açık bırakılan yaranın kızarıp şişmesi.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
harupları kırarak, öğüten aracın çekirdekleri ayıran kısmı.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
sözü noktalamak.
bir olayı gerçekleştirmeğe, bir işi gerektiğince yapmağa güç ve yetenekten yoksun kimseler.
gönlünü kırmak, gücendirmek.
hastalığın yarattığı vücut çöküntülüğünü belirtir.
yitirmek, yitirmiş olmak.
(bkz: envayi çeşit)
Her çeşit, her tür anlamında kullanılan sözcük.
Hilekâr. kurnaz.
İngiliz yönetiminde destebanların bağlı olduğu makam.
Tohum ekmek.
Hububat tohumu, tane.
Kalaysız bakır kap.
Mavi ile yeşil arası bir renk.
1. çocuk, yavru.
2. arı oğulu.
2. arı oğulu.
uygun, münasip, elverişli.denk.
yedikçe acıkan.
Arastada dükkanı olanlar.
korlaşmış kömür üzerine olgunlaşmış harnup meyvesinin çift taraftan konularak kızartılması hazırlanan yemek.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?