özer hatay

ad victoriam
Kıbrıs Türk Gazeteciler Cemiyeti, Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği ve Dış Basın Birliği'nde başkanlık yapmış gazeteci.

26 Ocak 1937'de Lefkoşa'da dünyaya geldi. Yenicami İlkokulu'nu bitirdikten sonra orta eğitimini Lefkoşa Türk Lisesi'nde tamamladı. Amerika menşeli The Manufacturers Insurance adlı sigorta şirketinde iş hayatına başladı. Bu şirkette çalışan tek Türk olarak EOKA tedhiş örgütünün hedefi haline geldi ve bombalı saldırıya uğradı. Yaralı olarak atlattığı bu Saldırıdan sonra işinden ayrılmak zorunda kaldı.

Gönüllü olarak Mücahit Komutanlığı görevi yapan Hatay, 1957 yılında Bozkurt Gazetesi'nde spor yazarlığıyla gazeteciliğe başladı. Bir yıl sonra Halkın Sesi gazetesine profesyonel gazeteci olarak transfer oldu. Zamanla kendini Türkiye Basınının en yüksek tirajlı gazetesi Hürriyet'te buldu ve 30 yılı aşkın süre bu gazetenin Kıbrıs muhabirliğini yaptı, Hürriyet'in yanı sıra Türkiye'de yayınlanan Haber Ajansı, Yeni Gazete ve Dünya gazetelerinde Kıbrıs hakkında yazılar yazdı. Radyo ve televizyon ile tanışıklığı 1959 yılına rastlayan Özer Hatay uzun yıllar futbol maçı spikerliği de yaptı.

Yurt dışında çok sayıda seminer veren Hatay, devlet adamlarından gazetecilik başarı ödülleri aldı. Kıbrıs Türk Gazeteciler Cemiyeti, Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği ve Dış Basın Birliği'nde başkanlık görevlerinde bulundu. Uzun süre Halkın Sesi gazetesinde siyasi, ekonomik ve sosyal içerikli konularda gülük yazılarına devam eden Hatay, televizyon ve radyo programlarında da yer alıyordu.

2010 yılında Damdan Düşen Adam kitabını yayınlayan Özere Hatay 7 Kasım 2013 tarihinde Lefkoşa'da vefat etti.

bissi kedi gibi olmak

kibris sozluk
1. hiç harelet etmeği istemeyecek durumda olmak; oblomovlaşmak.
2. (bir durum karşısında) ne yapacağını bilmeden ya da nasıl davranacağına karar vermeden sesizce durmak.

kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.

molehiya

goncoloz
arapların Mulukhiyah dediği bir yemek çeşidi olan molehiya bitkisi, Temmuz ile Ağustos aylarında çıkar. özenle ekilip biçilen molehiyalar daha sonra pişirmek için ayıklanıp, kurutulur ve saklanır. molehiyayı kurutmak da özen ister. Ayıklanmış molehiya yaprakları, kimsenin girmeyeceği, temiz ve rutubetsiz odalarda, çarşaflar üzerinde serilip, kurumaya bırakılır. ister yazın ister kışın tüketilen molehiya tavuk ya da kemikli kırmızı etle pişirilir.

kıbrıslı

tapba lamarina
Kıbrıslı nedir diyenlere,

"15 dakikalık yol olan Lefkoşa-Girne arasındaki mesafeyi gözünde büyütür.

Yemeği servis etmez, “kurtarır”. Yemeği ısıtmaz, “gızdırır”.

Nazardan korunmak için kurşun döktürmez, buhurdanlıkta zeytin dalı yakar ve tütünür.

Fırını açmaz, “yakar”.

Sıvıları huni ile değil, “foniynan” döker.

Düğünlerde basdiş ağırlar.

Sac levhaya “lamarina” der.

Oyalanmak demez, “gurdalanmak” der.

Eski püskü şeylere “gurrada” der.

Kızdığı bir kişiye “koştur Digoma'ya gadar” der.

Saçına kurdele değil, “mantin” bağlar.

“İşte orada” demez, “aha oraşda” der.

Gaz lambasını gaz yağı ile değil “lambasuyuynan” yakar.

“Dövmek” kelimesini galibiyet anlamında kullanır.

Torununa “angonim” der.

Parfüm sürdüm” demez, “koku süründüm” der.

Eskiden “n'oldu be sör” derdi, şimdi moda “napan gardaş” demek.

Yengesine “genabla”der.

Tavuğu yıkarken “bibincalarını” koparır, sonra da “gabirgas” eder.

Ürperdiği zaman tüyleri diken diken olmaz, tüyleri “galkar”.

Kalitesiz nesnelere de kişilere de “ısgarta” der.

Ufak bir çocuğa “çişin var mı” diye soru sormaz, “işendimin” ya da “bişşan var mı” diye sorar.

Birisinin saçları çok kıvırcıksa “gap teli gibi saçları” der.

Bisikletin selesine “velesbidin sellası” der.

Futbolculara “topcu”, raptiyeye “pünez” der.

Sigarasını küllükte değil “taplada” söndürür,

Kımıldama demez, “gıbırdanma” der.

Kanepeye uzanmaz, “gannebbaya yatır”.

Battaniye değil “pataniya” örtünür.

Papaza “popaz”, rum kadınlarına “cira” der.

Lapsana, gazayağı, gabbar, ayrelli ya da buğday çiçeği mantar toplamak için dağlara çıkar.

Su borularına “solina” der.

Çeyrek demez, “urup” der.

Bisküvi demez, “ pisgot” der.

Dondurmayı külahta değil, “pisgodda” yer.

1974'den önce Evinin Kapısını kilitlemez Arabasını hiç kilitlemezdi.

Atatürk ilkeleri ilkeleridir ''Biz ezelden beri hür doğduk hür yaşarız'' için ömür boyu kul olmamak adına savaştık, Laik'iz dini Devlet işlerimize karıştırmayız. Karıştırmayacağız. E bu gadarcık farkımız olsun.

Arif Alasya

güven bengihan

ad victoriam
Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanı Ömer Köseoğlu'nun kamu mülakatına katılan vatandaşların, bilgi ve kriter puanlarını gözlemci sendikalarla paylaşmaması sonrası, tutuklanan ktams başkanı.

Kamu-sen başkanı Metin Atan ile Kamu Hizmeti Komisyonu mülakat odasına girmişler ancak komisyon üyeleri tarafından odaya kilitlenmişler. Bengihan ile Atan, “mülke tecavüz” suçlamasıyla gözaltına alınıp, ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı.

kaynak

kıbrıs türk emekli subaylar derneği

ad victoriam
3 ekim 1990 tarihinde kurulan Atatürk ilke ve inkılaplarını yaymak, vatan, millet ve bayrak sevgisini Kıbrıs Türk halkı arasında taptaze tutmak, üyelerin askerlik mesleğine ilişkin ortak anılarını yasatmak, dayanışma ve yardımlaşmalarını devam ettirmek, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını karşılamak ve güçlendirmek, üyelerin yasalardan doğan genel hak ve menfaatlerini temin etmek ve geliştirmek, meslek onurunu korumak, görevde bulunan subayların etkin görev yapabilmesini sağlayacak girişimlerde bulunmak, milli birliğe katkıda bulunmak ve üyelerden zor durumda olanlara yârdim sağlama amacıyla kurulan dernek..

Dernek bu amacı geliştirmek için emeklilik olgusunun psikolojik, sosyal, ekonomik, kültürel ve dış ilişkiler gibi tüm boyutlarıyla değerlendirerek Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devletinin bütün makam ve birimleri ile siki bir işbirliği ve koordinasyon sonucu temin edilecek destek ile bilimsel ve hukuki esaslar içinde yeni çözümler üretmek amacı ile faaliyet gösterir.

Derneğin başkanlığını Emekli Yüzbaşı Kazım And yapmaktadır.

http://www.esud.org/

ayia trias bazilikası

ganca
Karpaz yarımadasında Sipahi köyü yakınlarında yer alan bazilika 5. yüzyılda inşa edilmiştir. 7. yüzyılın ortasına doğru kilisenin tahrip olması üzerine güney tarafında yer alan küçük kilise ile bazı ek binalar yapılmıştır. Son olarak 9.-10. yüzyılda tahrip edilmesi üzerine tamamen terkedilmiştir. Bazilika orijinalde üç sahanlı olup batısında nartex ve atrium, güneydoğusunda ise vaftiz odası yer alır. Zemini geometrik, bitkisel ve haç motifleri içeren mozaiklerle döşelidir. Burada yer alan bir yazıtta bu mozaiklerin papazın yardımcılarından Heraklios tarafından yaptırıldığı belirtilir.

kim ne dedi

tapba lamarina
"Ersin, Sunat'ı görevden almayı KABUL ETMEDİ...
Faiz istifa etti; onu da KABUL ETMEDİ...
Faiz, Elçi ile görüşmek istedi; Elçi bu işe karışmayı KABUL ETMEDİ...
Faiz, UBP'lileri toplayıp destek almak ister ama onlar da KABUL ETMİYOR.
KİMSE BİR ŞEY KABUL ETMİYOR.
Bu durumda yeni hükümet de kurulamaz herhalde...
SANIRIM KURTULDUK!"

Hasan Erçakıca

(26. kktc hükümetinin istifası üzerine değerlendirmesi)

özcan özcanhan

ad victoriam
kötü haberi aldık. Üzdün bizi Özcan abi.

Son güne kadar gazeteciliğine devam ettin. Daha dün reçete yolsuzluğu ile ilgili uyarı ve önerilerde bulundun. Türkçe, Rumca ve İngilizce'yi bu kadar iyi kullanan bir gazeteci bu coğrafyada yoktur. Işıklar içinde uyu.

agridaci

ganca
Girne'nin 26 km güneybatısındadır ve Akçiçek köyünden uzaklığı 2 km'dir. Köy ; beşparmak Dağları'nın güneyinde, bu dağ sırasının en yüksek tepesi olan Servili Tepe'nin güneyindeki yüksek bir tepenin yamacında kuruludur. Batısında Kozan , doğusunda Akçiçek ve güneyinde Şirinevler köyleri bulunmaktadır. Köy çam ormanları içerisindedir ve güzel bir manzarası vardır. Köye Girne – Lapta – Karşıyaka – Kozan yolu izlenerek de ulaşılabilir.

Köyün orijinal adı olan “Agridaki” kelimesinin anlamı bilinmemektedir. Köyün ekilebilecek arazisi yoktur. Halkın tek uğraşı hayvancılıktır. 1974'ten önce köy nüfusunun tamamını Rumlar oluşturuyordu. Rumların köyü terk ederek Güney'e geçmelerinden sonra, boş kalan köy evlerine hepsi de Baf ilçesi köyleri olan Sarama (Kuşluca), Melandra (Beşiktepe), Zaharga (Tatlıca) ve İstinco (Tabanlı) köylerinden kuzeye göç eden az sayıda göçmen yerleştirilmiştir. 2008 yılında kabul edilen “Köylerin Belediyelere Bağlanma Yasası”ndan sonra köy Lapta Belediyesi'ne bağlanmıştır.

3 temmuz 2021 limasol yangını

ad victoriam
Kontrolsüzce anız yakma 4 işçinin hayatını kaybetmesine yol açtı. Limasol'a bağlı Arakapas köyünde başlayan ve birçok köye yayılan yangından kaçmaya çalıştıkları sırada alevlerin arasında kalarak can veren 4 Mısırlı işçinin isimlerinin Azat Salama Yousef (36), Marcoukou Sorti Marzu (36), Nagit Nabil Gounan (24) ve Elias Milat Farouk (25) olduğu belirtildi. artık adanın tümünde bu anız yakma olayına bir çözüm bulunması gerek. olan yine doğaya olan yine yaşamak için para kazanmaya çalışan işçilere oldu.


karakader

kibris sozluk
bütün olmakla olan ve olacak olanları önceden ve değişmeyecek biçimde düzenlendiğine inanılan doğaüstü gücün (kaderin, yazgının, alınyazısının) kötü olduğu durumlarda söylenir.

kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.

fatima whitbread

goncoloz
doğduğumuz coğrafyayı, zamanı, ailemizi, cinsiyetimizi seçemiyoruz. Buna karşın yıllar ilerledikçe yaşantımıza kimlerin girip çıkacağını seçme özgürlüğüne sahip olabiliyoruz. Kimi zaman karşımıza çıkan insanlar hayatımızı zehir ederken kimi zaman yaptıkları küçük dokunuşlarla ufkumuzu aydınlatabiliyorlar. fatima whitbread'ın hayatı da bu anlamda oldukça zorlu geçti.

Fatıma 3 Mart 1961 tarihinde Londra'da Kıbrıs Türkü bir anne ile Kıbrıs Rumu bir babadan dünyaya geldi. Annesi onu Londra'da bir apartmanın önüne bırakarak terk etti. Üç ya da dört gün sonra bir apartman sakini sesini fark etti, polisi aradı, hemen hastaneye götürüldü. Gıda eksikliği nedeniyle dört ay hastanede tedavi gördü.

"En eski anılarım, beş yaşındayken Hertfordshire'da bir çocuk evinde yaşadığıma dair. Hiç Noel kartı almadım ve kimse beni ziyarete gelmedi. Hiçbir şeyden haberim yoktu, kimse de bir şey söylemiyordu. Bir gün biyolojik annemle tanışacağım söylendi. İlk defa gerçekten bir aileye sahip olduğumu fark ettim. bu benim için bir şoktu. Bir anne ve babanın sevgisini ve ilgisini çok istemiştim. Daha önce sorduğumda kimse bana ailemle ilgili bir şey söylememişti.

Her zaman gerçek bir anne figürü hayal etmiştim; kibar ve sevecen biri. Sadece İngiliz yaşam tarzını bildiğim için, onun o sabah tanıştığım ucuz parfüm sıkan ve İngilizce bilmeyen iri yarı yabancı bir kadın olmasını beklemiyordum. Kıbrıslı Türk olduğu ve bir Kıbrıslı Rumla ilişkisi olduğu ortaya çıktı. o zamanlar Türkler ve Rumlar anlaşamadığı için arkadaşları onu reddetti. Açıkçası bu büyük bir lekeydi çünkü doğum belgemde üvey kardeşimin adını babam olarak belirtmişti.

Sosyal hizmet görevlileri o sırada orada yaşayan üvey erkek ve kız kardeşimle bir arada olmam gerektiğini düşündükleri için Essex, Ockingdon'da bir eve gönderildim. 'Bir sonraki evinin tadını çıkar, bu senin annen, her şey yoluna girecek' diye kendimi rahatlatmaya çalışıyordum. Ancak beklediğim gibi olmadı. Ockingdon'a vardığımızda evin bir ebeveyni bana 'Bahçeye git erkek ve kız kardeşinle tanış' dedi. Bahçede dolaşırken annem beni tuttu . 'Bu senin kız kardeşin eğer ona bakmazsan boğazını keserim' dedi. Bu benim biyolojik annemle tanışmamdı. Ardından işler daha da kötüye gitti.

Bir gün annem kadın satıcısı kılıklı bazı adamlarla birlikte geldi. Korkunçtu. bunun bildirilmesine rağmen, sosyal hizmet görevlileri hala annemi görmem için ısrar ettiler. bir süre sonra kuzey Londra'daki dairesine taşınmak zorunda kaldım. İçeri adımımı atar atmaz dedi ki: 'Doğru mutfağa git!, mutfak zeminini ve fırını ovup temizle!'.

Ondan nefret ettim. hemen ayrılmak istedim ama yapamadım. Bir akşam biyolojik annemin erkek arkadaşı sarhoş halde eve geldi ve bana tecavüz etti. Çığlık atıp bağırıyordum, her türlü gürültüyü yapıyordum. Annem yatak odasından çıkıp ona bağırdı. Ben donakalmıştım ama bozuk İngilizcesiyle tek söylediği 'Bağırmayı kes... Polici, Polici!' oldu, bana vurmadan önce mutfağa gitti, elinde bıçakla koşarak geri geldi. Bıçağı boynuma dayadı. 'Gürültüyü çıkarırsan,' dedi, 'Boğazını keserim. Polis gelecek.' O yüzden sustum.

Benim için yatak odası yoktu, bu yüzden oturma odasındaki kanepeye uzandım ama adam yine beni aramaya geldi. Kanepenin arkasına saklandım. o gidince kardeşimin yatak odasına koştum ve geceyi orada geçirdim. Üzücü olan, utanmış hissetmemdi. Açıkçası çok rahatsız olmuştum, okulda rol yapıyordum ve bir danışmanla ihtiyacım vardı, ancak bir çocuk psikiyatristi görmenin damgasına katlanmak zordu. Bu durum çocukluğumun kabusuydu."

Fatıma daha sonra gerçek annem diyeceği Margaret Whitbread ile tanıştı. Koç Margaret yerel atletizim kulübünde cirit eğitimi vermekteydi. Margaret onun ciritle tanışmasına yardımcı oldu.

"14 yaşıma geldiğimde onunla çok zaman geçirmiştim, yarışmalara gitmiştim ve ailesini tanımıştım. kocası yani babam ve daha sonra erkek kardeşlerim olacak iki oğlu. Kendimi mutlu ve rahat hissettim. Margaret ailenin bir parçası olup olmayacağımı sorduğunda 'Tabii ki!' dedim.

Bazen çok yalnız ve üzgündüm ama başarılı olmaya kararlıydım ve tabii ki cirit kariyerimin gidişatı ve annem Margaret'in bana koçluk yapması kader olmalıydı. Eve dünya şampiyonasından altın madalya getirmek bir peri masalı gibiydi."

Fatima Whitbread 1961'de Londra'da doğdu ve 11 yaşında cirit atmaya başladı. Annesi Margaret Whitbread'in antrenörlüğünde üç Olimpiyatta yarıştı. 1984 Los Angeles oyunlarında bronz madalya kazandı. 1986'da bir dünya rekoru kırdı ve ertesi yıl Roma'da dünya şampiyonu oldu. Aynı yıl BBC Yılın Spor Kişisi seçildi. 1992'de emekli oldu ve şimdi kocası ve oğluyla birlikte Shenfield, Essex'te yaşıyor.

leon osman

gargalar
İngiltere Milli Takım formasını giyen ilk Kıbrıslı Türk kökenli oyuncu.



Babası Kıbrıs Türkü, annesi ise İngiliz'dir. 17 Mayıs 1981'de İngiltere'nin Wigan şehrinde doğdu. Everton futbol takımının altyapısında yetişti. 1998 yılında FA Gençler Kupası'nı kazanan kadroda yer aldı. 5 yılın ardından 2002/2003 sezonunda takımıyla profesyonel sözleşme imzaladı.



Aynı yıl 4'üncü Lig ekibi Carlisle takımına kiralık verilen oyuncu burada 'Ayın Futbolcusu Ödülü' kazandı. Yarım sezon sonunda Everton'a dönmesine rağmen kadroya girmeyi başaramadı.

2004/2005 sezonunun devre arasında Championship ekibi Derby County'e kiralandı. Bu kulüpte geçirdiği kısa sürede gösterdiği performans ile yeniden Everton'ın yolunu tuttu.

2016 yazına kadar altyapısında yetiştiği Everton'da forma giydi. piyasa değeri 2009 yılında 8 milyon sterline kadar yükseldi.

kariyeri boyunca 352'si Premier Lig olmakla birlikte toplam 453 maça çıktı ve bu maçlarda toplam 61 gol attı 39 da asist yaptı.

1997-98 sezonunda İngiltere U16 takımının forması beş kez giydi. 2012 yılında 31 yaşında iken İngiltere A Milli Takım formasını da iki kez giyme başarısı gösterdi.

Leon Osman'ın kardeşi Carl Osman da kendisi gibi bir futbolcu. Carl günümüzde İngiltere'nin Kendal Town F.C takımında forma giyiyor.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol