mayalanmamış üzüm suyu; şıra.
sarhoş olan kişiye denir.
'şarfoş boku yeyen serçe, şahına garşı gelir.'
'şarfoş boku yeyen serçe, şahına garşı gelir.'
gölge üzümü.
nöbet.
bir defada sığacak kadar.
sığdığı kadarlık, yeterli ölçüde.
tabutu önünden omuzlayıp arkaya doğru kayarak başkasına vermek. omuz vurmak, omuza almak.
sarkmış, gevşemiş.
kasapların hayvanlarını kesen kişi. kasap çırağı.
serbest bırakmak, azat etmek, salıvermek.
başıboş, avare.
(bkz: sığlaağacı)
geniş olmayan, dar.
pis, pasaklı.
atlamak, zıplamak, sıçramak.
uyanmak. farkında olmak, hissetmek.
(bkz: seyrik)
koşmak, koşturmak.
çizme bağı.
gitme gelme, sefer.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?