komaya girme, kendinden geçme.
kaldırım; evlerin önünde oturmak için yapılan yüksekçe yer; kapı ağzındaki basamak; eşik; merdiven basamaklarından her biri.
stadyumlarda seyircilerin oturdukları yüksekçe yer, tribün.
sekilerin yüksek kenarı.
sele, sepep.
öküzün belinin çukuru.
kereviz.
kereviz.
bolarmış, sarkmış, eğrilmiş.
(bkz: sakko)
hamur tatlısı, samsa.
tahta kasa; tabut.
taze tahıl demeti.
ayrık otu.
ağaçtan oyma tas. bardak.
evlenme töreninden sonra gelinin kutlanması ve çeyizinin görülmesi.
evlenme töreninden sonra (bkz: mübareki)de gelinin giydiği elbise.
duman veya buhar çıkarmak
güzel koku çıkarmak.
güzel koku çıkarmak.
(bkz: uğra)
yufka açarken hamurun tahtaya yapışmaması için kullanılan kalın un.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?