1. dokunduğu, değdiği bir şeyi alıp götürmeden edememek.
2. onarmak için başladığı bir şeyin onarım sonrasında bir başka yerini bozulmuş duruma getirmek.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
el yordamıyla, el yardımıyla.
başkasına yaptırılan iş verimli olmadığı gibi, üretilen ya da satılanlardan çalınabilir de anlamındadır.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
el gücüyle çalıştırılan ve kahve, baharat gibi şeyleri öğütmeye yarayan bir tür küçük değirmen.
(bkz: ekşilice)
(bkz: ekşilice)
yaprakları yoncayı andıran, uzun sapları üzerinde sarı çiçekleri olan ve sapı yenildiğinde ekşi tat veren bir tür yabani bitki.
küskünlük ya da hoşnutsuzluk anlatan yüz.
vişne.
dışarı.
"Defol! Dışarı çık.!" anlamındadır.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
bir kişinin geçimini sağladığı iş.
1. bir şeyi dağıtacak biçimde dökmek, saçmak.
2. belli bir yere dağılacak biçimde dökmek. serpmek.
3. bir kimseyi başından savmak.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
2. belli bir yere dağılacak biçimde dökmek. serpmek.
3. bir kimseyi başından savmak.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
ağır ağır, eylene eylene.
dövmek.
çarpık bacaklı.
1. koşul anlamını güçlendirmek için koşullu cümlelerin başına getirilir.
2. şayet.
3. olasılık daha az olmak üzere.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
2. şayet.
3. olasılık daha az olmak üzere.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
bir işi yaparken koşulların uygunluğuna bakılmaksızın davranışta bulunmak.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
döğülmüş tahılın kabuklarını savurmak.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
döl verme yeteneği olmamak.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?