Işık Kitabevi'nin 23 Ağustos-3 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek geleneksel kitap fuarının 34'üncüsü.
Son iki yıl Koronavirüs salgını nedeniyle gerçekleştirilemeyen fuar Lefkoşa'da Gençlik Merkezi'nde yer alacak. Işık Kitabevi Direktörü Nahide Merlen bu yılki programın ana temasının “'İdare ve İrade'de Sona Doğru-Şimdi Ne?” olarak belirlendiğini söyledi. “Bu başlıkla kurumlarda ve toplumda yaşanan yozlaşmayı ele almayı ve yüzleşmeyi hedefledik” diyen Merlen, bu tema ile oluşturulan program içindeki panel ve söyleşilerle, katılımcılar ve okurlarla konuyu tartışacaklarını ve çözümün insanların kendisinde olduğunu hatırlatacaklarını söyledi.
Işık Kitabevi 34. Kitap Fuarı'nın etkinlik programı da açıklandı. Buna göre:
23 Ağustos Salı (saat 20.30): Açılış ve Kokteyl
Müzik: Ersen Sururi (Viola)-Kayra Sururi (Gitar) İkilisi
Onur Ödülü: Musa Kayra, Edebiyat-Sanat Hizmet Ödülü: Nilgün Güney, Zeki Ali.
24 Ağustos Çarşamba (saat 20.30) Panel: “Siyasette ve Kurumlarda Bağımlılık, İDARE etme ve İRADE”
Moderatör: Ali Baturay
Konuşmacılar: Yonca Özdemir, Birikim Özgür, Gürdal Hüdaoğlu,
25 Ağustos Perşembe (saat:20.30): Panel: “Çevre Tahribatı ve Yağma”
Moderatör: Feriha Tel
Konuşmacılar: Seran Aysal, Sibel Paralik, Berke Dağlı
26 Ağustos Cuma (saat:20.30): Söyleşi: “İdare Ede Ede Kaybolan İrade”
Konuşmacı: Niyazi Kızılyürek
27 Ağustos Cumartesi (saat 20.30) Söyleşi: Mehmet Yaşın
Okuyacağı şiirleri, şiirlerin arkasında yatan anıları, deneyimleri, yazınsal yaklaşımlarıyla ilişkili bir sohbet
28 Ağustos Pazar (saat 20.30): Panel: “Edebiyatımızda Fantastik Roman”
Moderatör: Halil Karpaşaoğlu
Konuşmacılar: Mete Özkoç, Kemal Caymaz
29 Ağustos Pazartesi (saat 20.30): Söyleşi: Şebnem İşigüzel (Türkiye'den Konuk Yazar)
Moderatör: Bulut Unvan
30 Ağustos Salı (saat: 20.30): Barış şiirleri ve şarkıları
KSYB Üyesi şairler ve Kıbrıslı Rum şairler
Müzik: Hasip Akgürgen, Mustafa Tozakı, Düzenleyen: Sanatçı ve Yazarlar Birliği
31 Ağustos Çarşamba (saat: 20.30) Panel: “Medya, Vatandaş İfade Özgürlüğü”
Moderatör: Emin Akkor
Konuşmacılar: Serhat İncirli, Çağdaş Öğüç, Düzenleyen: Gazeteciler Birliği
1 Eylül Perşembe (saat 20.30): Panel: “Kayıplara Karışan Egemenlik/ler”
Moderatör: Hakkı Yücel
Konuşmacılar: Rebecca Bryant, Mete Hatay
2 Eylül Cuma (saat 20.30): Panel: “İrade ve İdarede Sona Doğru-Şimdi Ne?”
Moderatör: Erdal Güryay
Konuşmacılar: Mertkan Hamit, Sertaç Sonan, Doğuş Derya
3 Eylül Cumartesi (saat 20.30) Panel: “Kısır Döngüde Yaşamak; Travma ve Distopya”
Konuşmacılar: Derya Ulubatlı, Pervin Yiğit, Hasan Yıkıcı.
Hidden Garden'ın işletmecisi, iş insanı.
Sağlık sorunlarından dolayı İstanbul'da tedavi gören 68 yaşındaki İsmet Ertaç hayata gözlerini yumdu.
Sağlık sorunlarından dolayı İstanbul'da tedavi gören 68 yaşındaki İsmet Ertaç hayata gözlerini yumdu.
Tüm kötülüklere karşı bir sanatsal direniş eylemi olan Yaşar Ersoy'un oyunlaştırıp yönettiği "İnsan Denen Şey" adlı tiyatro oyunu. Oyun 16 Ağustos Salı günü saat 20.30'da
Merkez Lefkoşa açık pazar alanında halka ücretsiz sunulacak.
![]()
tanıtım
Merkez Lefkoşa açık pazar alanında halka ücretsiz sunulacak.

tanıtım
Kıbrıs Türk eğitimine yarım asırdan uzun süre hizmet veren Dr. Hüsnü Feridun, 95 yaşında hayat veda etti.
kaynak
kaynak
Avustralya'nın güneydoğusunda bulunan Victoria eyaleti Parlamentosu Başkan Yardımcısı olarak seçilen kıbrıslı türk asıllı avustralyalı siyasetçi. Natalie Süleyman Victoria Hükümet tarihinde parlamentoya seçilen ilk Müslüman ve Türk Milletvekili olarak göreve başladı.
![]()

İngiliz Milletler Topluluğu Oyunları'nda kadınlar judoda İngiltere adına gümüş madalya kazandı.
Açelya Toprak Kadınlar 57 kg Judo finalinde eski Dünya Şampiyonu ve Olimpiyat bronz madalya sahibi Deguchi ile karşılaştı. Finali kaybeden Toprak gümüş madalya kazandı.
Açelya Toprak Kadınlar 57 kg Judo finalinde eski Dünya Şampiyonu ve Olimpiyat bronz madalya sahibi Deguchi ile karşılaştı. Finali kaybeden Toprak gümüş madalya kazandı.
2011 yılında Bayrak Fm'de Mustafa Öncü'nün röportaj yaptığı müzisyen.
Mustafa Öncü: Yıllardır sizlere söz vermiştim. Kendisiyle 1985'te ışık ve sevgi evreninde buluşmuştuk. 2012'deyiz, 2012 yılını da yavaş yavaş geride bırakıyoruz. Dostluğumuz baki sevgili dostum İlhan İrem'le Kıbrıs'a geldiği zaman röportaj yapacağımızı sözleşmiştik. Sözümüzü tuttuk ve buradayız. Sevgili dostum İlhan İrem hoş geldin.
İlhan İrem: Merhabalar. Hepinizi ışık ve sevgiyle selamlıyorum.
Mustafa Öncü: Burada birçok hayranın var biliyorsun. Sevecenlerin var. Merak ediyorlar ki, ben bundan yaklaşık bir ay önce İstanbul'daydım, konseriniz “Aşk İstanbul'daydı, ben de ordaydım... Muhteşem bir konser izledim. Fakat buradaki hayranlarından Kıbrıs'ta ne zaman konser verecek, her zaman sanatçılara soruluyor, ne zaman yeni albümünüz çıkacak falan, gerçi biz öbür şarkılara doymadık. Onları içimizde sindire sindire yoğuruyoruz. İşliyoruz, bünyemizde her tarafımızda. Bir ağacın damarları gibi dağılıyorlar... Ne düşünüyorsun? Konsere daha sonra döneceğiz, İstanbul konserine, önce buradan başlayalım.
İlhan İrem: Öncelikle ben Kıbrıs'ı çok seviyorum. Gerçekten cumhuriyetin kurulduğu gün geldik ilk defa (15 Kasım 1983) sevgili Melih Kibar'la beraber, Girne'de, Lefkoşa'da, Güzelyurt'ta, üç konser verdik. O zamandan beri artık bırakamıyorum, Kıbrıs'ı çok seviyorum. İstanbul'un kaosundan sonra benim için bir huzur limanı oluyor Kıbrıs. Burada bir hafta 10 gün kadar dinlenip, huzur bulup, arınıp, kendime geldikten sonra, tekrar sigara alışkanlığı gibi o şehri özlüyoruz. çünkü işler orda ama sık sık Kıbrıs'a geliyorum aslında Kıbrıs'a daha çok geliyorum baharda, ilkbaharda ve sonbaharda ama pek kimsenin haberi olmuyor, sessiz sedasız geliyorum, oradaki kaostan kendimi atıyorum, genellikle evde yazarak, çalışarak ve de iklim müsaitse yüzerek geçiriyorum. Kıbrıs'tan çok fazla konser çağrısı geliyor. Çok nitelikli konser dinleyicisi olduğunu çok nitelikli müziksever kitlesi olduğunu biliyorum. Fakat bildiğiniz gibi, gerek Türkiye'de gerek burada bir kültür erozyonu yaşanıyor, o yüzden de bir İlhan İrem konseri gerçekleştirecek, yapımcı sayısı çok çok az. Böyle bir konserin müzikal yönden diğer bütün açılardan yapımını gerçekleştirecek yetkinlikte yapımcılar olduğu zaman ancak konser veriyorum. Çok az konser veriyorum yılda bir iki tane konser yapıyorum İstanbul ve İzmir, Ankara gibi şehirlerde. Ama Kıbrıs'ta çağrı olduğu için, mutlaka bir konser yapmak istiyorum. Umarım gelecek sene 40. yılımda Kıbrıs'ta büyük bir konser gerçekleştirebiliriz, arzu ediyorum.
Mustafa Öncü: Kısaca söylemem gerekirse hayatımda izlediğim, izlenmesi gereken konserlerin başında geliyordu ''Aşk İstanbul'da. ''Ayrılıkların da Sonu Var'' sanırım Kıbrıs'taki ayağı da o olacak ''Ayrılıklarında Sonu Var'' diye.
İlhan İrem: Ona da bir isim ''Ayrılıkların da Sonu Var'' olacak. Çünkü çok uzun zamandır, zannedersem 1 Eylül 1991 veya 1992 çok uzun zamandır Kıbrıs'ta konser vermedim ve gerçekten çok yoğun çağrılar var. Bunlara artık duyarsız kalmak mümkün değil. Kıbrıs'ın sanat hayatına yön verenlerin bu konuda müziğin sadece eğlencelik olmadığı, başka boyutlarda da müzikler yapılabildiğini, önce onların görmesi lazım. Ben de o zaman severek gelip burada konser yapabilirim çünkü bekleyen bir kitle var biliyorum...“Türkiye bir kaos yaşıyor”
Mustafa Öncü: Sahnedeki performansın, şarap yıllandık sonra tatlılaşır, güzelleşir gibi öyle bir duruş vardı. Gerçekten nefisti. Performansından hiç bir şey kaybetmedin. Sahnede adeta yeniden doğdun diyebilirim... Ben müthiş bir keyif aldım. Oradaki görevliler, bugüne kadar yapılan en kalabalık konserdi dediler.
İlhan İrem: Türkiye bir kaos yaşıyor. Düşünsel yönden, kültürel yönden, siyasi yönden, bence Türkiye çok kötü günler yaşıyor. Türkiye hak etmediği bir yönetimle idare ediliyor. Fakat bunun dışında gerçekten ışık yürekli, aydınlık insanlar da var.
Mustafa Öncü: Bir çok dinleyicimiz bizi arayıp soruyorlar, sanatçımız İlhan İrem'i televizyon ekranlarında da görmek istiyoruz. Az önce söylediğin gibi çok röportaj vermiyorsun. Bunun nedenini soruyorlar.· İlhan İrem: Sevgili Mustafa Öncü biliyorsun 1973 senesinde başladığımızda, ilk 45'liğim "birleşsin Bütün Eller"le başladım. 1973'ten itibaren 1983'e kadar, çok yoğun bir şekilde 45'lik single şarkılar yaparak, her biri hit olan çoğu klasik olan şarkılar gerçekleşti. 83 senesinden başlayarak, ''pencere'' daha doğrusu 1981'deki ''bezgin'' albümündeki ''olanlar olmuş ''şarkısını milat olduğunu kabul edersek ondan başlayarak, bir farklılaşma oldu. Yıldız olmak farklı bir şey, sanatçı olmak farklı bir şeydi. Bir yol ayrımına geldiğimi hissettim. Bendeki, ruhumdaki, özümdeki gelişmelerle, dışarıdaki gelişmeler tam tersi bir yola girdi. Türkiye liberal, Arap, Amerikan karışımı böyle bir kültür yozlaşması içine girdi. Ben bu ortamın içinde bulunmayı arzu etmedim. Şarkılarımı üretmeye, albümlerimi yapmaya devam ettim, fakat bir sessiz direniş olarak, 80'li yıllardan başlayarak yavaş yavaş kendimi geri çektim. 1994 senesinde ''koridor'' albümüyle beraber, tamamen fizik anlamda kendimi geri çektim.
Mustafa Öncü: Sevgili İlhan İrem gelecek adına neler söylemek istersiniz? Bu son değil, son yoktur. Biri biter ama bir şey de devam eder.
İlhan İrem: Hiç bir zaman son yoktur. Kıbrıs'taki sevgili sevecenlere, sevgili dinleyicilere en güzel ruhlara, bütün Türkiye'deki ve bütün dünyadaki güzel insanlara, aydınlık yıllar, aydınlık günler diliyorum. Umut geleceğe dair bir kavram değildir. Bizden yansıyan bir kavramdır. Biz nasıl düşünürsek, hayat öyle olur. İyi düşünsünler, iyi olacak. Işık ve sevgiyle....
Mustafa Öncü: Yıllardır sizlere söz vermiştim. Kendisiyle 1985'te ışık ve sevgi evreninde buluşmuştuk. 2012'deyiz, 2012 yılını da yavaş yavaş geride bırakıyoruz. Dostluğumuz baki sevgili dostum İlhan İrem'le Kıbrıs'a geldiği zaman röportaj yapacağımızı sözleşmiştik. Sözümüzü tuttuk ve buradayız. Sevgili dostum İlhan İrem hoş geldin.
İlhan İrem: Merhabalar. Hepinizi ışık ve sevgiyle selamlıyorum.
Mustafa Öncü: Burada birçok hayranın var biliyorsun. Sevecenlerin var. Merak ediyorlar ki, ben bundan yaklaşık bir ay önce İstanbul'daydım, konseriniz “Aşk İstanbul'daydı, ben de ordaydım... Muhteşem bir konser izledim. Fakat buradaki hayranlarından Kıbrıs'ta ne zaman konser verecek, her zaman sanatçılara soruluyor, ne zaman yeni albümünüz çıkacak falan, gerçi biz öbür şarkılara doymadık. Onları içimizde sindire sindire yoğuruyoruz. İşliyoruz, bünyemizde her tarafımızda. Bir ağacın damarları gibi dağılıyorlar... Ne düşünüyorsun? Konsere daha sonra döneceğiz, İstanbul konserine, önce buradan başlayalım.
İlhan İrem: Öncelikle ben Kıbrıs'ı çok seviyorum. Gerçekten cumhuriyetin kurulduğu gün geldik ilk defa (15 Kasım 1983) sevgili Melih Kibar'la beraber, Girne'de, Lefkoşa'da, Güzelyurt'ta, üç konser verdik. O zamandan beri artık bırakamıyorum, Kıbrıs'ı çok seviyorum. İstanbul'un kaosundan sonra benim için bir huzur limanı oluyor Kıbrıs. Burada bir hafta 10 gün kadar dinlenip, huzur bulup, arınıp, kendime geldikten sonra, tekrar sigara alışkanlığı gibi o şehri özlüyoruz. çünkü işler orda ama sık sık Kıbrıs'a geliyorum aslında Kıbrıs'a daha çok geliyorum baharda, ilkbaharda ve sonbaharda ama pek kimsenin haberi olmuyor, sessiz sedasız geliyorum, oradaki kaostan kendimi atıyorum, genellikle evde yazarak, çalışarak ve de iklim müsaitse yüzerek geçiriyorum. Kıbrıs'tan çok fazla konser çağrısı geliyor. Çok nitelikli konser dinleyicisi olduğunu çok nitelikli müziksever kitlesi olduğunu biliyorum. Fakat bildiğiniz gibi, gerek Türkiye'de gerek burada bir kültür erozyonu yaşanıyor, o yüzden de bir İlhan İrem konseri gerçekleştirecek, yapımcı sayısı çok çok az. Böyle bir konserin müzikal yönden diğer bütün açılardan yapımını gerçekleştirecek yetkinlikte yapımcılar olduğu zaman ancak konser veriyorum. Çok az konser veriyorum yılda bir iki tane konser yapıyorum İstanbul ve İzmir, Ankara gibi şehirlerde. Ama Kıbrıs'ta çağrı olduğu için, mutlaka bir konser yapmak istiyorum. Umarım gelecek sene 40. yılımda Kıbrıs'ta büyük bir konser gerçekleştirebiliriz, arzu ediyorum.
Mustafa Öncü: Kısaca söylemem gerekirse hayatımda izlediğim, izlenmesi gereken konserlerin başında geliyordu ''Aşk İstanbul'da. ''Ayrılıkların da Sonu Var'' sanırım Kıbrıs'taki ayağı da o olacak ''Ayrılıklarında Sonu Var'' diye.
İlhan İrem: Ona da bir isim ''Ayrılıkların da Sonu Var'' olacak. Çünkü çok uzun zamandır, zannedersem 1 Eylül 1991 veya 1992 çok uzun zamandır Kıbrıs'ta konser vermedim ve gerçekten çok yoğun çağrılar var. Bunlara artık duyarsız kalmak mümkün değil. Kıbrıs'ın sanat hayatına yön verenlerin bu konuda müziğin sadece eğlencelik olmadığı, başka boyutlarda da müzikler yapılabildiğini, önce onların görmesi lazım. Ben de o zaman severek gelip burada konser yapabilirim çünkü bekleyen bir kitle var biliyorum...“Türkiye bir kaos yaşıyor”
Mustafa Öncü: Sahnedeki performansın, şarap yıllandık sonra tatlılaşır, güzelleşir gibi öyle bir duruş vardı. Gerçekten nefisti. Performansından hiç bir şey kaybetmedin. Sahnede adeta yeniden doğdun diyebilirim... Ben müthiş bir keyif aldım. Oradaki görevliler, bugüne kadar yapılan en kalabalık konserdi dediler.
İlhan İrem: Türkiye bir kaos yaşıyor. Düşünsel yönden, kültürel yönden, siyasi yönden, bence Türkiye çok kötü günler yaşıyor. Türkiye hak etmediği bir yönetimle idare ediliyor. Fakat bunun dışında gerçekten ışık yürekli, aydınlık insanlar da var.
Mustafa Öncü: Bir çok dinleyicimiz bizi arayıp soruyorlar, sanatçımız İlhan İrem'i televizyon ekranlarında da görmek istiyoruz. Az önce söylediğin gibi çok röportaj vermiyorsun. Bunun nedenini soruyorlar.· İlhan İrem: Sevgili Mustafa Öncü biliyorsun 1973 senesinde başladığımızda, ilk 45'liğim "birleşsin Bütün Eller"le başladım. 1973'ten itibaren 1983'e kadar, çok yoğun bir şekilde 45'lik single şarkılar yaparak, her biri hit olan çoğu klasik olan şarkılar gerçekleşti. 83 senesinden başlayarak, ''pencere'' daha doğrusu 1981'deki ''bezgin'' albümündeki ''olanlar olmuş ''şarkısını milat olduğunu kabul edersek ondan başlayarak, bir farklılaşma oldu. Yıldız olmak farklı bir şey, sanatçı olmak farklı bir şeydi. Bir yol ayrımına geldiğimi hissettim. Bendeki, ruhumdaki, özümdeki gelişmelerle, dışarıdaki gelişmeler tam tersi bir yola girdi. Türkiye liberal, Arap, Amerikan karışımı böyle bir kültür yozlaşması içine girdi. Ben bu ortamın içinde bulunmayı arzu etmedim. Şarkılarımı üretmeye, albümlerimi yapmaya devam ettim, fakat bir sessiz direniş olarak, 80'li yıllardan başlayarak yavaş yavaş kendimi geri çektim. 1994 senesinde ''koridor'' albümüyle beraber, tamamen fizik anlamda kendimi geri çektim.
Mustafa Öncü: Sevgili İlhan İrem gelecek adına neler söylemek istersiniz? Bu son değil, son yoktur. Biri biter ama bir şey de devam eder.
İlhan İrem: Hiç bir zaman son yoktur. Kıbrıs'taki sevgili sevecenlere, sevgili dinleyicilere en güzel ruhlara, bütün Türkiye'deki ve bütün dünyadaki güzel insanlara, aydınlık yıllar, aydınlık günler diliyorum. Umut geleceğe dair bir kavram değildir. Bizden yansıyan bir kavramdır. Biz nasıl düşünürsek, hayat öyle olur. İyi düşünsünler, iyi olacak. Işık ve sevgiyle....
Seçim yasaklarını ihlal ettiği gerekçesi ile 2 ay hapis cezasının ardından bugün tahliye olan Bayrak Radyo Televizyon Kurumu (BRTK) Müdürü. Meryem Özkurt, cezaevinden tahliyesinin ardından yaptığı yazılı açıklama şöyle:
"7 Haziran 2022'de haber niteliği görmezden gelinen yayından dolayı BRTK Müdürü olarak hapis cezasına mahkum edildim. Aynı yayını yapan birçok yayın mecrası ile özel televizyon kanalı günün gerisinde kalmış yasalardan dolayı yargılamaya konu edilemedi.
Türkiye'den gelen suyun tekrar akışının sağlandığı töreni yayınlayan BRTK, müdahale bahanesi ile mahkum edilirken, mahkeme, gücünü ve yetkisini kullanarak özgürlüğümü elimden almıştır.
Bu karar sonucunda “bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” anlayışıyla bazı kesimler sessiz kalmayı tercih etmiştir. Gerçi, tersi eşyanın tabiatına aykırı olurdu.
Tutuklanmaya sebep törende, siyasilerimizin yanında konuşmacılardan biri Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olduğundan, bir kısım, müdahalenin yargılandığı edasıyla zafer kazandığını düşündü; bir kısım ise bu kararı içine sindiremedi.
Meclis'in bu meseleyi yeteri kadar görmemesi de üzücü oldu. Oysa eski ve eksik yasalardan kaynaklanan adaletteki bu adaletsiz görüntüye karşı herkesin mücadele etmesi gerekirdi.
Yayının içeriğinin af konusunda iradeyi zayıflattığını, yargı bağımsızlığını bahane edenleri ve verilen bu kararı tarihin ıskalamayacağından eminim.
Adalet, tarafsızlık ve eşitlik ilkelerini doğası gereği içinde barındırmalıdır. Ve bir hukuk devletinde hem mevzuat hem de uygulama ile görünür ve hissedilir olmalıdır.
Tarafsız, önyargısız ve siyasallaşmamış bir hukuk sistemi bir ülkenin bağımsızlığının ve egemenliğinin en önemli teminatlarındandır.
Bu süreçte yanımda olma cesareti gösteren herkese sonsuz teşekkür ederim.”
"7 Haziran 2022'de haber niteliği görmezden gelinen yayından dolayı BRTK Müdürü olarak hapis cezasına mahkum edildim. Aynı yayını yapan birçok yayın mecrası ile özel televizyon kanalı günün gerisinde kalmış yasalardan dolayı yargılamaya konu edilemedi.
Türkiye'den gelen suyun tekrar akışının sağlandığı töreni yayınlayan BRTK, müdahale bahanesi ile mahkum edilirken, mahkeme, gücünü ve yetkisini kullanarak özgürlüğümü elimden almıştır.
Bu karar sonucunda “bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” anlayışıyla bazı kesimler sessiz kalmayı tercih etmiştir. Gerçi, tersi eşyanın tabiatına aykırı olurdu.
Tutuklanmaya sebep törende, siyasilerimizin yanında konuşmacılardan biri Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olduğundan, bir kısım, müdahalenin yargılandığı edasıyla zafer kazandığını düşündü; bir kısım ise bu kararı içine sindiremedi.
Meclis'in bu meseleyi yeteri kadar görmemesi de üzücü oldu. Oysa eski ve eksik yasalardan kaynaklanan adaletteki bu adaletsiz görüntüye karşı herkesin mücadele etmesi gerekirdi.
Yayının içeriğinin af konusunda iradeyi zayıflattığını, yargı bağımsızlığını bahane edenleri ve verilen bu kararı tarihin ıskalamayacağından eminim.
Adalet, tarafsızlık ve eşitlik ilkelerini doğası gereği içinde barındırmalıdır. Ve bir hukuk devletinde hem mevzuat hem de uygulama ile görünür ve hissedilir olmalıdır.
Tarafsız, önyargısız ve siyasallaşmamış bir hukuk sistemi bir ülkenin bağımsızlığının ve egemenliğinin en önemli teminatlarındandır.
Bu süreçte yanımda olma cesareti gösteren herkese sonsuz teşekkür ederim.”
Kuzey Kıbrıs Turkcell'in hazırladığı adamızdaki Sivil Toplum Örgütleri ile hayır kurumlarını bir araya toplayan, ihtiyaçlar doğrultusunda projeler açılarak, gönüllü kişiler tarafından yapılan bağışlarla projenin hayata geçirilmesini sağlayan sosyal sorumluluk platformu.
https://www.gonuldenbagliyiz.biz adresinden takip edilebilecek olan platform, hayır kurumu olan dernekler ve vakıfların projelerine katkı sağlayabilmeleri için bağış toplayabilmeleri, gönüllü bağışçıların da platforma girerek birçok projenin detaylarını girerek uygun buldukları projelere destek olabilmelerini hedefliyor.
https://www.gonuldenbagliyiz.biz adresinden takip edilebilecek olan platform, hayır kurumu olan dernekler ve vakıfların projelerine katkı sağlayabilmeleri için bağış toplayabilmeleri, gönüllü bağışçıların da platforma girerek birçok projenin detaylarını girerek uygun buldukları projelere destek olabilmelerini hedefliyor.
ilk kadın müdür, ilk kadın müsteşar, ilk kadın genel sekreter ve ilk kadın bakan olarak kıbrıs türk siyasi tarihinde yerini alan azimli ve başarılı yönetici.
Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) hukukçu.
KKTC Başbakanlık hukuk müdürlüğü ile Bakanlar Kurulu Genel Sekreterliği görevinde bulundu.
![]()
KKTC Başbakanlık hukuk müdürlüğü ile Bakanlar Kurulu Genel Sekreterliği görevinde bulundu.

kısa adı KISAD olan Kıbrıs'ta yaşayan kadınların sağlık durumlarının, hastalık dağılımlarının ve sebeplerinin araştırılması ve veriye dayalı farkındalık çalışmaları yapmak amacıyla 2016 yılında kurulan dernek.
KISAD'ın Yönetim Kurulu Başkanlığını Dr. Nilüfer Rahmioğlu Ramiz yapmaktadır.
https://kisad.org/
facebook
KISAD'ın Yönetim Kurulu Başkanlığını Dr. Nilüfer Rahmioğlu Ramiz yapmaktadır.
https://kisad.org/
22 Haziran 2017 tarihinde evinde geçirdiği kalp krizi nedeniyle hayatını kaybeden televizyon program yapımcısı ve yazar.
![]()

ticaretler meşgul bir ailenin çocuğu olarak 26 Eylül 1934 tarihinde Larnaka'da dünyaya geldi. Babası Larnaka'lı Mehmet Zeki Müderrisoğlu annesi Limasol'dan Nezihe Efendi'dir. İlkokulu Larnaka'da okudu. Ardından Amerikan Akademisi'ne gitti. 1953 yılında 17 yaşında Akademinin 5. sınıfında okurken ailesi onu okuldan alarak evlendirdi. Eşi Baf'ın Yeşilova köyünden Çiftçilik ve hayvancılık ile uğraşan Halit Kazım Şemsettin'di. Çift, Baf'a yerleşti ve dört çocuğu oldu.
Baf'ın Türk belediye başkanı oldu ve 1960'ta Temsilciler Meclisi'ne seçildi. Halit Kazım Şemsettin 1963'de arkadaşı Aziz Altay ile birlikte Lefkoşa'da toplantıya giderlerken yolda bir kaza geçirerek hayatını kaybetti. ayla Halit Kazım dört çocuğuna bakmak zorunda kaldı.
Halit Kazım Şemsettin vefatı üzerine yerine doldurmak için seçime gidilmesi gerekiyordu. Rauf Denktaş Halit Kazım Şemsettin yerine kendisinden bu görevi yapmasını istedi. bu görevi kabul eden 27 yaşında milletvekili oldu. Ancak toplumlararası çatışmaların başlaması nedeniyle ancak 2 defa toplantılara katılabildi.
![]()
1974 yılında Güzelyurt'a yerleşti. Ardından, Kıbrıs Özerk Türk Yönetimi Topluluk Meclisi üyesi oldu. güzelyurt'ta tarım ve narenciye üretimine başladı ve büyük başarı kazandı. 2006'da Mandria'da sahip olduğu araziyi kamulaştıran Kıbrıs hükümetinden tazminat alma hakkı veren bir davayı kazandı.
Baf'ın Türk belediye başkanı oldu ve 1960'ta Temsilciler Meclisi'ne seçildi. Halit Kazım Şemsettin 1963'de arkadaşı Aziz Altay ile birlikte Lefkoşa'da toplantıya giderlerken yolda bir kaza geçirerek hayatını kaybetti. ayla Halit Kazım dört çocuğuna bakmak zorunda kaldı.
Halit Kazım Şemsettin vefatı üzerine yerine doldurmak için seçime gidilmesi gerekiyordu. Rauf Denktaş Halit Kazım Şemsettin yerine kendisinden bu görevi yapmasını istedi. bu görevi kabul eden 27 yaşında milletvekili oldu. Ancak toplumlararası çatışmaların başlaması nedeniyle ancak 2 defa toplantılara katılabildi.

1974 yılında Güzelyurt'a yerleşti. Ardından, Kıbrıs Özerk Türk Yönetimi Topluluk Meclisi üyesi oldu. güzelyurt'ta tarım ve narenciye üretimine başladı ve büyük başarı kazandı. 2006'da Mandria'da sahip olduğu araziyi kamulaştıran Kıbrıs hükümetinden tazminat alma hakkı veren bir davayı kazandı.
Kıbrıs Kadın Örgütleri Federasyonu.
![]()
9 Temmuz 1959 tarihinde sosyal ve kültürel az gelişmişlik mirasına karşı sosyal adalet ve cinsiyet eşitliği için mücadele etmek amacıyla kurulan pogo, kadınların eşit siyasi hakların kazanılması, anneliğin korunması, işyerinde eşitlik, çocukların yaşam, refah ve haklarının korunması için örgütlenmesini ve birliğini genel hedefler olarak tanımlar.
Pogo, eğitim, ulusal bağımsızlık mücadelesi, demokrasi, toplumsal ilerleme, dünya barışının korunması ve kadınların uluslararası dayanışması amacıyla iki toplumlu çeşitli etkinlikler düzenlemektedir.
facebook
http://www.pogocy.com/

9 Temmuz 1959 tarihinde sosyal ve kültürel az gelişmişlik mirasına karşı sosyal adalet ve cinsiyet eşitliği için mücadele etmek amacıyla kurulan pogo, kadınların eşit siyasi hakların kazanılması, anneliğin korunması, işyerinde eşitlik, çocukların yaşam, refah ve haklarının korunması için örgütlenmesini ve birliğini genel hedefler olarak tanımlar.
Pogo, eğitim, ulusal bağımsızlık mücadelesi, demokrasi, toplumsal ilerleme, dünya barışının korunması ve kadınların uluslararası dayanışması amacıyla iki toplumlu çeşitli etkinlikler düzenlemektedir.
http://www.pogocy.com/
Kadına Yönelik Şiddet İhbar Hattı.
2012 yılında Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürlüğü, çocuk ihmali ve istismarının önlenmesi ve kadına yönelik her türlü şiddetin bildirilmesi için, 183 telefon numaralı “ACİL SOSYAL HİZMET İHBAR HATTI" çalışmasını başlattı.
ALO 183 İhbar Hattı, desteğe ihtiyacı olan kadınlara, istismara uğrayan veya uğrama riski taşıyan çocuklara ve yaşlılara yönelik olarak yapılan ihbarları dikkate alınmakta ve ihbar edilen vakalara müdahale edilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması adına ilgili birimlere yönlendirme yapmaktadır. Hat aracılığı ile yapılan ihbarlar, Sosyal Hizmetler Dairesi görevlileri tarafından değerlendirmeye alınarak, Polis ve Sağlık kurumları başta olmak üzere ilgili tüm kurumlara aktarılmaktadır.
2012 yılında Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürlüğü, çocuk ihmali ve istismarının önlenmesi ve kadına yönelik her türlü şiddetin bildirilmesi için, 183 telefon numaralı “ACİL SOSYAL HİZMET İHBAR HATTI" çalışmasını başlattı.
ALO 183 İhbar Hattı, desteğe ihtiyacı olan kadınlara, istismara uğrayan veya uğrama riski taşıyan çocuklara ve yaşlılara yönelik olarak yapılan ihbarları dikkate alınmakta ve ihbar edilen vakalara müdahale edilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması adına ilgili birimlere yönlendirme yapmaktadır. Hat aracılığı ile yapılan ihbarlar, Sosyal Hizmetler Dairesi görevlileri tarafından değerlendirmeye alınarak, Polis ve Sağlık kurumları başta olmak üzere ilgili tüm kurumlara aktarılmaktadır.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?



