confessions

goncoloz

1. nesil Admin - Admin

  1. toplam entry 422
  2. takipçi 11
  3. puan 19075

bülent fevzioğlu

goncoloz
edebiyat aşığı, çok yönlü sanatçı.

12 nisan 1959'da mağusa'da dünyaya geldi. ailesinin ekonomik sorunlarından dolayı eğitimini tamamlayamadı. inşaat işinden, elektrik tesisatçılığına kadar çeşitli işlerde çalıştıktan sonra mağusa canbulat radyosu'nda görev yaptı. aynı zamanda kıbrıs postası gazetesinde muhabirliğe başladı.

edebiyata ilgisi onu genç yaşta şiir ve hikaye yazımına itti. yazdığı şiir ve hikayelerle pek çok ödül kazandı. söz dergisi, ortam, bozkurt, vatan, yeni gün, kıbrıs, yenidüzen, yeni demokrat, avrupa, kıbrıslı gazetelerinde yazıları yayımlandı. özellikle mısracıklar başlıklı hiciv şiirleri ile tanındı. lololo ve akrep mizah dergilerinde de hiciv yazıları yayımlanmıştır. haftalık cümbez gazetesini çıkardı. kıbatek ile mağusa tarihini araştırma ve yazın vakfı'nın kurucuları arasında yer almıştır. samtay vakfı'nda da program ve yayın koordinatörlüğü yapmıştır. bu vakıflarda çok sayıda esere imzasını atmıştır.

brt tarafından sular çekti onları (1996) ve hüseyin akil hoca (1997) adlı iki belgeseli filme çekilerek yayımlandı. büyüteç altındaki kuzey kıbrıs türk pulları adlı kktc'yi tanıtan belgesel filimi de bulunmaktadır.

kıbrıs türk basın davalarını inceleyerek kitaplaştırmıştır. ülkemizde pek çok sanatçının seslendirdiği 100'e yakın şarkı ve türkü sözü yazmıştır. tiyatro eserleri ve çeşitli senaryolara da imza atmıştır. halen cumhurbaşkanlığı kültür komitesi'nde görevlidir.

kitapları:
şiir: Sancılı Kan Yumağı (1987), bir Yanım Yazı / Bir Yanım Şiir (Deneme ve şiirler, 2001).
Şiir Kaseti: Sensizliğinde (Ahmet Belevi'yle,1983)

Araştırma-İnceleme: Bir Tutam Ezgi (Belgesel-şiir, 1995), Özgürlük ve Barış 27 Yaşında (Kıbrıs Türk Millî Mücadele Tarihi kronolojisi, Suna Atun ile, 2001), Kıbrıs Türk Halk Edebiyatında Destanlar ve Ağıtlar Üzerine Bilgiler-Belgeler-Araştırmalar I (Suna Atun ile birlikte, 2001), Kıbrıs Türk Halk Edebiyatında Destanlar ve Ağıtlar Üzerine Bilgiler-Belgeler-Araştırmalar II (Suna Atun ile, 2002), KIBATEK Süreci (İsmail Bozkurt ile, 2002), Kıbrıs Türk Halk Edebiyatında Destanlar ve Ağıtlar Üzerine Bilgiler-Belgeler-Araştırmalar III (Suna Atun ile, 2003), Kıraathane-i Osmanî'den, Cumhuriyet Meclisi'ne (1886-1996) Olaylar ve Seçimler / Seçilenler, Kıbrıslı Türklerde Sportif Etkinliklerin Başlangıcı ve Kıbrıs Türk Futbolundan Tarihsel Kesitler (Suna Atun ile, 2003). “100 Yıldan Günümüze Mağusa Edebiyat Haritasından 55 ŞİİR YOLCUSU”, 80 Gün İlk Kadın Başbakan Dr. Sibel Siber.

Biyografi: Mağusa Haritasında Yüzlerinin ve Yüreklerinin İzdüşümleri Kalmış 116 İnsan (Suna Atun ile birlikte, 2001).

Antoloji: Kıbrıs Türk Edebiyatında Öykünün 107 Yıllık Kronolojik-Antolojik Tarihsel Süreci (Suna Atun ile, 2004).

pilavuna

goncoloz
kıbrıs'a özgü bir tür çörek. adada yaşayan türk ve rum toplumunun çok sevdiği bir yiyecektir. kıbrıslı rumlar bu çöreğe flauna der. kıbrıs'ta hemen her evde yapılır. sabah kahvaltılarında tüketilen bir yiyecektir. içine nor peyniri, hellim ya da talar peyniri; yumurta, kuru üzüm, nane ve mastika (damla sakızı) konur. Hem tatlı hem de ekşi bir tada sahip olmasıyla bilinir.

yücel hatay

goncoloz
gazeteci, araştırmacı yazar.
çeşitli gazetelerde spor yazıları ile bilinir. bunun yanında kıbrıs tarihi üzerine araştırma kitapları da bulunur.

yayımlanan kitapları:
Sporda Üstün Hizmet, Güreşimiz, Dünden Bugüne Sporumuz 1-2-3-4, Antrenörümüz, Futbolda Türk-Rum (1934-1955), Futbolumuzda Yarım Asır (1955-2005), Spor Tarihimiz, sporumuzda İz Bırakanlar, sporumuz 2006-2007, Gençlik Gücü (1952-2008), Okullarımızda Spor, Sporumuzdan ve Mücadelemizden Anılar Öyküler, Futbolumuzda 50 Sezon, Kan ve Kalem (1878-1955), direniş.

kıbrıs fıkraları

goncoloz
gocegancığın biri supure supure bir onnucuk bulmuş. ne alayım, ne alayım deyi düşünmeye başlamış:
-fısdık alsam, gabığı çıkar; fındık alsam, gabığı çıkar; padem alsam, gabığı çıkar!..
tam da o sırada basdellici gelmiş:
-basdellici! basdelli Vaaar!
-hah! demiş. basdelli alayım; ne gabığı çıkar, ne mabığı!

basdelli

goncoloz
fazla pişirilen pekmezin katı kıvama gelmiş hali, pestil. bastelli, pastelli
Susam, bal, şerbet veya pekmezin karamel kıvamına gelinceye kadar kaynatılması, daha sonra da soğutulması şeklinde yapılan bir tatlıdır.

vedia barut

goncoloz
kıbrıs türk ticaret odasının kuruluşunda emeği geçen kıbrıslı türk iş insanı.

sarayönü'nde mağasında kadın kıyafetleri, çantaları, şapkaları satardı. sokakta bir kişinın güzel kıyafetli olduğu görüldüğünde, nereden aldın diye sorulduğunda, pek tabii vedia betut'tan derdi. barut ticaret evi bir markaydı. yalnız türkler değil rumlar, ermeniler ve kıbrıs'taki yabacılar da vedia barut'ta alışveriş yapardı. kıbrıs türk toplumunda iş kadınlarının parmakla sayılabileği günlerde vedia barut türk kadınının da öncüsü olmuştur.

21 aralık 1963 iile 20 temmuz arasında geçişler sadece ledra palas'dan yapılıyordu. ledra'dan sadece diplomatlar, bm görevlileri rahatça geçiş yapabiliyorlardı. rumca gazetelerin barikatlardan alınıp türk tarafına geçirilmesine vesile olmuştu. kemal aşık gazeteleri vedia hanıma götürür oradan da gazeteler başta cumhurbaşkanı olmak üzere ilgili bakanlıklara ve brt'ye verilir, böylece halk rum kesiminde olup bitenleri öğrenmiş olurdu.

beytambal

goncoloz
beytambal: çocukluğumda işittiğim bir dilden, özellikle babaannemin dilinden bir sözcük kalmıştı bende: "beytambal"... anladığım kadarıyla belirli bir manası henüz yok, ama kıbrıs'ta kullanılıyor yine de. bazılarına göre şeytan, başkalarına göre "alllahın işi" --ki biliriz, galiba şeytan da "allahın işi" olmalı... yine başkalarına göre çok hukuki ve pratik bir mesele: "beytambal kalsın" diye bir deyim var... ve bu deyim diyor ki tamam, bunlar benim diye bana sitem ediyorsunuz... ben de diyorum ki tamam, alın gidin, ya da diyorum ki, "beytambal kalsın"... yani bana da kimseye de yaramasın... beytambal, demek ki, miras kalıp hiçbir işe yaramayan mal mülk demek... ama aynı zamanda her şeyimizin üstüne çöreklenebilecek olan bir lanet... çocuk doğuruyoruz ve beytambal'a veriyoruz mesela --basit bir kızamıktan bile ölüp gidecek kadar kırılgan...

bu kelimeyi en bolca kullananlar bile anlamını açıklayamadı... kelimenin hiçbir etimolojik kökeni ya da yakınlığı yok... semantik şebekesi henüz tamamlanmamış durumda... çok çok "atıl" diye tercüme edebilirsiniz ama bu da yetersiz, çünkü kelime kapanmamış henüz..."beytambal kalsın" en büyük lanet hala... ve kelime kapanmamışlığına rağmen o kadar "açık" ve "canlı" ki, kıbrıs'ta boşa gidene, heba edilen her şeye "beytambal'a kaldı" diyorlar hala... beytambal kalmak, beytambala kalmak, bütün bu sözcükler biliniz ki son otuz yıllık hayatları içinde bütün kıbrıslı türklerin hayatını örüp duruyorlar...ya da kazıp duruyorlar, ağ örüyorlar, ve her türlü börtü böcek gibi işliyorlar... kıbrıs romantizmi yapmama neden yok... ama hissediyorum ki böyle bir "açık kelimeye" duyulan ihtiyaç şu anda muazzam: "beytambal galsın" biraz ressentiment de içererek "tamam alın gidin, lanet olsun" demekten başka bir şey değil... bir filistinli şu anda israil işgali sırasında neye karşı savaşması gerektiğini iyi biliyor... kıbrıslı türk insan ise bunu bile asla bilemeyecek bir tür haline getirildi... tek diyebileceği şey "alın gidin" –beytambal kalsın... ya da "alın gidin" çünkü zaten benim değilmiş... beytambal bir mirasın karadeliğe düşüşü gibi bir şey... genelde işe yaramaz miras için kullanılıyor gibi... ya da eli ayağı olmadan doğan bir çocuk... veya gözü, kulağı yok... veya sakat, duymuyor, görmüyor, yürümüyor... şimdi denktaş ile klerides şu "beytambal"a, yani kıbrıs'a ilişkin son budalaca sohbetlerini yapmaya girişecekler ve yine --yavole ve yavorka(na) (bunlar da lanetleme sözcükleri)-- o küçücük ülkenin küçücük nüfusu acılarını bağrına çekecek..."

ulus baker, yüzeybilim fragmanları, https://www.korotonomedya.net/kor/index.php?id=21,253,0,0,1,0
19 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol