mandıraların çevresini saran dikenli dallardan veya eğreti taşlardan örgü.
Yoğun, aşkın, çok fazla.
İşin furgası, yazın furgası..
"Gavın karpızın furyasıdır şimdi."
İşin furgası, yazın furgası..
"Gavın karpızın furyasıdır şimdi."
küçük fırın.
fırtına.
fırın.
fırın.
fırın.
(rum.) henüz kabarttığı topraktan çıkmadan sökülüp pişirilerek yenen, tükenmek üzere olan, lezzetli bir bitki.
"ye fusgalla ye hostes
paklaya selamı kes
iri yeşil zeytinden
yaptım bir küp çakıstes."
"ye fusgalla ye hostes
paklaya selamı kes
iri yeşil zeytinden
yaptım bir küp çakıstes."
iri gözlü elek. (bkz: fıskar)
(bkz: fuşşa)
1. boş;
"içi gavcar gibi fuşşadır, boyuna bosuna bakıp daaldanma!"
2.yük taşımak için daha çok develerin üstüne konulan büyük torba.
"saman fuşası"
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
"içi gavcar gibi fuşşadır, boyuna bosuna bakıp daaldanma!"
2.yük taşımak için daha çok develerin üstüne konulan büyük torba.
"saman fuşası"
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
fişek
(bkz: midayı yakalamış gibi)
arapça iki yüzlü, samimi olmayan davranış için kullanılan kelime.
kabak, kabaktan yapılmış su kabı.
gereksiz övünen.
götürü vermek.
tarla işlerinde götürü olarak çalışan, götürü alışveriş yapan kişi.
kıvrık tüylü bir cins tavuk.
çiçekli bir tür bitki.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?