rahatlamak.
çok sayıda olmak, çok sayıda bulunmak.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
alay etmek, eğlenmek.
yayıla yayıla.
çok zayıf insan.
allahını seversen. kıbrıs rumcasında da kullanılır.
şaşı veya şaşkın kimse; ahmak, beceriksiz.
fahişe.
gülle.
İkinci Dünya Savaşı'nda İngiliz ordusuna katırla yük taşıyan Kıbrıslılar.
kuluçkaya yatmak.
genç.
karafatma böceği.
ne yazık ki hayatını kaybetmiştir. gelen haberler bu sabah kalp krizi geçirdiğine yönelik. henüz 69 yaşındaydı. Gazetecilikten emekli olsa da toplumsal konulara duyarlılığı ile biliniyordu. Işıklar içinde uyusun.
Garavollinin birçok pişirilme şekli var. Kimileri yahnisini, pilavını ya da böreğini yapıyor, kimileri haşlanarak turşu hazırlıyor, kimileri ise kızartılmış olarak tüketiyor. Yumurta bırakmasını engellememek ve yok olmasına neden olmamak adına Ocak ayında toplanan garavolliler, 2-3 gün bir kovada bekletilir ve kaynatılarak kabuklarından tek tek çıkartılır. Garavolliyi pişirirken hijyene de dikkat etmek gerekiyor. Pişirmeden önce garavollilerin en az 5-6 kez yıkanması gerekiyor
genç tavuk, ferik.
artık sevmediğini haber etmek.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
acımasız olan kişiyi, kendisinden daha acımasız biri yola getirir.
gemilerin baş lodoslamalarının her iki yanında, demir zincirlerinin geçmesi ve demir bedeninin girmesi için açılmış silindirik delik.
Niyazi Kızılyüreğin Duvarımız Belgeseli BRT'de yayınlanınca BRT Müdürlüğünden olan şahsiyet. Kibar ama bir o kadar da lafını esirgemeyen kişi…
iri yeşil zeytin çizilerek yapılan bir çeşit salamura.
sıkıya giren kimse gücünün üzerindeki işi bile başarır.
fırın.
bir kuruşun dörtte biri, on para, onluk.
defterlerin veya kâğıtların kenarlarına çekilen çizgi, kenar çizgisi.
musallat olmak, rahatsızlık vermek.
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
sürekli kötü şeylerden söz eden ve sözlerinin uğursuzluk getireceğinden korkulan kişi.
kundura yapan, tamir eden ya da satan kimse. kunduracı.
kapıyı sürgülemek.
ucu sivri değnekle hayvanı dürtmek.
1. basık, yayvan.
2. düz yassı burun.
2. düz yassı burun.
bunalım, birdenbire ortaya çıkan hastalık.
rüşvet alan kişi. rüşvetçi.
rüzgar kesen yer, kuytu yer.
tabiat, huy, karakter, kişilik.
şu sıralar özel hayatıyla gündemde olan jet skandalı mağduru ubp'nin ünal abisi taze başbakan.
kıbrıslı türkler #isiaskatilleritutuklansın etiketiyle seslerini duyurmaya çalışıyor. voleybolcu çocukların üzerine çöken otel için önceden hasarlı iki bina birleştiriliyor, kaçak katlar çıkılıyor, kolonlar kesiliyor. katliam otelinin sahibi ise tügva yöneticisi ahmet bozkurt. #isiaskatilleritutuklansın
Metin Cihan
Metin Cihan
susmak, sesini kesmek, ağzını kapatmak.
süt sağmakta kullanılan toprak kap.
Arkadaş, dost, ahbap.
tedirginlik, rahatsızlık, usanç, bıkkınlık bildiren bir ünlem.
1. az
2. olduğu kadar, alabildiğince.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
2. olduğu kadar, alabildiğince.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kıbrıslı şair halil karapaşaoğlu'nun "sayın" adlı şiirini akıllara getiren liste.
(bkz: ıstammı)
sigara üstüne sigara yakarak uzun süre sigara içmek. pintos.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
İlkbaharda, genellikle Mart ayında kırlarda, yol kenarlarında dizili halde görülen bir tırtıl türü.
Rumca: Μαρτούιν (Martuin) Küçük kurt, tırtıl.
Rumca: Μαρτούιν (Martuin) Küçük kurt, tırtıl.
evlenme töreninden sonra (bkz: mübareki)de gelinin giydiği elbise.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

