mehmet ertuğ

alasya
Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı osman ertuğ'un abisidir. Osman Ertuğ'dan alınan bilgiye göre, Mehmet Ertuğ, yarın saat 12.00'de Lefkoşa Mezarlığı'nda pandemi önlemleri çerçevesinde yakın ailesinin katılacağı cenaze töreniyle, son yolculuğuna uğurlanacak.

kıbrıs filleri

ad victoriam
Kıbrıs'ın gerçek sahipleri. Cüce filler, cüce suaygırları, bir veya iki fare türü ve gent (firavun faresinin kedi benzeri bir akrabası), insanlar gelmeden önce Kıbrıs'taki tek memelilerdi. Suaygırları ve filler muhtemelen 100.000 yıldan daha uzun bir süre önce, Son Buz Çağı'nda Anadolu'dan yüzerek geldiler. Boğaz o zaman sadece yaklaşık 30 kilometre genişliğindeydi. Bu türün kalıntıları ilk olarak Dorothea Bate tarafından Kıbrıs'ta Girne'nin tepelerinde bir mağarada 1902 yılında ortaya çıkarılmış. Kalıntılar, adanın kuzeyinde bulunan 44 azı dişi, güneydoğuda keşfedilen yedi azı dişi, çok seyrek kemik ve diş parçaları arasında tek bir ölçülebilir femur ve tek bir dişten oluşur.

Cüce filler (Elephas cypriotes) yaklaşık 1,5 metre boyundaydı. 10.500 yıl önce Kıbrıs'ta ilk köyler ortaya çıktığında filler ve su aygırlarının soyu tükendi. ayrıca bu dönem kıbrıs'taki ilk kebab dönemi olarak yorumlanabilir. kısacası soylarını kuruttuk hayvancıkların.

kozanköy

ganca
Girne kentinin 31 km güneybatısındadır. Köyün kuzeyinden ayrılan dar bir asfalt yol ile 1974 – Barış Harekatı'ndan kalan, tankın bulunduğu yere, KKTC'nin en yüksek noktası olan 1024 m yüksekliğindeki Servili Tepe'ye ve St.Hilarion Kalesi'ne gitmek mümkündür.

Köy ile St.Hilarion Kalesi arasındaki uzaklık 21 km'dir. Köy çok eski bir yerleşim yeridir. Beşparmak sıra dağlarının güneye bakan kısmında , 300 metre yüksekliğindeki kayalık bir tepenin yamacında kuruludur. Köy halkı hayvancılık ve tarımla uğraşmaktadır. Sulanabilen arazilerde sulu tarım yapılmakta , sebze ve meyve yetiştirilmektedir. Bağcılık da yaygındır. LAPTA LARNAKASI – LARNAKAS TIS LAPITHOU olarak bilinir.

şevki çankaya

goncoloz
"İzninizle…Bir ''Kayıp değer - İnsan'' öyküsü de ben anlatayım sizlere…

Adalı Türklerin yurtdışına bireysel ya da toplu göç hareketleri önce Birinci Dünya Savaşı'nda görülür…Çünkü İngiliz Kıbrıs'ı ilhak (1914) etmiş, adalı Türklere de yalnızca 'tercih yapma' durumu kalmıştı…Ya bu topraklardan Türkiye'ye göç edecekler veya bu yorgun ve yaralı adada kalarak, 'İngiliz vatandaşı' olacaklardı…

Yazılı kaynaklar, bu süreç içerisinde adadan göç edenleri, yaklaşık 20 bine yakın bir nüfusla kaydeder…9 yıl sonra ''Lozan Antlaşması'' imzalanır ve bir yeni göç dalgası daha yaşanır…Lozan Antlaşması'nın üzerinden de 16 yıl geçer…1939 yılı Eylül ayında İkinci Dünya Savaşı başlar…İşte bu göç dalgalı fırtına içerisinde, 1920, Pile köyü doğumlu ''Şevki'' ya da kimi kayıtlarda ''Mehmet Şevki'', Lefkoşa Türk Lisesi'nden mezun olur ve o da Kıbrıs'tan ayrılarak İstanbul'a gider…İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne kaydını yapar…Ancak bu üniversiteden mezun olup olmadığı, bilinmiyor…Şevki ile ilgili kırık dökük bilgilerde, ''bir süre devam eder..'' diye yazar yalnızca…

1920, Kıbrıs – Pile köyü doğumlu Şevki'yi, ''Çankaya'' soyadı ile takip etmeye başlıyoruz sonra…Kıbrıslı Şevki'nin İstanbul'a yerleştiği yıllar, Türk mizahının en önemli dergilerinden ''Akbaba''nın da müthiş yükselişiyle basında yer aldığı, okurlarına ulaştığı yıllardır…

Akbaba dergisinin karikatüristlerinden biri olarak, ilk karikatürü 1941 yılında yayınlanan Şevki ile ilgili, lise yıllarından okul arkadaşı ve yine 1940 – 50'li yıllarda Kıbrıs Türk basını ve edebiyatında iz bırakanlardan Nazif Süleyman Ebeoğlu 8 Ocak 1946 tarihli Halkın Sesi gazetesinde şöyle yazar: ''Henüz çok genç olmasına rağmen üç beş yıl içinde Türkiye'nin en başta gelen karikatüristlerinden biri arasına girmiştir. Türkiye'de bu kadar genç yaşta bu kadar üstün bir karikatüristin şimdiye kadar gelmiş olduğunu hiç zannetmiyorum. Şevki'nin daha ziyade geçim kaygısı ile kendini karikatüre vermesini ben hiç de iyi karşılamadım ve onun hesabına üzülüyorum…

''Ebeoğlu'nun yazdıklarından, Şevki'nin ekonomik durumunun iyi olmadığı gerçeği ortaya çıkarken; 25 Ekim 1947 tarihli Hürsöz gazetesinde yer alan bir yazıda da, İstanbul'da bir yeni hayata başlarken yaşadığı güçlüklere, şu sözlerle vurgu yapılır:'' Karikatürist Şevki'yi tanımayan var mı? San'at meraklısı Kıbrıslılar onun her hafta en kuvvetli mizah mecmualarından biri olan 'Karikatür'deki karikatürleriyle, 'Yeni Gün' magazinindeki resimlerini yakından tanıyorlar ve onun eserleriyle gurur duyuyorlar. Çünkü Şevki bu yurdun çocuğudur. Eğer Şevki Türkiye'ye giderek birçok zaruret ve güçlüklere katlanıp tanınmayı göze almamış olsaydı, meselâ Kıbrıs'ta kalarak burada başka bir mesleğe sülûk (yolculuk) etseydi bugün onun ismini kimse duymuş olmayacak, san'atını tanıyıp sevemeyecek ve üstün istidadından (yeteneğinden) etrafındaki birkaç arkadaşından başka kimse haberdar olmayacaktı.

''1940 – 1956 yılları arasında İstanbul'da yaşam süren Şevki Çankaya'yı, bu yıllar arasında yalnızca dönemin en önemli yayın organlarından Akbaba, Karikatür, Yeni Gün ve Şaka gibi dergilerde karikatürleri ve resimleri ile değil, kendini yeni yeni geliştirmeye başlayan Türk sinemasının 'Afiş' ressamları arasında da görürüz…

50'li yıllara girerken, ''Hürriyet'' gazetesinin çizerleri arasındadır…Türkiye'de sinema afişi, kitap kapağı, mizah dergileri ve tefrika çizgi romanlar üzerine yapılan arşivsel araştırma ve makaleleri okurken, şu cümlelerin altını çizebiliriz: 1948 yılında ülkemizde çizgi romanı uzun yıllar en önemli vitrini olacak olan Hürriyet gazetesi çıkmaya başladı. Aynı gazetede Şevki aşk romanları çiziyordu. Bu daha sonra bir modaya dönüşecekti. 13 Haziran 1954 tarihinde Hürriyet gazetesinde tefrika edilmeye başlanan bir çizgi romandır ''Çöl Kasırgası''. Ratip Tahir Burak ile başlayıp, onun Yeni Sabah'a transfer olmasıyla yerine Sururi Gümen gelmiş, o da Amerika'ya yerleşince boşluğu Şevki Çankaya doldurmaya çalışmıştır. Sururi Gümen, Şevki Çankaya, Bedri Koraman, Firuz Aşkın gibi Remzi Töremen de 1950'lerden itibaren Türkiye'deki resimleme anlayışına Batılı bir yaklaşım getirilmesine katkıda bulunmuştur.

Sinema reklamları, pin-uplar, kitap kapakları, vinyetler ve karikatürler çizmektedir Sururi (Gümen). Bedri Koraman ve Şevki Çankaya ile birlikte Anglo -Amerikan çizgi üslubuna, King Features ekolü ve Jack Kirby isminde özelleştirilebilecek desen ve illüstrasyon geleneğinin izleyicisidir. Sırf bu yüzden olacak, döneminde Amerikanvari bulunan Hürriyet gazetesi yayına başlarken Sedat Simavi, Sururi - ve daha sonra Şevki'yi - gazetesine transfer edecektir.

Kıbrıs Türk basınının, edebiyatının ve yayıncılığımızın önemli isimlerinden Hikmet Afif Mapolar ''Kıbrıs Güncesi: 40 Yılın Anıları''nda (Galeri Kültür Yayınları, Lefkoşa 2002, s.280-282) Şevki ve ailesi için şöyle yazar:'' Öğrenciyken, ona ''İspanyol piçi'' diyerek ilişirdik…Söylentiye göre anası İspanyol'du. Belki de tipi İspanyol olduğu için yakıştırmışlardı zavallı kadına İspanyolluğu Kıbrıslı kadınlar… Zaten bizim kadınların dedikoduda üslerine gelecek yoktu. Birinciydiler dedikoduda……

Şevki'nin babası Mustafa Şevki Bey, Kıbrıs asıllıydı. Kıbrıs'ta Ziraat Dairesi'nde iyi bir memurdu. Uzman bir tarımcıydı. Amerika'da büyükçe sayılacak işlere girişmiş ve de başarılı olmuştu. Büyükçe bir arazisi bulunduğundan söz ediliyordu. Şevki'nin de babası hakkında bildikleri, ondan aldığı mektuplarda yazılanlardan başka bir şey değildi…

''Mapolar; İstanbul'da, dönemin gazete ve dergilerinin merkezi konumundaki Babıalî'de karşılaştığı Şevki'nin, kendisine, ''Amerika'ya gitmeyi aklına koyduğunu, Amerika'daki babasının yanına sığınarak bir iş bulabileceğini'' söylediğini de yazar…



Şevki'nin 'Amerika'ya gitmeyi aklına taktığı günler'', ekonomik ve siyasal anlamda Türkiye'de de ''Marshall Yardımı''nın tartışıldığı günlerdir…Yani… ABD'nin…1953 yılında Kore Savaşı'na katılması karşılığında Türkiye'ye, para vermesi…! İşte bu tartışmalı günlerde bir karikatür çizer Şevki Çankaya…Ve o karikatürü, aradan geçen yarım yüzyıl sonrasında bile döneminin en 'keskin' ve en 'çarpıcı' karikatürü olarak Osmanlı Bankası Müzesi'nin 15 Ekim 2003 – 15 Şubat 2004 tarihleri arasında ve ''Karikatürlerle Bir Borç Ekonomisinin Tarihi (1874 – 1954)'' başlığı altında izlenen tarihsel sergisinde de yer alır… Sergi üzerine yapılan yazılı bir yorum, son bir cümlede şöyle noktalanır: ''50 yıl önce Şevki Çankaya tarafından çizilen karikatür ise yıllardır Türkiye'nin benzer tartışmalar içinde olduğunun bir göstergesi gibiydi…'' Ve Şevki Çankaya, bu tarihsel karikatürünü çizip yayınladıktan ve ciddi bir dikkat çektikten kısa süre sonra, Amerika'ya gider…

Amerika'da, Tele Pix yayınları arasında Ocak 1957'de çıkan (Oral Roberts True Stories) ve yazarının Robert Price olduğu öğrenilen çocuk kitabının kapağı ve iç resimleri, Şevki Çankaya'nın imzasını taşır… Onunla ilgili ulaşılabilen en son bilgi, işte bu, 1957 tarihli olan bilgidir… Bu tarihten sonra Şevki Çankaya'nın ayak izine hiçbir yerde rastlanmaz…"

Bülent Fevzioğlu

kaynak: bura gel

eşine şiddet uygulayan zorba

ganca
Mağusa'da işte olan eşinin eve gelmediği gerekçesiyle eşine “seni gömecem, leşini çöpe atacam” diyerek öldürmekle tehdit eden ardından ise kadının yüzüne kafa atarak ciddi şekilde darp eden M. Zorba isimli kişinin tutuklanması olayı. Geçtim fiziksel şiddeti, en ufak bir psikolojik şiddete bile maruz kalırsanız o kişiden bir an önce kurtulmalısınız. Zaten adamın soy isminde hayır yok.

ahmet aziz altay

mengene
26 Ekim 1927 'de Aktepe'de doğdu. İlkokulu Aktepe'de, liseyi Kıbrıs İslam Lisesi'nde okudu. avukatlık eğitimi için gittiği İngiltere'de Gray's Inn'de Barrister at law ünvanını alarak tamamladı. 1956'da İngiltere'den Kıbrıs'a döndü.

1957 Kasımında Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonunun Baf Temsilcisi seçildi. Bu görevini Kıbrıs Cumhuriyetinin kuruluşuna kadar devam ettirdi. Volkan gazetesinde kısa bir süre çalıştı. 1957'de Türk Mukavemet Teşkilatı'nın (TMT) kurucuları arasında olan Altay, TMT'nin Baf'taki temsilcisi olup bir süre TMT'nin başkanlığını da yürüttü.

1958 Ağustos'unda organize olmak için Türkiye'den gelen askeri personel tarafından eğitim alıp Yardımcı Serdar olarak görev yaptı. 1963 Ekim sonunda serdar olarak görevine devam etti. 1964-1967 yılları arasında Baf Sancaktarlığı yaptı. 1970'te terhis oldu. Kıbrıs Cumhuriyeti Temsilciler Meclisi'ne Baf bölgesinden seçildi. 1970'e kadar milletvekilliği görevinde bulundu.

2 seneye yakın Avukatlık yaptıktan sonra 22 Ağustos 1972'de yargıç oldu. 1976'da Girne Kaza Mahkemesi Başkanı, 1980 Martında Lefkoşa Yüksek Mahkeme Yargıcı oldu.

Ekim 1992'de Yüksek Mahkeme Başkanlığından emekli olan Altay, evli ve bir çocuk babasıydı; İngilizce ve Rumca biliyordu.

22 mart 2022 akaryakıt zammı

mamur
Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren zam. buna göre;

95 Oktan Kurşunsuz Benzin : 18,57 TL
98 Oktan Kurşunsuz Benzin : 18.82 TL
Euro Diesel: 20,88 TL
Gazyağı: 20,12 TL

Oynatmaya az kaldı, doktorum nerede? zamlar yüzünden çıldıracağım.

biano

kibris sozluk
küçük sarı çiçekli, yaprakları küçük ve koyu olan bir tür yabani bitki.
Kirlenen yalaklar bu bitkiyle ovularak temizlenince, yalağa sinen hoş kokudan ötürü konulan suyu hayvanlar severek içmektedir. fazla kirli olmayan ama hayvanların içmediği bir suya bu bitki atıldığında bu kez, bu bitkinin konulduğu aynı suyu içerler.

kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.

alashiya gençlik platformu

mavromadi
Alashiya Youth Platform adıyla 2021 yılında kurulan, Kıbrıslı Türk gençleri bir araya getirmeyi amaçlayan platform. Kurucuları Gülay Nil Ermiya ve Bayram Çubuk'tur. Yurt dışındaki yeni nesil Kıbrıslı Türk gençlerin Kıbrıs Türk Toplumu ile daha fazla kaynaşmasını sağlamaya çalışan Platform çeşitli kültürel etkinlikler düzenlemekte ayrıca gençlere destek hizmeti vermektedir.

bilgi için: alashiyayouthplatform@gmail.com.

yavru vatan kıbrıs konforu

mamur
daha dün donsuzdular
parasız pulsuzdular
yalamaya başlayınca
hepsi zengin oldular.

akar yakıd akmaz oldu
zam gazzığı çekmez oldu
halkda takat galmadı
masgara öter oldu.

Kuzeyde ekonomi
Çok kötü durumdadır
İşler hep dibe vurmuş
Kimin umurundadır?

cebimde galmaz maaş
ne bez alır ne gumaş
heç kimsa da sormaz
nasıl yaşan be gardaş?

alinya dikeni

alasya
mesarya ovasına yaz aylarında yetişen, kökü suya kadar inen, sulu yerlerde daha gür sürgünler veren bitki. baklagillerden olup azot içerir. değerli bir hayvan yemidir.

barra

kibris sozluk
1. 'çekip git', 'defol' anlamında kullanılır.
2. sıvacıların ve duvarcıların cetvel gibi kullandıkları ensiz, uzun ve düz tahta, mastar.
3. futbol sahalarındaki kale direği.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol