engel, engelleme; taş veya tahta takoz.
engel olmak, engellemek.
orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
1. Ahmak, Budala.
2. Hıyar.
2. Hıyar.
ahmak, budala.
anahtar.
bir tür iskambil oyunu, papazkaçtı.
kız yeğen.
kaynak; kıbrıs ağzı, erdoğan saracoğu.
kaynak; kıbrıs ağzı, erdoğan saracoğu.
yeğen.
yeğen.
aniden, birdenbire, hemen. anidene.
kaynak; kıbrıs ağzı, erdoğan saracoğu.
kaynak; kıbrıs ağzı, erdoğan saracoğu.
aniden, birdenbire.
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
anlatmak.
bağ olur bosdan olur
güzeller yaman olur
ben derdimi annadsam
bir uzun destan olur.
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
bağ olur bosdan olur
güzeller yaman olur
ben derdimi annadsam
bir uzun destan olur.
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
hapşırmak, aksırmak.
aksırık.
haber vermeden, birdenbire.
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
ansızın, birdenbire.
sahipsiz, ölü, işe yaramaz; erkek cinsel organı.
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
kadın giysisi, entari.
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
kaynak: orhan kabataş, kıbrıs türkçesinin etimolojik sözlüğü.
büyük kızkardeş, abla.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
