1. sığırgillerden, Akdeniz bölgesinde yetişen ve köklerinden kırmızı boya elde edilen bir bitki. Havacıva. Alkanna tinctoria.
bir saniyelik zaman dilimini ifade eder.
[ebkz]7095[/ebkz]
yaprakları geniş, tüylüce, çiçekleri sümülürga çiçeklerine benzeyen bir tür çiçek.
[ebkz]7094[/ebkz]
sporda 30 yaş üstü oyuncu.
[ebkz]7093[/ebkz]
hoşnutsuzluğunu, kızgınlığını yüzüne sert bir anlam vererek belirten, öfkeli görünüşlü yüzü olan, asık suratlı kimse. "batsali öküzü, beyaz eşeği, karagülmez adamı ve zırıltıcı kadını evine koyma." kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
[ebkz]7092[/ebkz]
hastlalık derecesinde titizlik göstermek.
[ebkz]7085[/ebkz]
lefkara nakışını işlemekte hünerli kişi.
[ebkz]7084[/ebkz]
kişinin kendisini tamamlayan gereksinmelerini yanında bulundurması. kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
[ebkz]7083[/ebkz]
(birisinin) hızla üzerine atılmaya hazırlanmak anlamındadır. kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
[ebkz]7082[/ebkz]
1. korunmağa, himaye edilmeğe gereksinmesi olan (kadın). 2. yaşam tarzını erkeklerle düşüp kalmağa göre düzenleyen kadın. "kanadı kırık avratlarda teselli buldu." kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
[ebkz]7081[/ebkz]
1. gabbarda açmamış çiçek tomurcuğu. 2. gabbarın çiçekleri. 3. kumdan daha kalın, çakıldan daha küçük çakıl makinesinde öğütülen yapı malzemesi. kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
[ebkz]7080[/ebkz]
herhangi bir durumda sağladığı haksız çıkarın yetersiz olması.
[ebkz]7079[/ebkz]
1. üstübeç ya da tutkaldan dövülmüş tebeşir tozuyla hazırlanan onarma macunu. 2. pirinçten mamul bir çeşit pudra. kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
[ebkz]7078[/ebkz]
vakti iken, iş yapacak zamanken.
[ebkz]7077[/ebkz]
yetenekleriyle deneyimlerini kullanıp hiçbir dokuncaya uğramadan birçok tehlikeyi atlatmak. kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
[ebkz]7072[/ebkz]
sözü edilen arabayla ilgilenilmediğini belirtir. kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
[ebkz]7071[/ebkz]
bir şeyin gerçekleşmemesi karşısında hiçbir şey yapamamak. kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
[ebkz]7070[/ebkz]
sorunları çözmek ve ardından neşelenmek durumu. kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
[ebkz]7069[/ebkz]
1. hiç çaresi kalmamak. "meteliğe kurşun sıkmak." 2. istendiğince harcayarak kadar parası kalmamak. 3. en az paraya razı olacak duruma düşmüş olmak. kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
[ebkz]7068[/ebkz]