından onun adını taşımaktadır.
iri ve zehirli örümcek.
ağırlığı çok olan, çok ağır.
Vahşi kapitalizmin, uluslararası hukukun dışında kalmanın ve Türkiye'nin kalın bağırsağı olmanın ölümcül halleri. Derin devlet, derin siyaset, derin kapital, derin insanlık ve derin uyku halleri...
Her karanlık belirsizlikten ve iktidarsızlıktan beslenir. Her kötünün ve her vahşetin kuluçkası parasal doyumsuzluktur. Yasa dışı devleti yasa dışı kazançlarla ayakta tutmayı bir marifet sayan siyasiler bu cinayetin suç ortaklarıdır; kimse masumiyet pozlarına girmesin.
Yerli yersiz üniversiteler, kumar salonları, bahis ofisleri, ganimet üzerine kurulu emlak vs. bu yarım yamalak ülkenin bereketi olarak algılandıkça bu toplum daha çok yaralar alacaktır. Bu lanetten kurtulmanın tek yolu çözümdür...
Normale döndükten sonra yine vahşi kapitalizmle yüzleşmeye devam edeceğiz ancak bileceğiz ki en azından bu insanlık mücadelesini daha olanaklı kılan bir hukuk düzenine sahip olacağız. Dünya sorunlarını dünyalı olmadan çözemeyiz.
Bizi dünyanın dışında tutmaya çalışan zihniyet yenilmedikçe bize huzur yok...
ümit inatçı
Her karanlık belirsizlikten ve iktidarsızlıktan beslenir. Her kötünün ve her vahşetin kuluçkası parasal doyumsuzluktur. Yasa dışı devleti yasa dışı kazançlarla ayakta tutmayı bir marifet sayan siyasiler bu cinayetin suç ortaklarıdır; kimse masumiyet pozlarına girmesin.
Yerli yersiz üniversiteler, kumar salonları, bahis ofisleri, ganimet üzerine kurulu emlak vs. bu yarım yamalak ülkenin bereketi olarak algılandıkça bu toplum daha çok yaralar alacaktır. Bu lanetten kurtulmanın tek yolu çözümdür...
Normale döndükten sonra yine vahşi kapitalizmle yüzleşmeye devam edeceğiz ancak bileceğiz ki en azından bu insanlık mücadelesini daha olanaklı kılan bir hukuk düzenine sahip olacağız. Dünya sorunlarını dünyalı olmadan çözemeyiz.
Bizi dünyanın dışında tutmaya çalışan zihniyet yenilmedikçe bize huzur yok...
ümit inatçı
cibinlik.
sivilce. kabarıklık, kist.
(bkz: Volkan Gazetesi)'nin ekibi içerisinde çıkan tartışmalar sonrasında farklı gazete yöneticilerine sahip iki adet (bkz: Volkan Gazetesi) çıkması sonrasında (bkz: Aydın Akkurt)'un Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni olduğu gazete.
Künyesi şu şekildedir;
Sahibi
Aydın AKKURT
Genel Yayın Yönetmeni
Aydın AKKURT
Adres
Hüseyin Küçük Sk. Ahmet Apt. No:1 Köşklüçiftlik / Lefkoşa – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
İletişim Numarası
+90 0548 858 56 70
Haber Merkezi
kibrisvolkangazetesi@gmail.com
Künyesi şu şekildedir;
Sahibi
Aydın AKKURT
Genel Yayın Yönetmeni
Aydın AKKURT
Adres
Hüseyin Küçük Sk. Ahmet Apt. No:1 Köşklüçiftlik / Lefkoşa – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
İletişim Numarası
+90 0548 858 56 70
Haber Merkezi
kibrisvolkangazetesi@gmail.com
yedi sülalesine, gelmişi, geçmişine sövmek.
birisine yaptırılacak işin parasının hazır olduğunu belirtir.
Prof. Dr. Erol Baysal 1960 yılında Lefkoşa'da doğdu. 16 yaşında Türk Maarif Koleji öğrencisiyken öğrenimine İngiltere'de devam etti. 1983 yılında University College London'dan (UCL) onur belgesi alarak mezun oldu. UCL son sınıfta 1988 yılında Nobel Tıp Ödülü kazanacak olan hocası Prof. Sir James Black ile çalıştı.
1987 yılında Londra Üniversitesi, Royal Free Hospital Tıp Fakültesi'nde doktora yaptı. Aldığı teklif üzerine, lisansüstü çalışmalar için Amerika Birleşik Devletleri'ne (ABD) gidip New York University (NYU) Tıp Fakültesi'nde 3 yıl kadar çalıştı.
1989 yılında thalassemia ve hemoglobinopatiler alanında dünyada saygın bir yeri olan Prof. Huisman THJ ile çalışmaya başladı. 1990 yılında 29 yaşındayken Profesörlük unvanı aldı. Ardından ABD'nin en büyük DNA tanı ve teşhis laboratuvarının başına getirildi.
1994 yılında, 'DNA Genetik Tanı ve Uygulamaları' alanındaki katkılarından dolayı "New York Bilimler Akademisi" tarafından "Lifetime Member - Yaşam Boyu Üye" ilan edildi.
1995 yılında Dubai Genetik ve Thalassemia Merkezi ve Moleküler Genetik Bölümü Başkanı oldu. 1997'de yayınladığı "The Syllabus of Thalassemia Mutations - Talasemi Mutasyonlarının Müfredatı" isimli referans kitabı, Tıp literatüründe en fazla atıfta bulunulan kaynaklar arasında yer aldı. 2002 yılında Dubai'de Şeyh Hamdan Tıp Bilimleri Ödülü'nü kazandı.
2005'de 'Thalassemia Erken Tanı', 2006'da 'Evlilik Öncesi Tarama' programlarının kurucu başkanıdır. Halen Bu görevleri yürütmektedir.
2005-2006 yıllarında KKTC Cumhurbaşkanı Bilimsel Danışmanı olarak atandı. 2006 yılında KKTC'de Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesinde DNA Laboratuvarını kurdu.
2006'da, İngiltere Kralı 8. Henry'nin talimatıyla 1518 yılında kurulan ve dünyanın en prestijli Tıp kurumu olarak bilinen "Royal College of Physicians" üyeliğine layık görüldü. Baysal, bu kurumun 2006'da tüm dünyadan 2000 profesör ve doktor arasından seçtiği 20 bilim insanından biridir.
2008'de "Uluslararası Tıp ve Sağlık" hizmetlerine katkılarından dolayı ismi "Who's Who-Kim Kimdir"e kaydedildi. 2009 yılında Kıbrıs Türk Tabipler Birliği'ne Onursal Üye seçildi. 2011-2016 yıllarında 'Birleşik Arap Emirliği Genetik Hastalıklar Kurumu Başkanı' olarak görevlendirildi.
2019'da 'Talasemi Sendromları – Kıbrıs'ta Talasemi Önleme Programı ve Sonuçları' isimli kitabı Dr. Gülsen Bozkurt ile birlikte yazıp yayımladı.
Halen uluslararası düzeyde Dünya Sağlık Örgütü. ABD Sağlık Enstitüsü, Uluslararası Thalassemia Federasyonu ve Birleşmiş Milletler gibi organizasyonlarda danışman olarak görev yapmaktadır.
2013 yılında, 5000'den fazla çalışanı bulunan dünyanın en büyük genetik tanı, teşhis ve araştırma kurumu olan Beijing Genomik Enstitüsü (BGI) tarafından Genomik Profesörü olarak atandı ve Fahri Profesörlük ünvanı verildi.
1987 yılında Londra Üniversitesi, Royal Free Hospital Tıp Fakültesi'nde doktora yaptı. Aldığı teklif üzerine, lisansüstü çalışmalar için Amerika Birleşik Devletleri'ne (ABD) gidip New York University (NYU) Tıp Fakültesi'nde 3 yıl kadar çalıştı.
1989 yılında thalassemia ve hemoglobinopatiler alanında dünyada saygın bir yeri olan Prof. Huisman THJ ile çalışmaya başladı. 1990 yılında 29 yaşındayken Profesörlük unvanı aldı. Ardından ABD'nin en büyük DNA tanı ve teşhis laboratuvarının başına getirildi.
1994 yılında, 'DNA Genetik Tanı ve Uygulamaları' alanındaki katkılarından dolayı "New York Bilimler Akademisi" tarafından "Lifetime Member - Yaşam Boyu Üye" ilan edildi.
1995 yılında Dubai Genetik ve Thalassemia Merkezi ve Moleküler Genetik Bölümü Başkanı oldu. 1997'de yayınladığı "The Syllabus of Thalassemia Mutations - Talasemi Mutasyonlarının Müfredatı" isimli referans kitabı, Tıp literatüründe en fazla atıfta bulunulan kaynaklar arasında yer aldı. 2002 yılında Dubai'de Şeyh Hamdan Tıp Bilimleri Ödülü'nü kazandı.
2005'de 'Thalassemia Erken Tanı', 2006'da 'Evlilik Öncesi Tarama' programlarının kurucu başkanıdır. Halen Bu görevleri yürütmektedir.
2005-2006 yıllarında KKTC Cumhurbaşkanı Bilimsel Danışmanı olarak atandı. 2006 yılında KKTC'de Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesinde DNA Laboratuvarını kurdu.
2006'da, İngiltere Kralı 8. Henry'nin talimatıyla 1518 yılında kurulan ve dünyanın en prestijli Tıp kurumu olarak bilinen "Royal College of Physicians" üyeliğine layık görüldü. Baysal, bu kurumun 2006'da tüm dünyadan 2000 profesör ve doktor arasından seçtiği 20 bilim insanından biridir.
2008'de "Uluslararası Tıp ve Sağlık" hizmetlerine katkılarından dolayı ismi "Who's Who-Kim Kimdir"e kaydedildi. 2009 yılında Kıbrıs Türk Tabipler Birliği'ne Onursal Üye seçildi. 2011-2016 yıllarında 'Birleşik Arap Emirliği Genetik Hastalıklar Kurumu Başkanı' olarak görevlendirildi.
2019'da 'Talasemi Sendromları – Kıbrıs'ta Talasemi Önleme Programı ve Sonuçları' isimli kitabı Dr. Gülsen Bozkurt ile birlikte yazıp yayımladı.
Halen uluslararası düzeyde Dünya Sağlık Örgütü. ABD Sağlık Enstitüsü, Uluslararası Thalassemia Federasyonu ve Birleşmiş Milletler gibi organizasyonlarda danışman olarak görev yapmaktadır.
2013 yılında, 5000'den fazla çalışanı bulunan dünyanın en büyük genetik tanı, teşhis ve araştırma kurumu olan Beijing Genomik Enstitüsü (BGI) tarafından Genomik Profesörü olarak atandı ve Fahri Profesörlük ünvanı verildi.
doktor, halk sağlığı eğitmeni, eğitimci, gazete dergi sahibi Kıbrıslı Türk.
1878 yılında Baf kasabasına bağlı Stavrokonno köyünde dünyaya geldi. İlkokulun bir kısmını köyünde bir kısmını ise Baf'da tamamladı. İlkokuldan sonra Darü'l-İrfan medresesi'ni bitirdi. Kuran-ı Kerim'i küçük yaşta öğrenip, ezberlemesi dolayısıyla Hafız unvanını aldı. Darü'l-İrfan medresesi'nden sonra Limasol'da Köprü Camii medresesinde eğitimine devam etti.
Ailesini erken yaşta kaybeden Hâfız Cemal dayısının hastalığının tedavisi için dayısıyla birlikte Beyrut'a gitti. Beyrut'ta Nebi Yahya Camii'nde Kuran-ı Kerim okumasıyla Kadı Efendi tarafından fark edildi. Kadı efendi ve Beyrut Valisi Aziz Efendi'nin yardımlarıyla Beyrut İdadisi'ne başladı. Daha sonra eğitim hayatına İstanbul'da Çengelköy Tıbbiye İdadisi ve Askeri İdadi ile devam etti. Eğitiminin ardından Gülhane Tatbikat Hastanesi'nde çalışma hayatına başladı. Ardından muallim muavinliği görevi yaptı.
İstanbul ve Tıbbıye tecrübesinin ardından bir Jön Türk sempatizanı oldu. Yemen'e sürüleceğini anlayınca Tıbbiye'den diplomasını alamadan Avrupa'ya gitti. 1904 yılında Kıbrıs'a döndü. Aynı yıl Kıbrıs Sanayi Mektebi adında bir okul açtı. “Kıbrıs Cemiyet-i Hayriye-i İslâmiyesi”, “Kıbrıs Sanayi Mektebi”, “Osmanlı Gece Mektebi”, “Osmanlı Lisân Mektebi”, haftalık “İslâm” matbaası ve dergisi, “İslâm Kütüphanesi Yayınları” gibi kurum, kuruluş ve faaliyetler onun eseridir.
Dr. Hafız Cemal, 1909 tarihinde Kıbrıs'tan,meşrutiyet yönetimine geçen Osmanlı Türkiyesi'ne, İstanbul'a döndü. Birinci Dünya Savaşı esnasında bugünkü adı kızılay olan Hilâl-i Ahmer Cemiyeti'nde çalışan Dr.Hafız Cemal Filistin ve Balkan cephesinde Osmanlı ordusunda doktorluk yaptı.
1936 yılından itibaren İstanbul'da “Lokmanhekim” adlı bir dergi çıkardı. Bu dergilerde halk sağlığının her konusunda uyarıcı eğitici yayınlar yaptı. Hafız Cemal ayrıca zaman buldukça Anadolu'yu dolaşmış yılda bir kez belli dönem vatanı Kıbrıs'a gitmiş, halkı aydınlatan, kitap ve broşürler basmıştır.
Dr. Hâfız Cemal Lokmanhekim,1967'de hayata gözlerini yumdu. Ölümünden sonra eşi Sabiha Lokmanhekim bütün malvarlığını bir vakıf kuruluşu için bağışlar ve bununla “ Dr. Hafız Cemal Lokmanhekim ve Eşi Sabiha Lokmanhekim Sağlık Vakfı” kurulur.
link
1878 yılında Baf kasabasına bağlı Stavrokonno köyünde dünyaya geldi. İlkokulun bir kısmını köyünde bir kısmını ise Baf'da tamamladı. İlkokuldan sonra Darü'l-İrfan medresesi'ni bitirdi. Kuran-ı Kerim'i küçük yaşta öğrenip, ezberlemesi dolayısıyla Hafız unvanını aldı. Darü'l-İrfan medresesi'nden sonra Limasol'da Köprü Camii medresesinde eğitimine devam etti.
Ailesini erken yaşta kaybeden Hâfız Cemal dayısının hastalığının tedavisi için dayısıyla birlikte Beyrut'a gitti. Beyrut'ta Nebi Yahya Camii'nde Kuran-ı Kerim okumasıyla Kadı Efendi tarafından fark edildi. Kadı efendi ve Beyrut Valisi Aziz Efendi'nin yardımlarıyla Beyrut İdadisi'ne başladı. Daha sonra eğitim hayatına İstanbul'da Çengelköy Tıbbiye İdadisi ve Askeri İdadi ile devam etti. Eğitiminin ardından Gülhane Tatbikat Hastanesi'nde çalışma hayatına başladı. Ardından muallim muavinliği görevi yaptı.
İstanbul ve Tıbbıye tecrübesinin ardından bir Jön Türk sempatizanı oldu. Yemen'e sürüleceğini anlayınca Tıbbiye'den diplomasını alamadan Avrupa'ya gitti. 1904 yılında Kıbrıs'a döndü. Aynı yıl Kıbrıs Sanayi Mektebi adında bir okul açtı. “Kıbrıs Cemiyet-i Hayriye-i İslâmiyesi”, “Kıbrıs Sanayi Mektebi”, “Osmanlı Gece Mektebi”, “Osmanlı Lisân Mektebi”, haftalık “İslâm” matbaası ve dergisi, “İslâm Kütüphanesi Yayınları” gibi kurum, kuruluş ve faaliyetler onun eseridir.
Dr. Hafız Cemal, 1909 tarihinde Kıbrıs'tan,meşrutiyet yönetimine geçen Osmanlı Türkiyesi'ne, İstanbul'a döndü. Birinci Dünya Savaşı esnasında bugünkü adı kızılay olan Hilâl-i Ahmer Cemiyeti'nde çalışan Dr.Hafız Cemal Filistin ve Balkan cephesinde Osmanlı ordusunda doktorluk yaptı.
1936 yılından itibaren İstanbul'da “Lokmanhekim” adlı bir dergi çıkardı. Bu dergilerde halk sağlığının her konusunda uyarıcı eğitici yayınlar yaptı. Hafız Cemal ayrıca zaman buldukça Anadolu'yu dolaşmış yılda bir kez belli dönem vatanı Kıbrıs'a gitmiş, halkı aydınlatan, kitap ve broşürler basmıştır.
Dr. Hâfız Cemal Lokmanhekim,1967'de hayata gözlerini yumdu. Ölümünden sonra eşi Sabiha Lokmanhekim bütün malvarlığını bir vakıf kuruluşu için bağışlar ve bununla “ Dr. Hafız Cemal Lokmanhekim ve Eşi Sabiha Lokmanhekim Sağlık Vakfı” kurulur.
link
ilk kadın şairlerimizdendir.
1926 yılında Mağusa'ya bağlı nergisli (Yenağra) köyünde doğdu. Viktorya Kız Lisesi'ni bitirdikten sonra, birkaç yıl Enformasyon Dairesi'nde ile kıbrıs radyosu'nda çalıştı. 11 yıl ilkokul ve ortaokul öğretmenliği yaptı. okuma yazma bilmeyenlere ayasofya ilkokulu'nda dersler açarak okuma yazma öğretti. engin gönül ve emine ozan takma isimleriyle şiirler yazdı. genelde hiciv şiirlerinde takma isim kullanmış ve şiirleri halkın sesi ve inkılap gazetelerinde yayımlanmıştır. 1946 yılında mümtaz'ın orijinal hikayesi adlı öykü deneme kitabı 1952 yılında ise sana doğru isimli şiir kitabı yayımlandı. emine hazım remzi 15 ocak 1999 yılında hayata gözlerini yumdu.
YAĞMURLU GÜN
Boz bulutlar isyan etmiş güneşe,
Duygulu bir merak içinde etraf.
Damlalar halinde ruhumda neş'e
Tebessümler açtı bakışlarım, sâf...
Hüzünlü bir bakış süzüyor yeri,
Kuytu köşelerde ürpemeler var.
Zambak talihine küsen bir peri
San gözlerinde şikâyet parlar.
Elmas parıltılı, heyecan yüklü,
Dallar muradına ermiş gelindir.
Gök miyop, siyahlar giymiş, gözlüklü,
Düşüncesi yine fazla derindir!
Benden hisse almış her duygulanan
Bu yağış şefkati hislere göğün.
Mazi, hâl, istikbal, hepsi de yalan,
Ömrüme ne kadar benziyor bu gün!..
(Sana Doğru, 1952)
1926 yılında Mağusa'ya bağlı nergisli (Yenağra) köyünde doğdu. Viktorya Kız Lisesi'ni bitirdikten sonra, birkaç yıl Enformasyon Dairesi'nde ile kıbrıs radyosu'nda çalıştı. 11 yıl ilkokul ve ortaokul öğretmenliği yaptı. okuma yazma bilmeyenlere ayasofya ilkokulu'nda dersler açarak okuma yazma öğretti. engin gönül ve emine ozan takma isimleriyle şiirler yazdı. genelde hiciv şiirlerinde takma isim kullanmış ve şiirleri halkın sesi ve inkılap gazetelerinde yayımlanmıştır. 1946 yılında mümtaz'ın orijinal hikayesi adlı öykü deneme kitabı 1952 yılında ise sana doğru isimli şiir kitabı yayımlandı. emine hazım remzi 15 ocak 1999 yılında hayata gözlerini yumdu.
YAĞMURLU GÜN
Boz bulutlar isyan etmiş güneşe,
Duygulu bir merak içinde etraf.
Damlalar halinde ruhumda neş'e
Tebessümler açtı bakışlarım, sâf...
Hüzünlü bir bakış süzüyor yeri,
Kuytu köşelerde ürpemeler var.
Zambak talihine küsen bir peri
San gözlerinde şikâyet parlar.
Elmas parıltılı, heyecan yüklü,
Dallar muradına ermiş gelindir.
Gök miyop, siyahlar giymiş, gözlüklü,
Düşüncesi yine fazla derindir!
Benden hisse almış her duygulanan
Bu yağış şefkati hislere göğün.
Mazi, hâl, istikbal, hepsi de yalan,
Ömrüme ne kadar benziyor bu gün!..
(Sana Doğru, 1952)
1. 'değerli bir şeyi bedavadan ele geçirmek' anlamına gelen lüpe konmak deyiminde geçer, kimi vakit tek başına da kullanılır.
'lüpe bayılır, lüp buldu mu dayanamaz.'
2. büyükçe bir şeyin bierdenbire ve kolaylıkla yutulmasını anlatan ses.
3. bedava yiyen, tufeyli.
4. rüşvet yiyen anaforcu.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
'lüpe bayılır, lüp buldu mu dayanamaz.'
2. büyükçe bir şeyin bierdenbire ve kolaylıkla yutulmasını anlatan ses.
3. bedava yiyen, tufeyli.
4. rüşvet yiyen anaforcu.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
boynuz saplı bıçak.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?


