1. geçmişte olan ya da yaşanan durumla ilgisi olmayan sözlerin söylenmesi.
2. doğru yargı ortaya koyamamak.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
sürekli aynı kişi hakkında ya da aynı konuda konuşmak.
çok kırıcı sözler söyleyen kimse.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
top biçiminde toplanmış saç.
yaprakları etli, dikenli kabuğu olan yemişli bir bitki. frenkinciri. babutsa.
dikenli yaprakları toprak üstüne yayılan kökleri yenebilen bir tür bitki.
birayak oyununun kısaltılış biçimi olup daha çok kız çocuklarınca oynanır.
her türlü yükümlülük ve sorumluluktan kaçar olmak.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
1. daima.
2. zaten.
'dibelik yeni yetişenlere açık kaç dergimiz var ki?'
3. daha ziyade, büsbütün.
'e vallahi dibelik attın utanmazlığı'
4. aynen, tıpkı.
5. hemen hemen.
6. çok fazla, aşırı.
7. sonuna kadar, iyicene.
'sabah oldu dibelik ışık düşmüştü yere.'
8. iyiden iyiye, bundan daha öte.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
2. zaten.
'dibelik yeni yetişenlere açık kaç dergimiz var ki?'
3. daha ziyade, büsbütün.
'e vallahi dibelik attın utanmazlığı'
4. aynen, tıpkı.
5. hemen hemen.
6. çok fazla, aşırı.
7. sonuna kadar, iyicene.
'sabah oldu dibelik ışık düşmüştü yere.'
8. iyiden iyiye, bundan daha öte.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
1. dışından bakanlara iyi ve elverişli görünen, fakat gerçekte kötü ve elverişsiz olan kimse ya da şey.
2. görünüşe aldanmamak.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
2. görünüşe aldanmamak.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
traktör arkasına takılan genellikle iki tekerlekli taşıt arabası.
kavga etmek; ağız kavgası etmek; dilleşmek. hırlaşmak.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
cüsseli.
'şöyle kapı kadar dırın dırın adamdı.'
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
'şöyle kapı kadar dırın dırın adamdı.'
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
harmana sapları yaymaya yarar uzun çatallı araç. dirgen.
büyük sorumluluk ve yükümlülük almak.
1960'lı yıllara dek moda olan, çehizin bir parçası olarak kabul edilen üç ayaklı yuvarlak masa.
özel bir olaydan sonra kutlamak amacıyla ziyafet vermek.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
sarı renkli bir tür yumuşak taş.
1. içeri, zorla, aceleyle sokmak.
2. sokmak. tıkmak.
3. koymak. 'dıkma aklıma.'
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
2. sokmak. tıkmak.
3. koymak. 'dıkma aklıma.'
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
ağıza sığacak kadar kesilmiş ekmek. parça.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?