bir şeyin nedeni gizlenerek öne sürülen neden; bahane.
kendi üzerinde dönerek hareket etmek, yuvarlanmak.
kaynak: kıbrıs ağzı, erdoğan saracoğu.
kaynak: kıbrıs ağzı, erdoğan saracoğu.
taştan veya ağaçtan yapılmış büyük havan, dibek.
yabani yonca. (bkz: dirifi)
2012 yılında Lefkoşa'da faaliyetlerine başlayan vakıf üniversitesi.
Havacılık Meslek Yüksekokulu, İşletmecilik Meslek Yüksekokulu, Mutfak Sanatları Meslek Yüksekokulu, Muhasebecilik Meslek Yüksekokulu ve Amerikan Turizm ve Otelcilik Meslek Yüksekokulu'nda toplam 10 ön lisans programı; İşletme Fakültesi, Hava Ulaştırma Fakültesi, Turizm ve Otel İşletmeciliği Fakültesi ve Hukuk Fakültesi'nde toplam 9 lisans programı; Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde ise 10 yükseklisans programı ve 3 doktora programı ile eğitim hizmetine devam etmektedir.
2014 yılında ikinci kampüsü faaliyete geçmiştir.
https://www.akun.edu.tr/tr-tr/
Havacılık Meslek Yüksekokulu, İşletmecilik Meslek Yüksekokulu, Mutfak Sanatları Meslek Yüksekokulu, Muhasebecilik Meslek Yüksekokulu ve Amerikan Turizm ve Otelcilik Meslek Yüksekokulu'nda toplam 10 ön lisans programı; İşletme Fakültesi, Hava Ulaştırma Fakültesi, Turizm ve Otel İşletmeciliği Fakültesi ve Hukuk Fakültesi'nde toplam 9 lisans programı; Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde ise 10 yükseklisans programı ve 3 doktora programı ile eğitim hizmetine devam etmektedir.
2014 yılında ikinci kampüsü faaliyete geçmiştir.
https://www.akun.edu.tr/tr-tr/
bakım, tımar.
kendi kendini öven, çok övünen.
1. bir saklanıp bir görünmekle, ida ya da ica denilen, büyüğün çocukla oynadığı oyun.
2. kısa süre görünmek.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
2. kısa süre görünmek.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
yeni.
1. yaşından büyük söz etmek.
2. gereksiz, yakışıksız söz söylemek.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
2. gereksiz, yakışıksız söz söylemek.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
2018'de kurulmuş olan ve Kıbrıs Türk sinemasını geliştirmeyi hedefleyen, oyunculuk dersleri vererek gençleri yetiştiren dernektir.
"Hamamböcüleri pis değildirler. Pislikleri temizlemek için yaşarlar. Devlet hamamböcülerini sevmez çünkü hamamböcüleri ona ne kadar pis olduğunu hatırlatırlar!"
(bkz: kış kış ailesi)
(bkz: orofi)
(bkz: Zirziro)
hiç ses çıkmamak.
aşırı derecede sessizlik olması durumunda söylenmektedir.
'ses yok, selenk yok. sanki üstüne ölü toprağı serpilmiş gibi.'
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
aşırı derecede sessizlik olması durumunda söylenmektedir.
'ses yok, selenk yok. sanki üstüne ölü toprağı serpilmiş gibi.'
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
tütsü.
bağlaç olarak kullanılan söz grubu. ne için, neden, diyorsun.
bir şeyden soğumak, üşenmek.
1. Arpa ve buğday demetleri için kullanılan bir ölçü.
2. demet, Başak demeti. Arabanın içinin sığdığı kadar demet, 30-40 demet.
Rumca: κρεβαδκιά (krevadgia)
kaynak: Erkan Manavoğlu
2. demet, Başak demeti. Arabanın içinin sığdığı kadar demet, 30-40 demet.
Rumca: κρεβαδκιά (krevadgia)
kaynak: Erkan Manavoğlu
şampiyonlarımıza kıydılar, canlarımızı aldılar, hepimizin ruhunda derin bir yara bıraktılar. öyle bir yargılansınlar, öyle ibretlik cezalar alsınlar ki inşaat yapan, denetleyen, onaylayan herkes defa defa düşünsün… #isiaskatilleritutuklansın
Cenk Mutluyakalı
Cenk Mutluyakalı
manilerle yapılan atışma. çatışma. (bkz: çatizma)
olgunlaşan ilk incir.
İngiliz koloni yönetimi ordusunda Nepal kökenli paralı asker.
düzleştirmek, eğelemek.
çöreklenmek.
"ilan yiro yiro panellenmişti,"
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
"ilan yiro yiro panellenmişti,"
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
sarı renkli bir tür yumuşak taş.
toplamak, bir araya getirmek.
dokuma tezgahında bezlerin sarıldığı ağaç.
kıbrıs basınının özgür sesi.
1948 yılında lefkoşa'da doğdu. ilkokul, ortaokul ve lisesyi lefkoşa'da okudu. 1969 yılında yüksek öğrenim için sovyetler birliği'ne gitti. moskova'da lomonosof üniversitesi'nde gazetecilik eğitimi aldı. 1979 yılında adaya döndükten sonra söz gazetesinde yazmaya başladı. 1982 yılında söz gazetesinden ayrılarak birkaç arkadaşı ile birlikte demokrasi gazetesini çıkardı. aynı yıl gazete yayın hayatına son vermek zorunda kalınca kıbrıs postası gazetesinde yazı işleri müdürü oldu. 1987 yılında ortam gazetesinde çalıştı. 1990 yılında güneş gazetesi muhabiri olarak moskova'ya gitti. güneş gazetesi yayın hayatına son verince moskova'da kaldı. nokta dergisine yazılar yazdı aynı zamanda tercümanlık yaptı.
1997 yılında adaya dönerek avrupa gazetesini çıkardı. 2001 yılında gazetenin adını değiştirerek afrika yaptı. halen afrika gazetesi genel yayın yönetmeni ve yazı işerli sorumlusudur. şener levent kıbrıs basın terihinin hakkında en çok dava açılan, tehdit edilen, matbaasına yangın bombası atılan hatta linç edilmeye kalkılan gazetecisidir. kendisi doğru bildiği yolda ilerlemeye devam etmektedir.
1948 yılında lefkoşa'da doğdu. ilkokul, ortaokul ve lisesyi lefkoşa'da okudu. 1969 yılında yüksek öğrenim için sovyetler birliği'ne gitti. moskova'da lomonosof üniversitesi'nde gazetecilik eğitimi aldı. 1979 yılında adaya döndükten sonra söz gazetesinde yazmaya başladı. 1982 yılında söz gazetesinden ayrılarak birkaç arkadaşı ile birlikte demokrasi gazetesini çıkardı. aynı yıl gazete yayın hayatına son vermek zorunda kalınca kıbrıs postası gazetesinde yazı işleri müdürü oldu. 1987 yılında ortam gazetesinde çalıştı. 1990 yılında güneş gazetesi muhabiri olarak moskova'ya gitti. güneş gazetesi yayın hayatına son verince moskova'da kaldı. nokta dergisine yazılar yazdı aynı zamanda tercümanlık yaptı.
1997 yılında adaya dönerek avrupa gazetesini çıkardı. 2001 yılında gazetenin adını değiştirerek afrika yaptı. halen afrika gazetesi genel yayın yönetmeni ve yazı işerli sorumlusudur. şener levent kıbrıs basın terihinin hakkında en çok dava açılan, tehdit edilen, matbaasına yangın bombası atılan hatta linç edilmeye kalkılan gazetecisidir. kendisi doğru bildiği yolda ilerlemeye devam etmektedir.
1. borcunu ödememeyi huy edinen kimse.
2. eline geçen parayı batıran.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
2. eline geçen parayı batıran.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
güzel organizasyon. ancak güzergâh beni şimdiden yordu. katılımcılara başarılar.
1. hemen, şimdi.
2. dün.
2. dün.
birdenbire yere atmak. zangadak.
(bkz: birceyiz)
el kantarını asmak için iki kişinin karşılıklı olarak omuzlarına aldıkları değnek.
tükürük.
zehirli hayvan sokmalarına karşı büyüsü olan kişi. doğuştan şanslı.
özel şekiller verilip pekmez içinde pişirilen hamur tatlısı.
yabani zeytin.
kirpi.
göze çarpmayan yer.
olmayan şeyleri varmış gibi gösteren, göz boyayıcı, yalancı, büyücü.
(bkz: vıraga)
rum plakalı araçlar da kuytukta.
kara cikla, karatavuk.
süt sağmak, meme emmek.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?