boyunu çıplak olan yerli cins tavuk. çıplakbağızlı
saraç veya kunduracıların kullandığı pergelli bıçak.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
gonga, hasanagi gibi kağıt oyunlarında aynı değerde veya aynı cinste farklı üç kağıdın sırasına göre oluşturulan üçlü.
örneğin:karo yedili, sekizli, dokuzlu ya da karo papaz, sinek papaz, pig papaz birer dirididir.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
örneğin:karo yedili, sekizli, dokuzlu ya da karo papaz, sinek papaz, pig papaz birer dirididir.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
1. bir şeyi dikine koymak, dayamak, durdurmak.
'yapıyı bu ayaklar diriyor.'
2. direnmek, karşı koymak, inat etmek.
3. kaldırmak.
'yokuş çıkarken eşek yükü direyemedi.'
4. ağırlığına mukavemet etmek, hasara uğramadan mukavemet etmek, ağıriığını çekmek,
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
'yapıyı bu ayaklar diriyor.'
2. direnmek, karşı koymak, inat etmek.
3. kaldırmak.
'yokuş çıkarken eşek yükü direyemedi.'
4. ağırlığına mukavemet etmek, hasara uğramadan mukavemet etmek, ağıriığını çekmek,
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
1. ağaç ya da demirden yapılan uzun ve kalın desteği koymak.
2. bir yerde uzun süre gereksiz zaman tüketmek.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
2. bir yerde uzun süre gereksiz zaman tüketmek.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
hastanın eski gücüne kavuşması.
çalışmayı sevmeyip gününü kahvede geçirmek.
her türlü yükümlülük ve sorumluluktan kaçar olmak.
1. yapılan bir işe, eyleme teşekkür edene "önemsiz" anlamında verien karşılık.
2. önemli değil.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
2. önemli değil.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
damağı ile beraber hazırlanmış takma diş.
kaba saba, konuşmasını bilmeyen ve konuşurken karşısındakini incitir sözler söyleyen kişi.
1. bir şey sayılırken birim alınan sayıya gelince söylenen uyarma sözü.
2. lingiri oyununda yüz adımda (ya da anlaşmaya varılan miktarda) takılan çul.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
2. lingiri oyununda yüz adımda (ya da anlaşmaya varılan miktarda) takılan çul.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
başkalarının sırtından geçinme durumu. otlakçılık.
yasal olmayan cinsel ilişkiye girmek.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
sözü edileni kötülemek, adını çıkarmak.
hepsinden daha yetkin ya da seçkin olmak.
tepesi üstü. tepetaklak.
'ali dumbalabaş yere düştü.'
'ali dumbalabaş yere düştü.'
1. yıkanıp iyice temizlenmek.
2. gölgede yaşamak sonucu ten renginin açılması.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
2. gölgede yaşamak sonucu ten renginin açılması.
kaynak: hakeri'nin kıbrıs sözlüğü.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

