Şirket.
“Eyi para verir olân size bu ederiya?" (Ö.Aksoy)
kaynak: erkan manavoğlu, kıbrıs rumcasının yapısal ve söz dağarcığı olarak kıbrıs türk ağızları üzerindeki etkisi.
Şişmek.
''Bak o garıya, garnı dumbonos oldu."
kaynak: Erkan Manavoğlu, Kıbrıs Rumcasının Yapısal Ve Söz Dağarcığı Olarak Kıbrıs Türk Ağızları Üzerindeki Etkisi
''Bak o garıya, garnı dumbonos oldu."
kaynak: Erkan Manavoğlu, Kıbrıs Rumcasının Yapısal Ve Söz Dağarcığı Olarak Kıbrıs Türk Ağızları Üzerindeki Etkisi
(bkz: dudura)
(bkz: dudura)
Aşırı soğuktan titreme. çok üşüme.
Kocaman dudaklı.
''Arap Lala derlerdi. Kuzguni. Dudakşa. Korkunç suratlı.'' (Ö.Aksoy)
''Arap Lala derlerdi. Kuzguni. Dudakşa. Korkunç suratlı.'' (Ö.Aksoy)
Secde eder gibi durmak, arkasını çıkarmak, çıkıntı yapmak, dombalmak .
(bkz: drivira)
Yerde yayılan, üzeri yuvarlakça ve çok acıtan üç dikeni olan, mavi çiçekli bir yabani bitki. üçtiken.
Torununun torunu.
Düzgün kesilmiş mertekler.
Teke. Küçük keçi.
(bkz: draşilla)
Kumlu, verimsiz toprak.
(bkz: dorobulla)
Islatılan ve ikiye bölünen iki sazın bir araya konularak sekiz çubuk halinde bükülmesi.
(bkz: dono isgemlesi)
Oturak yeri. dono adı verilen örülmüş sazdan yapılan iskemle.
(bkz: ditsirolemo)
Yemeklere konan, kızgın yağda kavurarak eritilip bir kap içinde korunan içyağı.
Rumca: τιτσιρια (ditsiriya) çıplak,fakir.
Rumca: τιτσιρια (ditsiriya) çıplak,fakir.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?